![]() | ||||||||||||
| ||||||||||||
![]() |
| Konfüçyüs ya da Kongzi, Çinli filozof, eğitimci ve yazardır. MÖ 551 - MÖ 479 tarihleri arasında, Doğu Zhou Hanedanlığı döneminde yaşadığı sanılmaktadır. *** |
![]() |
| Ah çocukluğum! Dağ yollarındaki menekşeleri fark etmezdik... Gözümüzü açalım dünyanın güzelliklerine ve şükredelim... |
“Bu Hayattan İstifade Edelim”
Bugün
de oyalandım. Oyalandım, derken ister istemez insanın aklına Kur’an-ı Kerim En'âm
/ 32. Ayeti geliyor: “Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka değildir!
Âhiret yurdu ise Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ
aklınızı başınıza almayacak mısınız?” Bu ayette dünyanın sadece yerildiği
anlatılıyor gibi bir anlam çıkarmayalım.
“(Biri)
Hz. Ali’nin yanında dünyayı yerince, Ali (r.a.) ona şöyle der. “Dünya ona
karşı doğru davrananlar için doğruluk yurdudur. Ondan anlaması gerekeni anlayan
için kurtuluş yurdudur. Ondan azık edinen kimseler için de zenginlik yurdudur.”
(Kurtubî, el-Câmi‘, VI, 414) Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de pek çok hadis-i
şeriflerinde dünya hayatının mâhiyeti hakkında bilgi vermiş, onun aldatıcı
yönlerine dikkat çekmiş, imtihan için verilen bu hayattan istifade için:
“…Orada Allah’ı zikretmeye ve Allah’ı zikretmeye götüren şeylere ehemmiyet
verilmesini; ya öğreten ya öğrenen olmayı ve bunların hepsinin ecirde ortak
olacağını” haber vermiştir.” (Tirmizî, Zühd 14) (https://www.kuranvemeali.com/enam-suresi/32-ayeti-tefsiri)
Oyalanırken
bazen iyi kararlar da alabiliyoruz. Örneğin bugün Yeneroğlu’nun Karar
gazetesindeki bir yazısını okudum. Yazıyı beğendim. Okunmaya değer bulduğum
için özetleyerek Günlüğe koydum. (Aşağıdaki tablodaki ilgili yeri tıklayarak
okuyucular da istifade edebilir.)
Tablo
demişken birazcık bir açıklama yapayım: Günlük etkinliklerimden birkaçını
yayınlıyorum. İsteyen bakabilsin düşüncesiyle tabloda kapılar koydum. Tıklayan
girebilsin diye. Dünkü yazımızı 26 kişi okudu ama tablodaki yazıları okuyanlar
bu sayının beşte biri kadar. O kadar olacak tabii. Herkesin oyalanma taktiğine
saygımız var.
Günümüz
bitmeden günlüğü yayınlıyoruz. Yayından sonra da aynı minval üzere devam…
Böylesi
blog yazıları/günlükler belli kalıplara sokulamaz elbet ama insan yine de
planlı olsun istiyor. Yazı bir mesajı taşımazsa eksik kalır.
İşlerimizi
eksik bırakmamak umuduyla…
Sabahattin
Gencal, İstanbul, 11. 01. 2026
|
11. 01. 2026 PAZAR GÜNÜ ETKİNLİKLERİNDEN |
||
|
Enstrüman (Müzik aleti) |
||
|
Müzik |
||
|
Sesli Şiir |
||
|
Resim /tablo |
||
|
Kitaplardan alıntılar |
||
|
Vecize |
||
|
Gazetelerden alıntılar |
||
![]() |
Bugün de birkaç makale okudum. Hepsi de güzel ve yararlıydı ama Sayın Mustafa Yeneroğlu’nun (11. 01. 2026 tarihli Karar gazetesindeki) makalesi öteden beri yazmak isteyip de yazamadığım düşüncelerimin bir özeti gibiydi. Bu makalenin “Gemini” tarafından yapılan özetini, Ebu Hanife’nin aklını yeniden kuşanma umuduyla aşağıda sunuyorum. (Sabahattin Gencal, 11. 01. 2026)
GÖRÜŞLER
Mustafa Yeneroğlu tarafından kaleme alınan bu makale, İslam dünyasının en
büyük hukukçularından biri olan İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin
trajik sonu üzerinden, İslam coğrafyasındaki hukuk ve demokrasi krizinin
tarihsel kökenlerini analiz etmektedir.
Yazının temel argümanlarını şu başlıklarla özetleyebiliriz:
1. İki Filozof, İki Kader: Sokrates
ve Ebu Hanife
·
Sokrates: Batı medeniyeti, Sokrates’in
baldıran zehriyle idam edilmesini bir "vicdan azabı" ve "devlet
gücüne karşı hakikati söyleme" miti haline getirmiştir. Batı hukuk
felsefesi bu sorgulama kültürü üzerine inşa edilmiştir.
·
Ebu
Hanife: İslam
dünyasının Sokrates’i olarak tanımlanan Ebu Hanife de iktidarın (Halife Mansur)
yargıçlık teklifini reddettiği için zindanda zehirlenerek öldürülmüştür. Ancak
İslam dünyası, onun bu direnişçi ruhunu anlamak yerine onu sadece bir
"ilmihal hocası"na indirgemiştir.
2. Özgür Akıl ve Sivil Duruş
·
Ebu Hanife, geçimini ticaretten (ipek ticareti) kazandığı için ekonomik bağımsızlığa sahipti. Bu durum ona devlete
muhtaç kalmadan, özgürce fikir üretme imkanı tanımıştır ("Cüzdanı
halifenin elinde olanın, aklı hür olamaz").
·
Hukuk metodolojisinde "Ehl-i Rey" (Akıl
Ekolü) yaklaşımını benimsemiş; nakli (rivayetleri) akıl, Kur’an
ilkeleri ve kamu yararı filtresinden geçirmiştir. Hukuku, körü körüne bir itaat
kültürü yerine rasyonel bir adalet arayışı olarak görmüştür.
3. Tarihsel Kırılma: Ruhun Terk
Edilişi
·
Ebu Hanife’den sonra öğrencisi Ebu Yusuf döneminde
Hanefilik, devletin resmi mezhebi haline gelmiştir. Bu süreçte Ebu Hanife’nin
"zalim sultana isyan haktır" ilkesi, yerini "fitne çıkmasın diye
itaate" bırakmıştır.
·
Yargı erki, bağımsız bir denetleyici olmaktan çıkıp yürütmenin (sultanın)
bir alt şubesi ve meşrulaştırıcısı konumuna gerilemiştir.
4. Bugünün Panoraması: Ahlaki ve
Hukuki Kuraklık
·
Makaleye göre bugünkü İslam toplumlarındaki otoriterleşme ve entelektüel
kısırlığın nedeni, Ebu Hanife’nin fıkhının (kurallarının) alınıp
ruhunun (duruşunun) zindanda bırakılmasıdır.
·
Dindarlık, sadece şekli ritüellere (namaz, oruç vb.) hapsedilmiş;
adaletsizlik, kamu malı hırsızlığı ve zulüm gibi meseleler dinin asli konusu
olmaktan çıkarılmıştır.
Sonuç
Yazar, İslam dünyasının kurtuluşunun Ebu Hanife’nin türbesini kutsamaktan
değil, onun sivil, bağımsız ve sorgulayan aklını yeniden
kuşanmaktan geçtiğini savunur. Batı’nın Sokrates’le kurduğu sağlıklı ilişkiyi,
İslam dünyasının Ebu Hanife ile kuramadığını vurgular.
Kültür Taşıyıcısı DİL
Önsöz
(…)
“Siz Türkler içinize karışan bu kadar haine rağmen nasıl olur da
yok olup gitmiyorsunuz...
Sizin içinizdeki hainlerden %10’u bizde olsaydı, Japonya diye
bir yer kalmazdı. Üstelik çok bilgili bir millet de değilsiniz. (...) Çünkü
narkozlayıp narkozlayıp ameliyat ettiler... Demek ki bu kadar asimilasyona ve
kültür dejenerasyonuna rağmen hâlâ ayakta kalmanızın sebebi ırkınız değil,
inandığınız dininizdir. Kıymetini bilin.”
Bu sözün doğruluk derecesi elbette tartışılabilir; ama kültür yozlaşmasına
uğradığımız açıktır.
Narkozlamanın da küresel güçlerin yerli işbirlikçileri
tarafından devam ettirildiği de apaçık ortada. Durum böyleyken bizim görevimiz
kınamak değil karınca kaderince olsa bile olumlu katkı sağlamaktır.
(…)
Sabahattin Gencal, Çekmeköy-İstanbul 28.
09. 2021
__________________________
Gencal, Sabahattin, Önsöz’den, Kültür Taşıyıcısı DİL, Cinius Yayınları,