26 Mayıs 2026 Salı

Bugün Arife

  


Bugün 26. 05. 2026 Salı

Bugün Kurban Bayramı arifesi.

“Kurban Bayramından bir gün öncesine mahsus olan arefe tabiri, Türkçe’de Ramazan Bayramından bir gün öncesi için de kullanılmaktadır. Bunun gibi, belli gün ve bayramlardan bir gün öncesine veya önemli bir olay ya da olayların cereyan ettiği bir dönemden önceki günlere de Türkçe’de arefe denmektedir.”1

“Arefe günü, Müslümanların ırk, etnik köken ve mezhep gibi ayrımlara takılmadan bir arada bulunduğu ve ibadet ettiği Hac vazifesinin müjdecisi niteliğindedir.”2

Bugünün anlam3 ve önemini ne kadar çok bilirsek o kadar da çok değerlendirebiliriz düşüncesinden hareketle alıntılarla, benzetmelerle, düşüncelerle bezemeye çalışıyorum bu yazımızı.

Müjde yarın bayram. Tüm hazırlıkları yapınız.

Sözlüklerde yok. Ama benim sözlüğümde arife hazırlık demektir. Maddi ve manevi olarak hazırlık. Maddi hazırlıklar fazlasıyla yapılmaya çalışılıyor ama manevi hazırlıklar ihmal ediliyor gibime geliyor. Tövbe istiğfar ediyor muyuz? Dua ediyor muyuz? Gönlümüzü ve beynimizi arındırıyor muyuz?

Beyni arındırmak da nereden çıktı? Nedir beyni arındırmak? “Beyni arındırmak hem biyolojik hem de zihinsel bir yenilenme sürecidir.” Bugün bu süreci başlatalım mı? En azından “gelecekle ilgili olumlu senaryolar düşünmek zihnin kendini tazelemesine yardımcı olalım.” Türkiye’miz bu duruma düşmüşken nasıl olumlu düşünebiliriz demeyelim. Başkası beynimizi açıp temizleyemez bu işi ancak ve ancak kendimiz yapabiliriz.

Bugün arife. Kimileri ev temizliği yaparken, kılık kıyafet ayarlarken, kurbanlıklarla ilgilenirken biz de beyin temizliği ile ilgilenirsek ne alaka diyen olur mu? Her şeye hazırlı olmak gerek. Yadırgayanlara da eyvallah diyerek yavaş yavaş başlayalım mı?

 

Neymiş arife? “Arefe (veya yaygın doğru kullanımıyla arife), etimolojik olarak Arapça "bilmek, tanımak, sezmek" anlamlarındaki kökten (a-r-f) gelir. Kelime kökeni itibarıyla "bir şeyden önceki gün" veya "ön-gün" manasını taşır.” (Nişanyan Sözlük +2)

Kendimizi deniz kıyısında hayal diyoruz ve serin sularda yavaş yavaş ilerliyoruz:

Yukarıda geçen kavramları tekrar kullanalım: “Bir konunun varlığından haberdarsanız bilirsiniz; o konuyu daha önce gördüyseniz tanırsınız, mantığını ve işleyişini kavradıysanız anlarsınız; henüz kanıtı olmayan şeyleri içsel olarak hissediyorsanız sezersiniz.”

Anlatabildik mi? Konu çok zor. Saçmalamamak için alıntılar yaptığımı tırnak işaretlerinden anladınız sanırım. Bu vesileyle de konu umarım anlaşılmıştır.

“Anlaşıldı mı?” sorusuna evet veya hayır deme kararı için beyindeki 86 miyar nerön ve de bağlantıları birbirleriyle iletişim içinde oluyor. Valla Prof. İsmail Hakkı Bey’in bir videosundan duydum. Yanlış anladıysam lütfen doğrusunu bildirin. Bu ne muazzamlık. Allah’ım (cc) ne büyüksün.  

Şimdi söyleyeceklerim biraz atmasyon olabilir: Bizler bu konuyu anladık az çok. Ama bazılarımız da anlamamış olabilir. Onlar da mazurdur. Şöyle ki kafalarımızda algı kalıpları var. Zihniyet kalıbı mı desem bilemiyorum. Nerönları da etkiliyor bunlar. Benzetme yapmadan anlatamıyorum: Hz. Ali (r.a) Çocuklar suya benzer döküldüğü kabın şeklini alır.” diyor. Bardağa dökerseniz bardak, sürahiye dökerseniz sürahi vb. Bundan hareketle diyorum ki kafadaki kalıp sürahi olsun. Su da sürahi şeklini alır, süt de şarap da, alkol de vb. sen ne dersen de… Aklıma rahmetli bir öğretmenim geldi. Sınıftaki bazı öğrencilere “Oğlumun adı Reşit, sen söyle sen işit.” derdi.  Reşit kardeşim, “Gelin kalıplarımızı kıralım. Sabit düşünceli olmayalım.” Demeyeceğim. Bu oldukça zor. Örneğin benim kafamda bir Trabzonsporluluk var ki sormayın. 3. Oldu, on üçüncü olsa da Trabzonsporluyum Hatta düşşe de… Demek ki bazı durumlarda fanatiklik oluyor. Peki sadece kendimizi değil de bütün toplumu ilgilendiren konularda fanatiklik4 uygun değil değil mi? Bunun aması maması yok. Ama öyle ama böylesi yok. Bu sabit fikirlilik bu saplantı hepimizi, Allah göstermesin uçuruma götürür. Kısaca algı kalıplarını kıracağız ve 86 milyar nerön ve bağlantıları güzel güzel iştişare edecekler. İşte böyle. Benim nerömların paslanırken başkalarının, kendi emelleri uğruna veya emperyalistlerin dayatmaları uğruna verdikleri emirleri uygulayacağım… Olmaz böyle şey.

Olmaz diyorum ama ben de bu algı operasyonlarına karşı koymayı bilemiyorum. Gerçekten bu şafak operasyonlarından da tomalı, biber gazlı müdahaleden de müthiş bir şey. Bu işin kompetanı olmuşlar.

Algılamakla anlamak arasındaki farkı sordum Google’a5 Bilemeyen dipnotlara bakabilir. Ben biraz daha farklı anlatacağım: Algı göndericin kalına göre verilen ham veridir. Anlamak bu veriyi işlemektir. Örneğin ceviz algısı üzerindeki deri gibi boyalı gibi nesne, altında kabuk. Bu size yeter de artar algı için. Ama kabuğu kırıp içine nüfuz ederseniz….

Anlamak yeter mi? Bilmem, siz söyleyiverin. Emperyalistler bir ülkeyi sömürge yapmak için o ülkenin fakirleşmesi için yalnız ve yalnız karnını doyuracak kadar olmaları için çalışırlar ki kafalar çalışmasın, gönüllü köleliğe razı olsunlar. Büyük elçileri Hazretlerinin meşrutiyet kazandıracağını söyler. Milletimizin ancak monarşiyi hak ettiğini söyler… Bütün bunları anladık. Var mı bir yanlışımız? Yok, ama neye yarar. Demokratik yollardan yönetime gelmeye çalışan partilerin önüne takoz konursa.

Aslında takoz görülür cisten değil. Bakın bu son darbeden örnek vereyim: Bir partinin bazı mensupları dava açtı. Mahkeme mutlak butlan verdi. Başka bir partinin bir dahli yok ki. Parti içi bir kavga bu. Peki, mahkemelerin kararları uygun mu? Bu hukuki olmayan kararların doğurduğu olumsuz sonuçlardan sadece bir parti mi etkileniyor? Bu gidiş nereye? Sor da sor. Sonuç sadece bugünümüz değil bütün geleceğimiz kararıyor.

Yukarıda denizde ilerlemekten söz ettik. Fazla derine mi gittik yoksa? İşte burada tefekkür etme başlıyor. Tefekkürün ne olduğunu en azından duyduk. Dipnotlara da bakabiliriz. Aslında bilmekten çok uygulamak gerekir. Uygulamış olsaydık böyle mi olurdu? Yumurta kapıya dayanınca mı?.. Veya Rahmetli Turan Güneş’in çok söylediği gibi arabanın tekeri kırılınca mı? Herifin oğlu 50 yıl öncesini planlamaya çalışıyorken…

Bir de şu var. Böyle derin tefekkür edince bazen üzülüyor insan. Biz de önce binayı diken sonra plan yapanlar da görülmüştür. “Önce yık, karar yazısı arkadan gelir…” diyenler de…

Ne o canımız mı sıkıldı. Kurban arifesinden söz ederken demokrasi arifesine geçiverdik. Yanlış mı yaptık? Hayır. Arifeyi tarif ederken ne dedik? “Bir şeyden önceki gün" veya "ön-gün” demedik mi?

Yarın Kurban Bayramı hepimize kutlu olsun. Öbür gün inşallah demokrasi bayramı olacak. Ama Demokrasi Bayramı öyle kendiliğinden olmuyor. Herkes, bu konuda üzerine düşeni yapmalıdır. Herkes üzerine düşeni ya yapacak ya yapacak! Başka yolu yok. Durum ciddi…

Sabahattin GENCAL, İstanbul, 26. 05. 2026

NOT: Tekrar Kurban Bayramınızı tebrik ederken, tüm sevenlerinizle birlikte sağlıklı ve mutlu günler dilerim. Saygı ve sevgilerimle.

Cumartesi Pazar demeden her gün 8 sayfa olarak yayınlanan “Günlük” Kısa bir müddet için yayınlanmayacaktır.

 ________________________________

1.                 M. Özgü Aras, Arefe, https://islamansiklopedisi.org.tr/arefe#:~:text=Kurban%20bayram%C4%B1ndan%20bir%20%C3%B6nceki%20g%C3%BCne%20verilen%20ad.

2.                 ttps://www.vuslat.org.tr/arefe-arife-ne-demek-anlam-ve-onemi-nedir?gad_source=1&gad_campaignid=23809755020&gbraid=0AAAAADun7fiNyBBHjxK

3.                 Arefe günü ne anlama gelir?

AI Bakışı

Arefe (veya arife), dini bayramlarımızdan bir önceki gün anlamına gelir. Dini ve kültürel olarak yıl içerisinde birkaç kez arefe günü yaşansa da, halk arasında genellikle Kurban Bayramı ve Ramazan Bayramı'ndan önceki günler için kullanılır. 

Beyazgül Derneği +2

Kelime anlamı ve İslamiyet'teki yeri ile arefe günü şu detaylardan oluşur:

Kelime Anlamı

Kelime kökeni Arapça "anlamak, bilmek ve tanımak" fiiline dayanır. Hac ibadetinin en temel adımı olan Arafat vakfesi bugünde yapıldığı ve hacıların Allah'ı tanıyıp günahlarını affettirerek af diledikleri bir gün olduğu için bu ismi almıştır. 

Beyazgül Derneği +2

Dini Açıdan Önemi

·                     Arafat Vakfesi: Kurban Bayramı'nın bir önceki günü, Zilhicce ayının 9. günüdür. Hacılar bugünü Arafat'ta dua ve ibadetle geçirirler

·                     Oruç Fazileti: Arefe gününde oruç tutmanın büyük bir sevabı olduğuna inanılır; Peygamber Efendimiz'in hadis-i şeriflerinde bugün tutulan orucun geçmiş ve gelecek bir yıllık günahlara kefaret olacağı belirtilmiştir.

·                     Duaların Kabulü: Arefe, tövbelerin ve edilen duaların kabul olduğu en hayırlı günlerden biri olarak kabul edilir.

·                     Kültürel Anlam: Bayramın müjdecisidir. Arefe günü evler temizlenir, bayramlık kıyafetler hazırlanır, mezarlık ziyaretleri yapılır ve genellikle ikindi namazından sonra "teşrik tekbirleri" getirilmeye başlanır. Vuslat Derneği +3

Özünde "bayram öncesi hazırlık ve manevi arınma günü" anlamına gelir. 

*

4.

AI Bakışı

fanatiklik

Fanatiklik (fanatizm), kişinin herhangi bir düşünceye, inanca, takıma veya ideolojiye körü körüne, aşırı bir tutkuyla bağlanması ve kendi savunduğu görüşten başka hiçbir fikre veya doğruya yaşam hakkı tanımaması durumudur. 

temasdanismanlik.com +1

Fanatikliğin öne çıkan temel özellikleri şunlardır:

·                     Körü Körüne Bağlılık: Savunulan şeyin (din, spor, siyaset, sanat vb.) mantıklı ve eleştirel bir şekilde sorgulanmasına izin verilmez.

·                     Tahammülsüzlük: Karşıt görüşlere veya farklılıklara saygı gösterilmez. Kendi inancının "tek ve mutlak doğru" olduğuna inanılır.

·                     Duygusallık ve Aşırılık: Olaylara mantık çerçevesinde değil, yoğun bir duygu seli ve önyargıyla yaklaşılır. Bu durum bireysel sağduyuyu devre dışı bırakır. Ekşi Sözlük +5

Fanatizmin günlük hayattaki yansımaları ve altında yatan psikolojik nedenler hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterseniz, Evrim Ağacı veya REEM Nöropsikiyatri içeriklerine göz atabilirsiniz.

 

5.

I Bakışı

Algılamak ve anlamak birbirini tamamlayan ancak bilişsel süreçte farklı aşamaları temsil eden iki temel kavramdır.

·                     Algılamak: Duyu organları yoluyla dış dünyadaki uyarıcıları fark etmek, kaydetmek ve beyne iletmektir. Fizikseldir, veriyi toplamaya yarar.

·                     Anlamak: Algılanan bu veriyi zihinde analiz etmek, mantıksal bir süzgeçten geçirmek, neden-sonuç ilişkisi kurmak ve özümsemektir. Bilginin ne anlama geldiğini kavramaktır. Quora +3

Aralarındaki Temel Farklar ve Örnekler

1. Fiziksel Algılama vs. Zihinsel Kavrama

·                     Algılamak: Dış dünyadan gelen ham veriyi alır.

·                     Anlamak: Bu verinin içyüzünü, nedenini ve nasılını kavrar.

·                     Örnek: Dışarıdan gelen bir siren sesini duymak ve "Ses geliyor" demek algılamaktır. O sesin bir ambulansa ait olduğunu ve yolda bir acil durum bulunduğunu bilmek anlamaktır. Quora

2. Bilgiye Ulaşma Şekli

·                     Algılamak: Çoğu zaman otomatiktir, duyu organlarının (görme, işitme vb.) çalışmasıyla anlık gerçekleşir.

·                     Anlamak: Dikkat, odaklanma, hafıza ve geçmiş deneyimlerin kullanılmasını gerektirir.

·                     Örnek: İtalyanca konuşan birini duyduğunuzda o sesleri ve kelimeleri işitmek algılamaktır. Ancak İtalyanca bilip o kişinin ne demek istediğini zihninizde çözümlemek anlamaktır. Wikipedia +2

3. Tepki ve Farkındalık Boyutu

·                     Algılamak: Gelen uyarıcının farkında olmaktır.

·                     Anlamak: Kavranan bilgi üzerinde fikir sahibi olmak, empati kurmak veya harekete geçmektir.

·                     Örnek: Arkadaşınızın yüzünün asık olduğunu ve kaşlarını çattığını görmek algılamaktır. Neden üzgün olduğunu, kırıldığını veya neye öfkelendiğini empati yoluyla kavramak anlamaktır

S. Mahmut Özpınar Bakım Merkezi +2

Özetle: Algılamak kapıyı aralayıp içeri giren ışığı fark etmek, anlamak ise o ışık sayesinde odadaki tüm detayları net bir şekilde seçebilmektir. Daha fazla bilgi için Psikiyatri Rehberi - Algı içeriğini inceleyebilirsiniz. 


          6.

AI Bakışı

İslam düşüncesinde 5T (veya Kur'an'da düşünme aşamaları), olayları ve ayetleri doğru anlamak için birbirini tamamlayan beş aşamalı bir idrak ve zihin sürecini ifade eder. X·okuyanmehmet +1

Bu kavramlar Diyanet kaynaklarında ve İslami literatürde şu aşamalarla açıklanır:

·                     1. Tezekkür (Hatırlama & Öğüt Alma): Unutulan hakikatleri zihinde canlandırmak, ders çıkarmak ve geçmişteki tecrübelerden hareketle gerçeği fark etmektir. İnsanın kendi yaratılışını ve Rabb'ini hatırlamasını sağlar.

·                     2. Tedebbür (Sonucu Hesaplama & Derin Düşünme): Bir işin sonunu, arka planını ve nihai neticelerini başından hesap edip planlamaktır. Olayların dış yüzeyine takılıp kalmadan derinlerine inme ve tedbir alma sürecidir.

·                     3. Taakkul (Akletme & Kavrama): Aklı kullanarak mantıklı çıkarımlar yapmak, doğru ile yanlışı birbirinden ayırmak ve iradeyi hakikat doğrultusunda kullanmaktır. Nefse ve kötü arzulara karşı aklın sınırlarını korumak anlamına gelir.

·                     4. Tefekkuh (Derinlemesine Anlama): İlim ve irfan sayesinde olayların veya dini hükümlerin ince manalarını, inceliklerini ve hikmetlerini kavramaktır. Neden ve nasılların ötesine geçme eylemidir.

·                     5. Tefekkür (Sistematik Düşünme & Tefekkür Etme): Kainattaki ilahi sanatları seyredip olaylar üzerinde kafa yorarak kalbi Allah'a bağlama ve marifetullaha ulaşma sürecidir. Aklın ve kalbin diri olma halidir.  Diyanet İşleri Başkanlığı +8

Daha detaylı dini ve akademik okumalar için TDV İslâm Ansiklopedisi sayfasını inceleyebilirsiniz.