TOPLUMUMUZU İLGİLENDİREN HER MESELE
BİZİ DE İLGİLENDİRİR
24
Mayıs 2026, Saat 14.35, televizyonda haber izliyorsunuz.
Hukuka,
akla, ahlaka ve vicdana sığdıramadığınız görüntüler var. Ulusumuzun geleceği
adına, demokrasi adına üzülüyorsunuz.
Bu
üzüntünüz üzerine tuz ve biber basılan sahne: Polis, CHP Genel Merkezi’nin
bahçe kapısını kırıp bina girişindeki barikatları aşarak içeri girmek üzere…
Tarihe
bir kara leke olarak yazılacak bu sahne anında arkadaşınız Sabahattin Gencal’la
15.00’te buluşacağınız aklınıza geliyor. Diğer sahneleri, perdeleri izlemeden
evden çıkıyorsunuz.
15.
50’de arkadaşınızı ve oğlunu karşılıyorsunuz. Eskisi gibi masayı simit, açma ve
çörekle donatıyor ve biraz önceki sahneler oynanmamış gibi sohbet ediyorsunuz…
Bu
durum arkadaşa saygı olduğu kadar randevuya tam zamanında gitme alışkanlığıdır.
Bu bir prensip adamı olma göstergesidir. Bu bir örnek davranıştır. Bu saydığım
özellikleri tanıştığımdan beri gösteren değerli arkadaşım Erdoğan Teke’ye açık
teşekkür ederim. İyi ki böyle bir arkadaşım var.
Açık
teşekkürümün nedeni, bütün arkadaşların böyle olmasını istediğimdendir.
Bu
günlerde herkesin konuştuğu "mutlak butlan"konusu üzerinde hiç durmadık bir müddet.
Çünkü bu tür oyunların, bu tür kurnazlıkların, bu tür akıl erdirilemez
olayların beni rahatsız ettiğini biliyor.
Oğlum
Ahmet, futbol hakemliğinin zorluğu hakkında bir soru sordu. Erdoğan Bey 7 sene
İsviçre’de, 8 sene de Türkiye’de futbol hakemliği yaptı. Hakemliğin
inceliklerini yaşadıklarından örneklerle anlattı. Hakemlikten çağrışımla
hâkimliğe geçtik. Başka deyişle konu benim alanıma geldi:
Ben
de "Demokratik Sisteme İndirilmiş Darbe"
başlıklı yazılarımda konuyu incelediğimi söyleyerek kısa bir özet yaptım. Ayrıca Kurbağa sendromunu anlattım.1 Rahmetli Özal’ın “Alışırlar, alışırlar…” sözlerini hatırlattım.
Ahmet Bey başta ticaret olmak üzere her konuda
ahlaki yozlaşmadan söz etti. Erdoğan Bey, devletin haksızlığa uğrayanları
korumasının doğal ve gerekli olduğunu belirtikten sonra da kamu menfaatini de
düşünmek gerektiği konusunda akla uygun bir senteze vardı. Burada söze girerek
Erdoğan Bey’in akla, Ahmet Bey’in ahlaka önem vermesinin sorunun merkezi
olduğunu belirterek Kanunlar akla ve etik kurallara (Bazı yerel ahlaktan söz
etmiyorum) uymak zorundadır, dedim. Ayrıca Erdoğan Beyin yaklaşımı Nisbi
butlanı hatırlattığını da söyledim. Tabii bu konudan hiç söz edilmemiştir çünkü
görülen ceza davaları henüz bitmemiştir. Hukukçular mahkemenin bu davaların
bitmesini bekleyeceğini sanıyorlardı. Ülkemizde senelerce bekleyen mahkeme
nedense bugünlerde karar verdi. Ne derler ilk düğme yanlış iliklenirse hepsi de
yanlış olur. Yanlış olduğunu söylemek haddim değil tabii ama doğru olduğunu
söyleyenleri bir dinleyin. Ya işlerine gelmeyeni açıklamıyorlar ya da kanundaki
boşluğu…
Bu
konuya keşke daha önce girseydik de bu kadar zaman kaybetseydik. Bundan önceleri
iki, iki buçuk saatte biterdi sohbet. Bu sefer konuşmaya daldık. Üç saat bir
çeyrek… Benim ayaklarım yarım saate bile dayanamıyor. Bu kez Erdoğan Bey’in
ayakları da ağırdı. Ahmet Bey mecazlı mecazlı koltuğa oturmak da ne zormuş
deyiverdi…
Kalkarken
oligarşinin tunç kanunu2 hatırlatıverdim.
Gerçi bildik şeylerden söz ettik. Öncekilere benzer anılar anlattık ama bu toplantı, bu konuşmalar aklımızda ve gönlümüzde derin izler bırakacaktır. Hem arkadaşlığın nasıl olması gerektiği konusunda hem toplumu ilgilendiren konuların nasıl ele alınması gerektiği konusunda hem de birlik ve dayanışma ruhunun geliştirilmesinin nasıl olacağı konusunda örnek olabilecek bir sohbetti.
Hasta hasta gittiğim bu sohbet bana ilâç gibi geldi. Bu sohbette konuşulanları
yazamazdık. Üç saat süren sohbetin yazılı biçimini okumak aylar sürerdi... Okuyucu hayal etsin, düşünsün yeter.
İyi
günler dileğiyle…
Sabahattin
Gencal, İstanbul, 24. 05. 2026
__________________________________
1.
AI Bakışı
Kaynayan kurbağa sendromu, bireylerin veya toplumların
yavaş yavaş kötüleşen yaşam koşullarına, tehlikelere veya olumsuz durumlara
tepkisiz kalmasını ve zamanla bu duruma alışarak yıkımlarına sessiz kalmasını
anlatan psikolojik ve sosyolojik bir metafordur. Instagram +1
Metaforun Kökeni
Bu kavram, popüler bir bilimsel anekdota dayanır: Bir
kurbağa kaynar suya atılırsa hemen dışarı sıçrar, ancak soğuk su dolu bir kaba
konulup su alttan yavaş yavaş ısıtılırsa, kurbağa artan sıcaklığa uyum sağlar
ve su kaynama noktasına geldiğinde kaçamayacak duruma gelerek ölür. X·BeyazitKaratas +1
Günlük Hayattaki Yansımaları
Gerçekte biyolojik olarak kurbağaların suya alıştığı doğru bulunmasa da, bu durum sosyal ve psikolojik açıdan şu alanlarda sıkça gözlemlenir: Wikipedia
·
İlişkiler: Toksik (zehirli) bir ilişkide veya kötü giden bir evlilikte, yaşanan
problemlerin aniden değil de çok yavaş bir şekilde artması nedeniyle bireyin bu
durumu normalleştirmesi.
·
İş Hayatı: Çalışma koşullarının, mobbingin veya stresin kademeli olarak
artmasıyla kişinin bu duruma isyan etmek yerine alışmayı seçmesi.
·
Toplumsal Olaylar: Hak, hukuk ve ekonomik şartların yavaş yavaş kötüye gitmesi
durumunda, toplumların bu değişime ayak uydurarak kitlesel tepki veremez hale
gelmesi.
Nasıl Fark Edilir ve Kurtulunur?
Bu sendrom genellikle stresin, yorgunluğun veya
mutsuzluğun kabullenilmesiyle kendini gösterir. Bu durumdan kurtulmak için;
DoktorTakvimi
·
Yaşanan olumsuzluklara uzaktan, dışarıdan bir gözlemci gibi bakmak,
·
"Nereden nereye geldik?" sorusunu sorarak değişimin farkına
varmak,
·
Değişimden korkmak yerine konfor alanından çıkarak duruma anında müdahale
etmek gerekir.
Daha kapsamlı bilgiye ve örnek senaryolara, DoktorTakvimi üzerindeki
değerlendirmelerden ulaşabilirsiniz. DoktorTakvimi
2
AI Bakışı
Oligarşinin tunç kanunu, Alman sosyolog Robert Michels
tarafından 1911 yılında ortaya atılan bir siyaset bilimi teorisidir. Bu kanuna
göre, amaçları ne kadar demokratik olursa olsun, tüm büyük ve karmaşık örgütler
(siyasi partiler, sendikalar vb.) kaçınılmaz olarak küçük bir elit grubun
(oligarşi) kontrolüne geçer. Ankara Sosyal Bilimler Vakfı +2
Bu kaçınılmaz döngünün temel nedenleri şunlardır:
·
Karmaşıklık ve Uzmanlaşma: Büyük organizasyonların etkili ve hızlı
yönetilebilmesi için teknik bilgiye, profesyonelliğe ve uzmanlaşmaya ihtiyaç
vardır. Bu durum zamanla yetkilerin uzman liderlerin elinde toplanmasına yol
açar.
·
Liderliğin Ayrıcalıklı Konumu: Liderler zamanla yönetimde ustalaşır ve örgüt
üyeleri arasında vazgeçilmez bir konuma gelir
. Sıradan üyeler ise günlük hayatın koşturmacası
içinde yönetim süreçlerinden uzaklaşır.
·
Psikolojik Eğilimler: Kitleler, yönetim boşluğunu doldurmak ve kararsızlıktan kurtulmak
için güçlü liderlere bağlanma, onları yüceltme eğilimindedir.
Ankara Sosyal Bilimler Vakfı +1
Michels, bu teorisini bizzat geliştirirken
en demokratik örgütlerden biri olması beklenen Almanya Sosyalist Partisi'nin
yapısını incelemiş ve örgütlerin idealleri ne olursa olsun iç işleyişlerinde er
ya da geç bu bürokratik elitizme yenik düştüğünü gözlemlemiştir. Kanun, adını
bu sürecin istisnasız bir doğa yasası gibi işlemesinden alır. Hürriyet +1
Konuyla ilgili daha detaylı akademik tartışmaları ve Michels'in tezinin kökenlerini incelemek için Wikipedia - Oligarşinin Demir Kanunu sayfasını ziyaret edebilirsiniz.4 site
·
oligarşinin tunç kanunu - Ankara Sosyal Bilimler Vakfı
oligarşinin tunç kanunu. « Sözlük Dizinine Dön.
Tamamen demokratik olduğunu savunan kurumlar ve yönetim birimlerinin de sonunda
kü...
Ankara Sosyal Bilimler Vakfı
·
Oligarşinin Tunç Kanunu nedir ve kime ait? Oligarşinin Tunç Yasası ...
Oligarşinin Tunç Kanunu Nedir? Günümüzde bile hala güncelliğini koruyan bu tez Alman sosyolog Robert Michels tarafından ortaya atı...Hürriyet
·
oligarşinin tunç yasası - Ekşi Sözlük
oligarşinin tunç kanunu, açık bir biçimde modern büyük
ölçekli örgütlerin kaçınılmaz olarak oligarşik özellik gösterdiklerini ifad...
Yapay zeka tarafından üretilmiş yanıtlarda hata
olabilir. Hukuk konusunda tavsiye almak için bir profesyonele danışın.



