12 Şubat 2026 Perşembe

Kendimiz Olmalıyız

 


Sayın Muhsin Kızılkaya, 11. 02. 2026 Haber Türk gazetesinde  “Cemil Meriç sağcı mıydı, yoksa solcu mu?” başlıklı bir yazı yazmış. Yazının altındaki not kısmında bugünlerde bazı yazarların bu konuyu işlediğine işaret ederek şöyle diyor: Bundan dört sene önce yazdığım bu yazıyı, ufak tefek değişikliklerle, yazıyı daha önce okumuş olanların affına sığınarak, tekrar dolaşıma sokmaya karar verdim.

Ben de bu yazının üzerine Gemini ile yaptığımız sohbetin bir bölümünü Medyadan bölümüne aldım.

Yazıyı önemli bulduğum için burada da alıntılara yer vereceğim:

“Cemil Meriç, solcuyken sağcı olmadı. O ne sağcılığa ne de solculuğa fazla kıymet vermedi, ikisini de matah bir şey olarak görmedi.

Peki neydi?

Sorunun kısa bir cevabı var:

Kendisiydi!

Cemil Meriç Türk düşünce tarihinde yer edinmiş hiçbir akıma, hiçbir ideolojiye angaje olamadan münzevi bir entelektüel olarak yaşadı

Bu saptama ve öğüt onundur:

“Bu memlekette sağcı solcu, ilerici gerici yoktur, bu memlekette namuslu ve namussuzlar vardır. Siz namuslulardan olun…” (Muhsin Kızılkaya)    

Kendisi olmak başlı başına bir konu. Hem de hayati bir konu. Her insan biriciktir. Her insanın kendini gerçekleştirme hakkı vardır. Ama maalesef bireylerimize kendisi olma hakkını tanımıyoruz. “Sürüdeki biri” olmasını çok istiyoruz nedense. Bu durum öteden beri aynı biçimde sürüp geliyor ama bugünlerde, sırf oy almak ve iktidarda kalmak veya iktidara gelmek için körükleniyor. Bu kötü yönetime yol açar. Bu bir yana insanımızı yozlaştırır.

Okumuş okumamış fark etmeden bir takım tutar gibi parti taraftarı olunuyor. Açıkçası KENDİ olamıyor insan. Yaftalanıyor, yaftalıyor ama adam olamıyor. Bu daha ne kadar daha devam edecek?

Özelleştirme furyasından sonra hava alanları, limanlar, hastaneler, köprüler, yollar, maden alanları ve daha bilmediğimiz varlıklarımızın işletilmesini birilerine veriyoruz. Olacak iş mi bu? Kendimiz olmadıktan sonra olağan iş tabii. Kendimiz olup yurttaşlık görevimizi yapabilsek böyle mi olurdu?

Aklımdan geçenleri yazınca güncenin sınırlarından çıkıyoruz her halde. Düşündüğümüz şeye bak. Birileri adaletin, yasaların sınırlarından çıkarken…

Cemil Meriç’in adalet konusundaki bir vecizesini de vecizeler bölümüne aldık.

Cemil Meriç bazen bana benziyor bazen de ben ona… Ama o Allah rahmet etsin, bu yazılarımı okusa kızardı. Böyle gelişi güzel yazıları hiç sevmezdi. Daha doğrusu yazıdan kabul etmezdi.

Günce yazmaya başlayalı fikir yazısı da yazamaz oldum. Örneğin 11. 02. 2026’da TBMM konusunu işlemem gerekirdi. Ayrıca her gün her gün bambaşka gündemler yaratma becerisini göstererek kendi gündemimizi unutturanların becerileri üzerinde de durmamız gerekirdi.

Sadece ekonomik durumun unutturulması, haksızlıklardan söz ettirilmemesini kastetmiyorum. Kültür ve sanat etkinliklerinin kısırlaştırılmasına da sebep oluyorlar. Örneğin ben Cemil Meriç adını duyunca kutuplaştırma siyasetinden mi söz etmeliydim yoksa Cemilin hazinelerinden örnekler mi vermeliydim?

Şiir Gönlün Dili- Cemil Meriç

İrfan coğrafyası da iki bölgeye ayrılmış. Birincinin kültürü kıyasa, ikincinin saza dayanır. Avrupa'da kültürün aracı akıl, Asya'da coşku. Aklın dili söz, coşkunun mûsiki. Avrupa'da söz, mûsikiden kopmuş; Asya'dan mûsikinin kendisi. Yunan'da mezamir yok, Asya'da trajedi. Avrupa'da söz, bir izah cehdi, bir deliller resmigeçidi, istidlaller arasında bir çatışma, kaynaştırmaz ayırır. Asya'da kelâm, sonsuz makamları olan bir beste. Avrupa, zekânın vatanı; Asya gönlün. Zekânın dili nesir, gönlün şiir.

Biz de Asyalıyız. Türkün serâzat ruhu aruzda kanatlandı. Cedlerimiz, ihtiyar şarkın köhne mazmunlarına bekâret kazandırdılar. Şiir, mûsikinin bir devamı idi. Mûsiki mutlakın ve ezelinin sesi: Ezan, tecvit, mevlid ve aruz.

Şiirle mûsiki bir elmanın iki yarısı. Mûsiki daha müphem, daha dalgalı. Şiir daha aydınlık, daha düşünce. Mûsiki saf, şiir karışık; mânânın ahenkle izdivacı. Şiir de mukaddesin emrindedir, mûsiki gibi. Ve ondan uzaklaştıkça ciddiyetini kaybeder. Bir oyun olur. Oyunların en güzeli, en muhteşemi. Ama oyun.

Devamı: https://www.antoloji.com/siir-gonlun-dili-siiri/

“Şiirle mûsiki bir elmanın iki yarısı” diyor Meriç. Ahmet Gencal’ın “şiirden şarkıya” çalışmaları boşuna mı? Şiir bölümünde bu konuda harika örnekler var.

Öteden beri ne diyoruz? Bir kanadımız Akıl ve zekâ diğer kanadımız gönül ve vicdan olmalı. Cemil Meriç de dolaylı da olsa böyle demiyor mu?

Tek kanatla değil uçmak yürüyemeyiz bile. Onun için yurttaş olarak hepimiz bilinçli olmalıyız. Kendimiz olmalıyız.

Sabahattin Gencal, İstanbul, 12. 02. 2023

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

 

 

 

 

 

Maxime Maufra-Doğa Manzarası

 


Görseldeki tablo, Fransız Post-Empresyonist ressam Maxime Maufra'ya aittir.

Tablonun sağ alt köşesinde ressamın imzası ve 1906 tarihi görülebilmektedir. Maufra, özellikle deniz manzaraları ve Bretanya (Brittany) bölgesindeki kıyı sahneleriyle tanınan bir sanatçıdır. Bu eserde de kendine has fırça darbeleri ve ışık kullanımıyla sahil şeridini ve ağaçları ustalıkla resmetmiştir.


Tablo Hakkında Kısa Bilgi

  • Sanatçı: Maxime Maufra (1861–1918)
  • Dönem: Post-Empresyonizm
  • Tarz: Pont-Aven Okulu etkileri taşıyan doğa manzarası.
  • "Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

    Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

     

    GÜNCE

     

    MEDYADAN

     

    MÜZİK

     

    RESİM

     

    VECİZE

     

    ŞİİR

     

    KİTAPLARDAN

     



Paketlenmiş Çerçöp (kelimeler başkaldırırsa)

 

 


İlk ve Son Söz

meşguliyet meşguliyet

doktorlar özellikle psikiyatristler

meşguliyet tavsiye ediyor

bana sana ona

işim yok sosyal etkinliğim de yok

kala kala

okumak tabii bir de

yazmak kalıyor geriye

şükürler olsun ki okumayı seviyorum

rahmetli hocam yusuf ziya sevinç

sen okumayı seviyorsun

emeklilikte sıkıntı çekmezsin

demişti bana

hamd olsun fazla sıkıntım yok

ufak tefek sıkıntılar için şikayetçi olacak değiliz

şikayetçi olmak Allah’ın (cc) gücüne gider

82. yaşına girmek üzere olan

birinin şikâyetçi olması

ne derler akla ziyan

Okumakla kalmıyor yazıyoruz da

terapi için tabii

neymiş terapi

“Terapi gerekli eğitimlerini tamamlamış ruh sağlığı profesyonelleri eşliğinde duygularınızı, düşüncelerinizi, hayata bakış açınızı, kendiniz ve diğerleri ile ilgili inançlarınızı, tutumlarınızı, günlük yaşamda sizin bile farkına varmadığınız bilinçdışı itici güçlerinizi fark etmenizi sağlayan bir keşif sürecidir.”

doktor eşliğinde olmasa da işte

yazıyoruz bir şeyler

şunu da ekleyelim

terapi için yazdıklarımdan pek çoğu

ders kitaplarını bile sollarmış öyle diyorlar

yoksa deyişlerde de terapi amacı mı var

neyse kısa keselim aydın abası olsun

ben terapi amaçlı yazdım bu yazıları

senin de terapiye ihtiyacın varsa oku

yoksa

hep oku hep yaz

böyle de olmaz ki

başka bir şey yapamayınca

kurallarla oynamaya metinlerle dalga geçmeye

başladım sonra da tövbe istiğfar

yapay zekayı araya soktum ki

bütün kusurlar affola

sonra allem ettim kallem ettim sorumluluğu

sana yükledim ister al ister alma

ister oku ister okuma olur ya

oldu ki bu kitabı almış oldun

okumadan bırakma

harf harf hece hece kelime kelime

iciğini ciciğini çıkar kolay gelsin

Sabahattin Gencal,

31. 08. 2024, 14.32

 

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

_____________________________________

Sabahattin Gencal, PAKETLENMİŞ ÇERÇÖP (kelimelerbaşkaldırırsa), Cinius Yayınları, İstanbul - 2024

 

Cemil Meriç'ten Vecize

 


"Adaletin tarifi: insan haysiyetine saygıdır."

Cemil Meriç

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

Mutluluk Şarkısı - Kendini Bulmak

 


Mutluluk Şarkısı - Kendini Bulmak
Herkesi mutlu etme çabasında kendimizi unuttuğumuz anlar olur. Peki ya kendi mutluluğumuz? 'Mutluluk Şarkısı,' içsel bir yolculuğu, kendini sevme ve yeniden bulma hikâyesini anlatıyor. Kalbinizin sesini dinlemenizi hatırlatan bu şarkı, ruhunuzu dinlendirecek.
https://www.youtube.com/watch?v=ZwQDBRBCltY

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

Sezen Aksu - Ünzile

 


Sezen Aksu - Ünzile
Ünzile Söz: Aysel Gürel Müzik: Onno Tunç Düzenleme : Onno Tunç 
https://www.google.com/search?q=sezen+aksu%2C+unzile&oq=&gs_lcrp=EgZjaHJvbWUqCQgAECMYJxjqAjIJCAAQIxgnGOoCMgkIARAjGCcY6gIyCQgCECMYJxjqAjIJCAMQIxgnGOoCMgkIBBAjGCcY6gIyCQgFECMYJxjqAjIJCAYQIxgn

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

Meriç Rehberi

  


GÜNÜMÜZ KUTUPLAŞMASINDA

MERİÇ BİZE NE SÖYLER?

                Muhsin Kızılkaya’nın Haber Türk gazetesinde                            11. 02.  2026 tarihinde   yayınlanan  “ Cemil Meriç sağcı                  mıydı,  yoksa solcu mu?” başlıklı yazısını Yapay zekâ               Gemini’ye özetlettirdim. Sonra bu özetten  hareketle Meriç                 üzerine sohbet ettik. Aşağıda bu sohbetten bir bölüm var:

Kızılkaya'nın özetlediği o "namuslu" duruş, aslında bu büyük acıların ve fiziksel engellerin içinden süzülüp gelen bir irade beyanıdır.

Cemil Meriç'in bu hüzünlü ve derin yolculuğunun ardından, onun Türk düşünce tarihindeki "mirası bugün nasıl yankı buluyor?" ya da "günümüz kutuplaşmasında Meriç bize ne söyler?" sorusuna odaklanalım:

Cemil Meriç’in mirası, bugün her zamankinden daha canlı; çünkü Türkiye hâlâ onun elli yıl önce teşhis ettiği o "ideolojik mahalleler" arasındaki aşılmaz duvarların sancısını çekiyor. Günümüzün dijital ve sosyal medya eliyle derinleşen kutuplaşmasında Meriç, bize sadece bir yazar değil, bir "pusula" olarak şu dersleri veriyor:


1. Mahalle Duvarlarını Yıkmak: "Diyalog bir zarurettir"

Bugün Türkiye’de "yankı odaları" dediğimiz, herkesin sadece kendi fikrini duymak istediği kutuplaşma ortamında Meriç'in duruşu bir panzehirdir.

·                     Ötekinin Kitabını Okumak: O, Marx’ı sağcı bir yayınevinden çıkan kitabıyla sağcılara, İslami derinliği ise solculara anlatmaya çalıştı. Bugünün aydınına verdiği en büyük ders; düşman bellediği mahallenin kavramlarını öğrenmeden gerçek bir fikir sahibi olunamayacağıdır.

·                     Zihni Namus: Bugün bir tweet ile insanların "hain" veya "kahraman" ilan edildiği bir çağda, Meriç’in "namuslu ve namussuzlar vardır" ayrımı, ahlaki bir barikat kurmaktadır.

2. Küresel Kültür Karşısında "Kendi Sesimiz"

Günümüz dünyasında teknolojik bir tektipleşme ve Batı merkezli dijital bir hegemonya var.

·                     Dijital Müstağriplik: Meriç’in "müstağrip" (Batı taklitçisi) dediği tipoloji, bugün sosyal medya üzerinden küresel trendlerin kölesi haline gelmiş bireyde hayat buluyor. Meriç, bize şunu hatırlatıyor: Kendi tarihimizden, dilimizden ve irfanımızdan koparak elde ettiğimiz "evrensellik" bir illüzyondur; sadece birer kopyayızdır.

·                     Kökü Mazide Olan Ati: O, geçmişi "gericilik" olarak gören sola da geleceği sadece "maziyi tekrar etmek" sanan sağa da itiraz eder. Onun mirası, kökleri derinde olan ama dalları dünyaya açılan bir modernleşme arayışıdır.

3. Kamusun (Dilin) Çöküşü ve Anlamsızlık

Bugün Türkçenin emojisiz ve slogansız anlatılamaz hale gelişi, Meriç’in "kamus namustur" uyarısını haklı çıkarıyor.

·                     Kelimelerin İtibarı: Kelime dağarcığımızın daralması, düşünce dünyamızın daralması demektir. Meriç, dilimizi kaybettiğimizde aslında birbirimizi anlama yeteneğimizi de kaybettiğimizi söyler. Bugünün kutuplaşmasının temelinde, kelimelerin her iki mahalle için de farklı anlamlara gelmesi (anlam kayması) yatmaktadır.


Günümüz İçin Bir Yol Haritası (Meriç Rehberi)

Meriç'in Tavsiyesi

Bugün Nasıl Uygulanır?

"Kitap okumayan bir toplumla diyalog kurulmaz."

Sosyal medya sloganlarından çıkıp, derinlikli metinlere (klasiklere) dönmek.

"Sağ ve sol, Avrupa'nın giydirdiği deli gömlekleridir."

Yerel sorunlara ithal şablonlarla değil, Türkiye'nin kendi sosyolojisiyle çözüm aramak.

"Kendi hakikatimizi başkasının ağzından öğrenmeyin."

Tarihi ve kültürü, önyargılı ideolojik okumalar yerine birincil kaynaklardan okumak.


Son Söz: "Işık Getiren Adamsız"

Muhsin Kızılkaya’nın özetlediği o yazıdan başlayarak geldiğimiz bu noktada Cemil Meriç, bize aslında şunu söyler: Düşünmek, acı çekmektir; çünkü düşünmek, sürünün dışına çıkmayı gerektirir. O, gözleri görmeyen bir münzevi olarak bizlere şu soruyu bırakmıştır: "Işık getiren adamsın ama herkes karanlığa alışmış, senin ışığın onları rahatsız mı ediyor?"

Gemini

 

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN