Bugün
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Hepimize kutlu olsun.
Bayram
kutlamalarına, rahatsızlığımdan ötürü katılamadığımdan bayramı odamda
hatıralarımla kutladım:
Sene
1954 (veya 1955) (Zeno) Akköse Köyü İlkokulu olarak, bayramı diğer okullarla
birlikte kutlamak üzere nahiyemiz Dernekpazarı’na gitmek üzere yola koyulduk. 4
kilometrelik yolu şarkılar ve marşlarla kuşlar gibi uçarak aştık sanki.
Nahiyemiz
Hükümet konağı önünde toplandık. Konağın ikinci katındaki balkonda yapılan
konuşmaları dinledik. Ardından şiirler okunmaya başladı. Bizim okulu temsilen
balkona çıktım.
Aşağı
bakınca ayaklarım titremeye başladı. Yukarlara yukarılara bakarak ve el kol
sallayarak şiir okumaya başladım. Şiiri annem öğretmişti bana. Bu şiirden ancak
ilk iki dizeyi hatırlıyordum. Bugün internete bakarak diğer dizelerini de
öğrendim ama şairini hâlâ öğrenemedim. İşte bu anlamlı şiir:
CUMHURİYET
Eskiden
Türk Milleti İstibdatla inlerdi
Zalim
padişahların sözlerini dinlerdi.
Harabeye
dönmüştü Vatanın sağı solu
Vergi
yetiştirirdi saraya Anadolu.
Belimizi
bükmüştü senelerce esaret
Hiç
kimse itiraza edemezdi cesaret.
Mustafa
kemal Paşa bu zincirleri kırdı
Esir
değiliz diye padişaha haykırdı.
Hürriyet
vermek için tuttu halkın elinden
Sarayın
istibdadı yıkıldı temelinden.
Güneş
nurlara boğdu vatanı baştanbaşa
Cumhur
reisi oldu Mustafa Kemal Paşa.
Köye
dönüşümüzü de az çok hatırlıyorum. Konuşmalarımız, şakalaşmalarımız tatlı bir
anı oldu hafızalarımızda…
Daha
sonra Erzurum Yavuzselim İlköğretmen okuluna parasız yatılı öğrenci olarak
gittim. Oradaki kutlamalar bambaşka. 23 Nisanları nahiyemiz Ilıca'da, 19
mayısları Erzurum stadyumunda kutlardık. 19 Mayıslarda bir askeriyeden bir de Yavuz
selimden söz edilirdi. Öylesine muhteşem kutlamalar olurdu.
O
günlerde de fotoğraf makineleri vardı ama paramız yoktu fotoğraf çektirmeye.
Bazı kurnaz arkadaşlar bize sormadan fotoğrafımızı çekince artık mecbur
kalırdık ücretini vermeye. İşte o fotoğraflardan biri. Öndeki izcilerden biriyim.
Aslında tüm arkadaşlarımızın her biri birer izciydi:
Bir
de öğretmenken yaptığımız konuşmalar var…
Kısaca
öğrenci heyecanını bugüne kadar içimizde taşıyoruz. İçimizdeki çocuğu yaşatmaya
çalışıyoruz. Ama böylesine bireysel çalışmalar yetmiyor…
Ulusal
egemenliğimizi hep birlikte pekiştirmeliyiz.
Sabahattin
Gencal, İstanbul, 23. 04. 2026




