11 Ocak 2026 Pazar

Süpürme

 




TABLO KÜNYE BİLGİLERİ

Eserin Adı

Süpürme

Ressam

Sabahattin Gencal

Türü

Pastel

Çalışma biçimi

Serbest

Çalışma Yeri ve Tarihi

Akyazı, (Kuzuluk), 21. 08. 2023

                           

                                                                               Geldiğin yere dön.
                                

Konfüçyüs'ten Bir Vecize

 

Konfüçyüs ya da Kongzi,
Çinli filozof, eğitimci ve yazardır.
MÖ 551 - MÖ 479 tarihleri arasında,
Doğu Zhou Hanedanlığı döneminde yaşadığı sanılmaktadır. 
*** 


                                                                       Geldiğin yere dön.

Ahmet Gencal/Şiir Albümünden

 


https://www.youtube.com/watch?v=uRglaG6SfSg
                                                                         Geldiğin yere dön.

Duygusal Karadeniz Şarkıları

 


https://www.youtube.com/watch?v=Cstt3PHtb8k

                                                                                     Geldiğin yere dön.

Kemençe /Karadeniz Horon Havası

 



https://www.youtube.com/watch?v=6N-g77SLABA
                                                                    Geldiğin yere dön.

“Bu Hayattan İstifade Edelim”

                                        

Ah çocukluğum! Dağ yollarındaki menekşeleri fark etmezdik... Gözümüzü açalım dünyanın güzelliklerine ve şükredelim...

                                           “Bu Hayattan İstifade Edelim”

Bugün de oyalandım. Oyalandım, derken ister istemez insanın aklına Kur’an-ı Kerim En'âm / 32. Ayeti geliyor: “Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka değildir! Âhiret yurdu ise Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız?” Bu ayette dünyanın sadece yerildiği anlatılıyor gibi bir anlam çıkarmayalım.

“(Biri) Hz. Ali’nin yanında dünyayı yerince, Ali (r.a.) ona şöyle der. “Dünya ona karşı doğru davrananlar için doğruluk yurdudur. Ondan anlaması gerekeni anlayan için kurtuluş yurdudur. Ondan azık edinen kimseler için de zenginlik yurdudur.” (Kurtubî, el-Câmi‘, VI, 414) Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de pek çok hadis-i şeriflerinde dünya hayatının mâhiyeti hakkında bilgi vermiş, onun aldatıcı yönlerine dikkat çekmiş, imtihan için verilen bu hayattan istifade için: “…Orada Allah’ı zikretmeye ve Allah’ı zikretmeye götüren şeylere ehemmiyet verilmesini; ya öğreten ya öğrenen olmayı ve bunların hepsinin ecirde ortak olacağını” haber vermiştir.” (Tirmizî, Zühd 14) (https://www.kuranvemeali.com/enam-suresi/32-ayeti-tefsiri)

Oyalanırken bazen iyi kararlar da alabiliyoruz. Örneğin bugün Yeneroğlu’nun Karar gazetesindeki bir yazısını okudum. Yazıyı beğendim. Okunmaya değer bulduğum için özetleyerek Günlüğe koydum. (Aşağıdaki tablodaki ilgili yeri tıklayarak okuyucular da istifade edebilir.)

Tablo demişken birazcık bir açıklama yapayım: Günlük etkinliklerimden birkaçını yayınlıyorum. İsteyen bakabilsin düşüncesiyle tabloda kapılar koydum. Tıklayan girebilsin diye. Dünkü yazımızı 26 kişi okudu ama tablodaki yazıları okuyanlar bu sayının beşte biri kadar. O kadar olacak tabii. Herkesin oyalanma taktiğine saygımız var.

Günümüz bitmeden günlüğü yayınlıyoruz. Yayından sonra da aynı minval üzere devam…

Böylesi blog yazıları/günlükler belli kalıplara sokulamaz elbet ama insan yine de planlı olsun istiyor. Yazı bir mesajı taşımazsa eksik kalır.

İşlerimizi eksik bırakmamak umuduyla…

Sabahattin Gencal, İstanbul, 11. 01. 2026

11. 01. 2026 PAZAR GÜNÜ ETKİNLİKLERİNDEN

Enstrüman (Müzik aleti)

Kaval dinletisi

 Kerim Aydın

Müzik

Karadeniz Müziği

Hülya Polat, Özgür Selçuk

Sesli Şiir

Ahmet Gencal

 Olsaydım Eğer

Resim /tablo

Sabahattin Gencal

Abdest Aldırma, (Pastel)

Kitaplardan alıntılar

Kültür Taşıyıcısı DİL

Dinin kıymetini bilmek

Vecize

J. W. Goethe’den

Tam bilmek

Gazetelerden alıntılar

Karar gazetesi

Ebu Hanife

Ebu Hanife’nin Aklını Yeniden Kuşanma

 

                              İmam-ı Azam Ebu Hanife Ziyaretleri – Kerbela


Bugün de birkaç makale okudum. Hepsi de güzel ve yararlıydı ama Sayın Mustafa Yeneroğlu’nun (11. 01. 2026 tarihli Karar gazetesindeki) makalesi öteden beri yazmak isteyip de yazamadığım düşüncelerimin bir özeti gibiydi. Bu makalenin “Gemini” tarafından yapılan özetini, Ebu Hanife’nin aklını yeniden kuşanma umuduyla aşağıda sunuyorum. (Sabahattin Gencal, 11. 01. 2026)

GÖRÜŞLER

Mustafa Yeneroğlu tarafından kaleme alınan bu makale, İslam dünyasının en büyük hukukçularından biri olan İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin trajik sonu üzerinden, İslam coğrafyasındaki hukuk ve demokrasi krizinin tarihsel kökenlerini analiz etmektedir.

Yazının temel argümanlarını şu başlıklarla özetleyebiliriz:

1. İki Filozof, İki Kader: Sokrates ve Ebu Hanife

·                     Sokrates: Batı medeniyeti, Sokrates’in baldıran zehriyle idam edilmesini bir "vicdan azabı" ve "devlet gücüne karşı hakikati söyleme" miti haline getirmiştir. Batı hukuk felsefesi bu sorgulama kültürü üzerine inşa edilmiştir.

·                     Ebu Hanife: İslam dünyasının Sokrates’i olarak tanımlanan Ebu Hanife de iktidarın (Halife Mansur) yargıçlık teklifini reddettiği için zindanda zehirlenerek öldürülmüştür. Ancak İslam dünyası, onun bu direnişçi ruhunu anlamak yerine onu sadece bir "ilmihal hocası"na indirgemiştir.

2. Özgür Akıl ve Sivil Duruş

·                     Ebu Hanife, geçimini ticaretten (ipek ticareti) kazandığı için ekonomik bağımsızlığa sahipti. Bu durum ona devlete muhtaç kalmadan, özgürce fikir üretme imkanı tanımıştır ("Cüzdanı halifenin elinde olanın, aklı hür olamaz").

·                     Hukuk metodolojisinde "Ehl-i Rey" (Akıl Ekolü) yaklaşımını benimsemiş; nakli (rivayetleri) akıl, Kur’an ilkeleri ve kamu yararı filtresinden geçirmiştir. Hukuku, körü körüne bir itaat kültürü yerine rasyonel bir adalet arayışı olarak görmüştür.

3. Tarihsel Kırılma: Ruhun Terk Edilişi

·                     Ebu Hanife’den sonra öğrencisi Ebu Yusuf döneminde Hanefilik, devletin resmi mezhebi haline gelmiştir. Bu süreçte Ebu Hanife’nin "zalim sultana isyan haktır" ilkesi, yerini "fitne çıkmasın diye itaate" bırakmıştır.

·                     Yargı erki, bağımsız bir denetleyici olmaktan çıkıp yürütmenin (sultanın) bir alt şubesi ve meşrulaştırıcısı konumuna gerilemiştir.

4. Bugünün Panoraması: Ahlaki ve Hukuki Kuraklık

·                     Makaleye göre bugünkü İslam toplumlarındaki otoriterleşme ve entelektüel kısırlığın nedeni, Ebu Hanife’nin fıkhının (kurallarının) alınıp ruhunun (duruşunun) zindanda bırakılmasıdır.

·                     Dindarlık, sadece şekli ritüellere (namaz, oruç vb.) hapsedilmiş; adaletsizlik, kamu malı hırsızlığı ve zulüm gibi meseleler dinin asli konusu olmaktan çıkarılmıştır.

Sonuç

Yazar, İslam dünyasının kurtuluşunun Ebu Hanife’nin türbesini kutsamaktan değil, onun sivil, bağımsız ve sorgulayan aklını yeniden kuşanmaktan geçtiğini savunur. Batı’nın Sokrates’le kurduğu sağlıklı ilişkiyi, İslam dünyasının Ebu Hanife ile kuramadığını vurgular.


 Geldiğin yere dön

Dinin Kıymetini Bilmek

           



             Kültür Taşıyıcısı DİL

Önsöz

(…)

“Siz Türkler içinize karışan bu kadar haine rağmen nasıl olur da yok olup gitmiyorsunuz...

Sizin içinizdeki hainlerden %10’u bizde olsaydı, Japonya diye bir yer kalmazdı. Üstelik çok bilgili bir millet de değilsiniz. (...) Çünkü narkozlayıp narkozlayıp ameliyat ettiler... Demek ki bu kadar asimilasyona ve kültür dejenerasyonuna rağmen hâlâ ayakta kalmanızın sebebi ırkınız değil, inandığınız dininizdir. Kıymetini bilin.”

(https://www.reddit.com/r/kopyamakarna/comments/fc8zyh/japon_bilim_adam%C4%B1_toshihide_maskawa_diyorki/

Bu sözün doğruluk derecesi elbette tartışılabilir; ama kültür yozlaşmasına uğradığımız açıktır.

Narkozlamanın da küresel güçlerin yerli işbirlikçileri tarafından devam ettirildiği de apaçık ortada. Durum böyleyken bizim görevimiz kınamak değil karınca kaderince olsa bile olumlu katkı sağlamaktır.

(…)

 

      Sabahattin Gencal, Çekmeköy-İstanbul 28. 09. 2021

       __________________________

      Gencal, Sabahattin, Önsöz’den, Kültür Taşıyıcısı DİL, Cinius Yayınları,


https://www.ekinkitap.com/kultur-tasiyicisi-dil?srsltid=AfmBOor84f_8qASnncpn1M3RU1KVeyXNk-fFB1kUFL5cwF2yUH4eb6gq

 

  Geldiğin yere dön