11 Mayıs 2026 Pazartesi

Yapay Zeka Bağımlılığı

 

Makale, yapay zekâ sohbet botlarının özellikle 2023 sonrası hızla yaygınlaşmasıyla birlikte bazı kullanıcılar üzerinde “davranışsal bağımlılık” benzeri etkiler oluşturduğunu ileri sürüyor. Haberde aktarılan araştırmaya göre bazı bireyler, yapay zekâ araçlarından uzak kaldıklarında yoğun kaygı, yalnızlık, “yas hissi” ve hatta göğüs ağrısı gibi fiziksel belirtiler yaşayabiliyor. (Cumhuriyet)

Sistematik Özet

1. Temel İddia

Araştırmacılar, yapay zekâ bağımlılığının klasik dijital bağımlılıkların ötesine geçerek ruhsal hastalık kategorisinde değerlendirilebileceğini savunuyor. Özellikle kullanıcıların yapay zekâyı “arkadaş”, “terapist” veya duygusal destek kaynağı olarak görmesi riskli bulunuyor. (Cumhuriyet)

2. Gözlenen Belirtiler

Haberde belirtilen semptomlar şunlar:

  • Yapay zekâya erişemeyince huzursuzluk

  • Yoğun kaygı ve yalnızlık hissi

  • Göğüs ağrısı gibi fiziksel reaksiyonlar

  • Duygusal boşluk hissi

  • Gerçek sosyal ilişkilerden uzaklaşma

Araştırmada özellikle ergenlerin ve sosyal izolasyon yaşayan bireylerin daha kırılgan olduğu vurgulanıyor. (Cumhuriyet)

3. Bağımlılığı Tanımlayan 6 Kriter

Bilim insanlarının belirttiği kriterler:

  1. Belirginlik: Yapay zekânın hayatın merkezi hâline gelmesi

  2. Tolerans: Sürekli daha fazla kullanım ihtiyacı

  3. Ruh hâli değişimi: Kaçış veya rahatlama amacıyla kullanım

  4. Çatışma: İş, okul ve sosyal yaşamın bozulması

  5. Yoksunluk: Erişim olmayınca fiziksel/duygusal sıkıntı

  6. Nüksetme: Kullanımı azaltamama veya tekrar aşırı kullanıma dönme (Cumhuriyet)

4. Teknoloji Şirketlerine Yönelik Eleştiriler

Haberde, yapay zekâ sistemlerinin kullanıcıyı platformda daha uzun tutacak şekilde tasarlandığı iddia ediliyor. Özellikle:

  • Sürekli onaylayıcı dil kullanılması,

  • Kullanıcının anlaşılmış hissetmesi,

  • Duygusal bağ kurulmasını kolaylaştıran etkileşimler

bağımlılık riskini artıran unsurlar olarak gösteriliyor. (Cumhuriyet)


Benim Görüşüm

Haberdeki uyarılar tamamen temelsiz değil; gerçekten de insanlar dijital sistemlerle duygusal bağ kurabiliyor. Özellikle yalnızlık, depresyon, sosyal dışlanma veya yoğun stres yaşayan kişiler, yargılamayan ve sürekli erişilebilir bir yapay zekâya psikolojik olarak bağlanabiliyor.

Ancak haberde kullanılan dilin biraz alarmist olduğunu düşünüyorum. “Ruhsal hastalık” ifadesi dikkat çekici olsa da, psikiyatride yeni bir bağımlılık türünün resmî olarak kabul edilmesi uzun bilimsel süreçler gerektirir. Şu aşamada daha doğru yaklaşım, bunu:

  • “riskli davranış modeli”

  • “dijital bağımlılık alt türü”

  • “aşırı kullanım problemi”

olarak değerlendirmektir.

Bence asıl kritik nokta şu:
Yapay zekâ araçları tek başına zararlı değil; sorun, insanların gerçek sosyal ilişkilerin ve profesyonel desteğin yerine tamamen bunları koymaya başlamasıdır. Yapay zekâ üretkenlik, öğrenme ve destek açısından çok faydalı olabilir; fakat insan ilişkilerinin yerini almaya başladığında psikolojik denge bozulabilir.

Kısacası:

  • Yapay zekâ kullanımının artması normal,

  • Duygusal bağ kurulması da insan psikolojisi açısından anlaşılır,

  • Ama gerçek yaşamdan kopma, yalnızlaşma ve aşırı bağımlılık ciddi risk oluşturabilir. (Cumhuriyet)

SuGibi

 


su gibi

                                         

coşkun duygularıma düşmüş düşüncelerim

 

akar da akar

 

dereler gibi ırmaklar gibi

 

denize varmak üzere düşüncelerim.

 

Varırsa

 

yüzer de yüzer

 

kayıklar gibi gemiler gibi

 

varamazsa

 

ölür de ölür

 

yaşarken ölenler gibi bizler gibi

 



(Muradiye-Van, 27. 08. 1974)

 

 

__________________

SabahattinGencal, Şiir Niyetine MÜREKKEP LEKELERİ, Cinius yayınları, İstanbul, 2018

Kintai Köprüsü

 


Paylaştığınız bu görsel, Japonya'nın Iwakuni şehrinde bulunan ünlü Kintai Köprüsü'ne (Kintai-kyo) aittir.

Nishiki Nehri üzerinde yer alan bu tarihi ahşap kemer köprü, 1673 yılında inşa edilmiştir ve Japonya'nın en ikonik mimari yapılarından biri olarak kabul edilir. Görseldeki beş kemerli yapı ve arka plandaki sisli dağ manzarası, bölgenin karakteristik atmosferini yansıtmaktadır.


Rabbani'nin Mektupları- 078

 İmam-ı Rabbani Ahmed el-Faruki es-Serhindi hazretlerinin, Cebbari Han’a yazdığı 78. Mektup, tasavvufi yolculuğun (seyr ü sülük) temel kavramlarını ve İslam şeriatına bağlılığın önemini ele almaktadır.

Metnin sistematik özeti şu şekildedir:

1. Tasavvufi Bir Kavram Olarak "Sefer Der Vatan"

Mektubun girişinde, Nakşibendiyye yolunun temel prensiplerinden biri olan "Sefer der vatan" (Vatanda yolculuk) kavramı açıklanır.

  • Anlamı: Bu, dervişin dış dünyadan (afaktan) kendi iç dünyasına (enfüse) yönelmesi, halkın içindeyken Hakk ile beraber olmasıdır.

  • Özelliği: Nakşibendiyye yolunda "nihayetin bidayete dercedilmesi" (sonun başlangıçta gizli olması) sayesinde bu yolculuktan özel bir manevi lezzet alınır.

2. Seyr-i Afakî ve Seyr-i Enfüsî

İmam-ı Rabbani, manevi gelişim süreçlerini ikiye ayırır:

  • Seyr-i Afakî: Kişinin kendi dışındaki dünyada ve mahlukatta Allah'ın isim ve sıfatlarını görme yolculuğudur.

  • Seyr-i Enfüsî: Kişinin kendi iç dünyasında, nefsinde yaptığı yolculuktur. "Vatanda sefer" tabiri aslında bu enfüsi seyirdir.

3. Şeriat ve Hz. Peygamber’e (s.a.v) Bağlılık

Mektubun en vurgulu kısmı, manevi başarıların tamamen Hz. Muhammed'e (s.a.v) uymaya bağlı olduğudur:

  • Şeriat Şartı: Bir salik (manevi yolcu), nefsini şeriatın emir ve yasakları içinde yok etmedikçe gerçek manevi kokuyu alamaz.

  • İstidraç Uyarısı: Şeriata uymayan birinde görülen manevi haller, vecdler ve kerametler birer aldanış (istidraç) olabilir. Şeriata aykırı her yol "tehlike" olarak nitelendirilir.

4. Allah Teâlâ’nın Huzurunda Olma Bilinci (Haya)

Mektupta, insanların birer mahluk olan diğer insanlardan çekindikleri halde, her an kendilerini gören Allah’tan haya etmemeleri eleştirilir:

  • Allah her şeye vakıftır (hâzır ve nâzırdır).

  • Müslüman’ın, amellerini ve kalbini Allah’ın rızasına göre düzenlemesi gerekir.

5. Tevbe ve Vaktin Değerini Bilme

  • Ertelememe: "Yarın yaparım diyenler helak oldu" hadisi hatırlatılarak, tevbenin ve salih amellerin ertelenmemesi gerektiği vurgulanır.

  • Zikir: İmanı tazelemek için "La ilahe illallah" kelimesinin çokça söylenmesi tavsiye edilir.

6. Ehlullaha (Allah Dostlarına) Hürmet

Tasavvuf ehli zatlara, özellikle de mürşitlere itiraz etmenin "öldürücü bir zehir" olduğu ifade edilir. Manevi yardım (himmet) talep etmenin, Allah’ın inayetine kavuşmak için bir vesile olduğu belirtilir.

7. Özel Ricalar ve Kapanış

Mektubun sonunda İmam-ı Rabbani, mektup yazılan kişiye (Cebbari Han) Molla Ömer, Şah Hüseyin ve Şeyh İsmail adlı kişilerin hizmetine alınması veya onlara yardımcı olunması konusunda ricada bulunarak mektubu selamla bitirir.


Özetle: 78. Mektup; manevi ilerlemenin ancak şeriat dairesinde kalmak, Hz. Peygamber’in izinden gitmek ve her an Allah’ın huzurunda olduğunun bilinciyle hareket etmekle mümkün olacağını bildiren bir irşad mektubudur.

Shakira - Zoo

 



Shakira - Zoo (From "Zootopia 2") Official Music Video
DisneyMusicVEVO

Yarım Elma

 



YARIM ELMA - Yarım Kalan Hikayeler ve Sevginin Tamamladığı Anılar

Her insanın yarım kalmış hikayeleri vardır. Sevginin gücüyle tamamlanan, anılarda saklı kalan, zamanla içimizde iz bırakan hatıralar... Bu şarkı, sevginin insanı nasıl bütünlediğini ve anıların nasıl kalıcı izler bıraktığını anlatıyor. Yarım kalan her şey, sevgiyle yeniden var olur. 🎵 Şarkı Sözleri: İnsan anılarını dillendiremezmiş, Hani elma oturmuş gibi boğazına, Ya da dilinin ucunda sönünce kahkaha... Bu şarkıyı beğendiyseniz, beğenmeyi ve kanalıma abone olmayı unutmayın! 💖

Hasan Onat'tan Vecize

 


                                                         Hasan Onat - Vecize

Bir kibrit de Biz Yakalım

                           


                                  -        Kibrit çöpünün ucundaki yanmayı sağlayan                                           maddeye  ne denir?

-        Kibrit çöpünün ucunda yanmayı sağlayan temel madde potasyum klorat (KCIO3) ve kükürt (S) karışımıdır. (Wikipedia)

-         Yanması için kibrit çöpünün ucunun sürtündüğü madde nedir?

-        Kibrit başındaki bileşenler, kutunun yan yüzeyindeki sürtünme şeridine sürtüldüğünde oluşan ısı sayesinde tepkimeye girer. Bu yüzeyde bulunan maddelerle olan etkileşim, kibritin ucundaki karışımın tutuşmasını ve kontrollü bir alevin oluşmasını sağlar.

-        Kibrit kutusunun yan yüzeyindeki sürtünme şeridinde hangi madde var?

-        Kibrit kutusunun yan yüzeyindeki sürtünme şeridinde temel olarak kırmızı fosfor, cam tozu (veya pürüzlülüğü artırıcı başka bir dolgu maddesi) ve bunları bir arada tutan bir bağlayıcı (yapıştırıcı) bulunur.

 

-        Bu benzetmeden hareketle ben, kelimelerin ucuna yanmayı sağlayan bir madde sürüyorum. Bu madde kendiliğinden alev alır mı? Almaz. Peki, okuyucu ne yapmalıdır?

 


-        Sürtünme şeridinde kırmızı fosfor ve cam tozu benzeri yani yanmayı sağlayacak bir bilgi ve ilgi olması gerekir. Demek ki ilk de olsa bilgi ve ilgi olmazsa bir alev oluşmuyor. O halde ilk görevimiz temel bilgi edinmek ve daima ilgi göstermektir.

 

*

Bir yazı yazıyoruz. Her kelimeye sürecek maddemiz yoksa en azından anahtar kelimelere sözü edilen maddeyi süreriz. Okuyucu da tüm anahtar kelimeleri alevlendiremiyorsa da en azından ilgili olduğu kelimeleri alevlendirir. Derler ya her okuyucu kendine göre okur metni.

*

                Atalarımız “Kabahat samur kürk olsa kimse                                         üzerine   almaz.” derken       neyi kastetmişlerdir?                                "Kabahat samur kürk olsa kimse üstüne almaz"                                     atasözü, insanların işledikleri suçları, hataları veya                               sorumlulukları  kabul etmekten  kaçındıklarını,                                    suçu başkasına atmaya çalıştıklarını ifade eder.                                    Değerli bir kürkün (samur) herkes tarafından                                        istenmesine   karşılık, "kabahat" (kötü, kınanan                                    durum)  söz konusu  olduğunda kimsenin onu                                         sahiplenmeyeceğine işaret eder.”

               Hiçbir yazarı kürklü görmedim. Yazı                                                     anlaşılamıyorsa  kabak  okuyucunun kafasında                                   patlıyor. “ Yazar da hiç mi kusur yok?”  derseniz, O                         kadar  kusur kadı kızında da bulunur   cevabını                                     alabilirsiniz.

"O kadar kusur kadı kızında da bulunur" atasözü, üzerinde durulmaya değmeyecek kadar küçük, önemsiz kusurların veya eksikliklerin her şeyde/herkeste bulunabileceğini ifade eder. Mükemmeliyetçiliğe karşı, küçük hataların görmezden gelinmesi ve hoşgörü gösterilmesi gerektiğini vurgulayan bir teselli sözüdür.

*

Bir yazar en çok da okuyucu olarak gözlemlerim var: Televizyonlarda koltuklarda oturmaktan yorulmayan biri düpedüz iftira atıyor. Bir müddet sonra durum aydınlanınca “ O kadar da olur.” diyor. Pes doğrusu.

Benim okuyucum anlar, tartar ve biçer. Bunu bildiğim için derinlere dalmıyorum.

*

                       - Konuyu kibrit çöpüyle açtık. Yine benzer bir                                        benzetme ile kapatalım. Ne diyor       Konfüçyüs?

                     -     "Karanlığa küfredeceğine bir mum da sen yak!"

                       Ben de diyorum ki mum da mı olamıyoruz. O zaman                            potansiyeli olanları tutuşturmak için bir kibrit                                     yakalım.

                        Sabahattin Gencal, İstanbul, 11. 05. 2026