Yazının
iyisi kötüsü, güzeli çirkini, yararlısı yararsızı olur mu? Olur tabii. Peki,
eğrisi doğrusu? O da olur. Say sayabildiğin kadar. Yazının her çeşidi olur.
Yalnız bu ayrımlar okura göre değişir. Bana göre yararlı, sana göre yararsız
olabilir. Hatta okunduğu zamana göre de deşik değerlendirmeler olabilir. Dün
bir yazıyı beğenmemişken bugün beğenebilirsin…
Demek
ki çok geniş bir yelpaze. Ve de çok ince bir hesaplama. Yetmez milimetrik bir
zamanlama…
Milimetrik
mi dedim? Milimetrik zaman ölçüsü değil ki… ifadem yanlış mı? Değilmiş: “Bu
ifade, zamanın sadece "dakikalar" veya "saniyeler" değil,
milimetre ölçeğindeki bir fiziksel farkın yaratacağı zaman sapması kadar hassas
olduğunu vurgular.” Ama yine de başka ifadeyi kullansak örneğin: Hassas
zamanlama, Mikrosaniye seviyesinde zaman, Kusursuz zamanlama, Nokta atışı
zamanlama ifadeleri daha uygun düşebilirdi.
Yazının
değeri üzerinden geçerek zamanlamaya geldik. Nasıl oldu bu?
Geçenlerde
bir yazı yazdım. Bana göre en popüler (ünlü, gözde, revaçta) yazılardan biri. Ama blog sayacıma baktığımda seviyeyi düşük
gördüm. Doğrusu biraz… Ahmet Gencal’a biraz dert yandım. Anlayamıyorum,
değerlendiremiyorum falan filan dedim. O da ne desin: Tam maç saati paylaştın/yayınladın.
Doğru, doğru zamanı ayarlayamadım. Oysa ben “Zamanlama” dersi almış biriydim.
Ayrıca ikide bir:
“Bir
iş zamanında yapılmazsa eğer/Azalır taşıdığı değer.” Goethe (Böyleleştiren
Basri Gocul) dizelerini sık sık aktarırdım. Demek ki bu konuda da çaptan
düştük. Başka hangi konularda da çaptan düştüğümü ne siz sorun ne de ben
yazayım.
Benim
yazım olduğu için demiyorum herhangi birinin yazısı da olsa aynı şeyi
söyleyeceğim. Bir yazı maç yayınına takılır mı? Hangisi önemli?
Trabzonspor
maçı olsa neyse de… Evet, saat 17.00’de Trabzonspor’un maçı var. O maçtan önce yazımızı
yayınlamalıyız.
Tabii
yayınlamış olmak için yayınlamıyoruz. Zamanlamayı hatırlatıyoruz. Eskiden ne
güzel söylerlerdi “vakit nakittir.” diye. Bu atasözüyle öyle çok konular
anlatılmış oluyor ki yazsam yazı uzar ve (maça yetişemeyiz.)
Aklıma
geldi, bir zamanlar dünyanın bütün cevherlerini, zenginliklerini verseniz bir “an”ı
geriye alamazsınız.” derdim öğrencilerime. Ya şimdi? Bile bile harcıyoruz
zamanı. Tabii ya laga luga etmek de zaman harcamaktır. Okuduğumuz yazı üzerinde
hiç düşünmemek de…
Zamanımızı
değerlendirmek umuduyla.
Sabahattin Gencal, 11. 04. 2026



