20 Şubat 2026 Cuma

İyimserim- İyimsersin- İyimser...

 

  


Birkaç gün önce bir televizyon programında ABD - İran gerilimini anlatan biri, “Bir olaya, duruma ne kadar yakından bakarsak o kadar az şey görürüz.” dedi. O anda ta 1979’da TODAİE’de bir hocamın sözünü hatırladım:

“Ormanın içinde yalnız ağaçları görürüz. Ormanı görmek için yukarıdan bakmak gerekir.”  Gerçekten de öyle değil mi?

Bu sözlerin açıklanmaya ihtiyacı yoktur sanırım. Öteden beri olaylara ve durumlara hep geniş açıdan ve bütünü görecek biçimde üstten bakmışımdır.

Siyasi konulara da dar açıdan bakmayacağımı bloglarda açık edince de ihtimal kınanmışımdır. Hatta değerli bir ağabeyimiz bir yorumunda öyle yazmıştır ki… Yazdığını şimdi hatırlamıyorum ama bana yakıştıramamıştır.  Bir bakıma haklı da bir öğretmen, avukat ve kamu yönetimi uzmanı üstelik tecrübeli biri bu konuda yazmazsa kim yazacak, diye geçmiştir aklından.

İtiraf edeyim ki Türk siyasetinden anlamıyorum. Örneğin 2023 seçimlerinde bir partinin insan içine çıkamayacağını, barajı zor geçeceğini düşünmedim değil. Gel gör ki ... Halbuki bu konuda da az çok tecrübem vardı. Bu tecrübeyi Hukuk Fakültesi ikmal imtihanında kullandım:

Sanırım Türki devletleri diye anılan devletlerle ilgili bir hukuki durumu sordular. Cevap netleşmiyordu kafamda. Aklıma Rahmetli Süleyman Demirel’in Türki devletlerdeki ziyaretinden sonra söylediği bir söz geldi. Mealen yazacağım:

"Buradaki siyasi meselelerin çözümünü bildiğimi sanıyordum. Bilmediğimi anladım. Buradaki siyasi meseleler hukuk, ekonomi, kültür vb. meselelerle yani bütün boyutlarıyla ele alımalıdır.  Binaenaleyh…”  

Ben de diyorum ki buradaki hukuki sorunların yalnız hukuki normlar ve prosetürlerle çözüleceğini sanan hukukçular yanılmaktadır. Buradaki sorunlar oldukça giriftir...

Kısaca rahmetli Demirel’in sözü ile Devletler Hukuki dersinden geçmiş oldum.

Geçenlerde Demirel’in bir fıkrasını okumuştum Facebook’ta.  Bu fıkrayı internette aradım ama bulamadım. 

Demirel’in fıkraları iç hukukta işe yaramazsa bir de Temel fıkralarını mı denesek. Yazık Yazık adalet anlayışımız fıkralık oldu çıktı…

“Bir olaya, duruma ne kadar yakından bakarsak o kadar az şey görürüz.” sözüyle başlamıştık yazıya. Ufacık bir sapmadan sonra konuya girelim:

Örneğin bizdeki adalet durumuna yakından bakarsak bunun ismini, şunun unvanını, onun çift kişiliğini vb. görürüz. Uzaktan veya tepeden bakarsak? Ortada adalet görebilir miyiz? Yani nereden bakarsak bakalım...

Bu adalet konusunu değil ben kırk kişi çözemez. Nasıl derler? “Bir … kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış.”

Boşuna kendime kızmıyorum. Hangi konuyu ele alsam hep çıkmaz sokaklara giriyorum. Hep olumsuz hep olumsuz olmaz ki…

Doktorlar boşuna mı diyor, “iyimser olunuz” diye.

İyimserim, iyimsersin, iyimser...

Sabahattin Gencal, İstanbul, 20. 02. 2026

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 


 

Yaşlanma DNA’nızda Yok!

 

SAMSUN’DA EN ÇOK KİTAP YAZAN DOKTOR" OLARAK BİLİNEN HALK SAĞLIĞI VE İÇ HASTALIKLARI UZMANI DR. M. EMİN DİNÇÇAĞ, EGZERSİZİN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNDEN BEYİN SAĞLIĞINA, KİLO KONTROLÜNDEN DNA DÜZEYİNDEKİ YAŞLANMA SÜREÇLERİNE KADAR GENİŞ ETKİLERİNİ ELE ALDIĞI 27’NCİ KİTABINI YAYIMLADI.
*****

Yaşlanma DNA’nızda Yok!

Yaşlanma bir zihin kontrol programıdır. İnsanların yaşlılıktan öldüğü bir yalandır çünkü hücrelerdeki DNA’mız için bir “yaş” yoktur.Bedenlerimizdeki hücreler, yaşlı insanlarda bile sürekli olarak kendilerini yenilerler.

Hücre çoğalmasında pek çok hata vardır ama ölümümüzün her zaman biyolojik-duygusal bir nedeni vardır.

Kalp ve akciğerler çalışmayı durdurana kadar bir insanın ölmesi o kadar kolay değildir.

İnsanlar yaşlılıktan ya da hastalıktan ölmezler, insanlar bu yaşlanmaya ve daha sonra ölüme yol açan duygusal çatışmalarından dolayı ölürler.

DNA’mızın yaşı yoktur, bedenlerimizin öldüğü yıllarla sınırlar yaratırız.

Yaşlanma olumsuz düşünceden ve düşük titreşimli bir hâkimiyet durumundan kaynaklanır.

Eğer yaşlanmanın normal olduğuna dair sınırlı bir inanca sahip değilsek, yaşlanmayız ya da en azından yaşlanmanın “normal” olduğu bir hızda yaşlanmayız.

Bunun nedeni:
– cildimiz her 3 ayda bir yenilenir
– her 6 ayda bir kan yenilenir
– akciğerler her yıl yenilenir
– karaciğer 18 ayda iyileşir
– beyin her 3 yılda bir hücrelerini tamamen yeniler
– iskelet 10 yıl içinde tamamen yenilenir
– her kas ve doku 15 yıl içinde yenilenir
– kişiliğimiz bile her 7 yılda bir kendini yeniler

         Her şekilde yenilenmemizi sağlamalıyız – gıda, hava,içtiğimiz ve kullandığımız su ve her şeyden önce kendimizle ilgili düşünceler ve bilgiler.

Bizden özenle saklanan bir sır, DNA’mızın yaşlanmamızla ilgili hiçbir veri içermediğidir.

Yaşlanma programı yalnızca zihnimizde, doğduğumuz, büyüdüğümüz ve yaşadığımız çevrede edindiğimiz inanç ve kanaatlerimiz aracılığıyla yaratılır.

Yaşamak, yaşlanmak ve ölmenin normal bir yol olduğuna inanmaya o kadar alışmışız ki…

Neyse ki bizim için gerçekler oldukça farklı. Geçmişte kaybolduğumuzda her zaman geleceğe baktığımız bir sır değil.

Ve aslında geçmişi geride bırakıp ilerlemek, bugünü zihninizde yaşamak ve değiştirmek önemlidir.

DNA bilgi tutar. Bu araştırmayı yürüten ve bir gram DNA’nın 700 terabayt veri depolayabileceğini ortaya çıkaran George Church’e göre DNA bir “depolama ortamıdır”.

Veriler 0’lar ve 1’lerdir. Herhangi bir yer ya da şekil kaplamaz.

Çeviri:Aylin Er

~ Emil Lasarov

https://hikayelerdirgeriyekalan.blogspot.com/2024/09/yaslanma-dnanzda-yok.htm

*******************

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 



Bu bölümde Ayık Kafa podcast’in konuğu Dr. Sandra Kaufmann, MD. 2 bölüm olarak yayınladığımız podcast’tin 1. bölümünde Dr. Kaufmann hücresel sağlığın önemini vurgulayarak longevity ve yaşlanma konusundaki benzersiz yaklaşımını paylaşıyor.
Dr. Kaufmann, Johns Hopkins’te pediatrik anestezi alanında ihtisas yapmış, Joe DiMaggio Çocuk Hastanesi'nde Pediatrik Anestezi Şefi olarak görev yapmış ve The Kaufmann Anti-Aging Institute'i kurarak yaşlanma bilimi üzerine kapsamlı bir teori geliştiren ödüllü bir tıp doktorudur. Çocuk anestezi uzmanlığından longevity araştırmalarının öncü isimlerinden biri haline gelen Dr. Kaufmann, yaşlanma teorilerini, hücresel gerilemenin “7 Temel İlkesi”ni ve DNA onarımı ile epigenetiğin önemini anlatıyor.
Kaufmann ayrıca yaygın sağlık alışkanlarının longevity üzerindeki etkilerini ve bu etkilerin nasıl azaltılabileceğini ele alıyor; mitokondrilerin enerji üretimi ve genel sağlık üzerindeki rolünü de anlatıyor.

Takviye yönetiminin detaylarını da açıklayan Kaufmann, etkinlik düzeyi ve dozajın önemine de değiniyor. Sirtuinlerin hücresel sağlık ve longevity’deki kritik rolü, uyku ve sirkadiyen ritimlerin önemi ile AMP kinaz ve mTOR’un enerji düzenlemesindeki etkileşimi de konuşulan diğer başlıklar arasında yer alıyor.
DNA onarım mekanizmaları hakkında bilgi veren Kaufmann, bitkilerin DNA onarımına katkısı ve eksozomların faydaları hakkında yeni bakış açıları sunuyor. Bu bölümde ayrıca enflamasyon yönetimi ve yaşlanma üzerindeki etkileri, özellikle kurkumin ve “bebek Aspirin” kullanımı ile ele alınıyor. Hücresel sağlığın, özellikle de kök hücrelerin önemi ve zombi hücrelerin çevre hücrelere verdiği zararlar vurgulanıyor. Kaufmann, zombi hücrelerin yönetimi için önerdiği protokolleri açıklıyor ve dışarıdan kök hücre kullanımına karşı çıkarak bunun yerine eksozom kullanımını savunuyor.
Ayrıca glikasyonun sağlık üzerindeki olumsuz etkileri ve vücutta etkili atık yönetiminin önemi ele alınıyor. Kaufmann, sağlığın korunmasında takviye ve ilaçların rolünü, yaşlanma mekanizmalarının anlaşılmasının gerekliliğini ve yaşam tarzı ile hedefe yönelik müdahalelerle hasarın nasıl azaltılabileceğini vurguluyor. Diyet içeceklerin etkisi, modern yaşamın toksinleriyle başa çıkma yolları, GLP-1 agonistleri kullanımı ve Kaufmann derecelendirme sistemiyle geliştirdiği özgün takviye öneri yaklaşımı da gündeme geliyor.
Kaufmann, kişisel ilaç ve takviye deneyimlerini de paylaşarak sağlığa çok yönlü yaklaşımın önemini ortaya koyuyor. #EsraÇavuşoğlu #AyıkKafa #ElevatingLifeEvolvingHealth #Longevilab #DrSandraKaufmann #Longevity Dr. Sandra Kaufmann, MD: Web sitesi: https://kaufmannprotocol.com/bio Instagram:   / kaufmannlongevity  

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri

  


 ÖNSÖZ II

Ey Aziz!

Ben de, siz sevgili okuyucularıma Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri (E. İ. Hakkı Hazretleri) gibi hitap ediyorum:

Ey Aziz!

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri adlı bu derleme çalışmamı okumaya başlamış bulunuyorsunuz. İnşallah bu maratonu bitirebilirsiniz.

Başta sosyal medya olmak üzere kapita lizmin tüm vasıtaları insanımızı 150-200 karakterlik yazıları okumaya alıştırmış bulunmaktır. Onun için bu hacimli eserimizi okumayı maratona benzettim.

Enerjinizi 310 sayfaya göre ayarlayın. Hızlı başlarsanız hem sonunu getiremez, hem de istenilen yararı sağlayamazsınız. Düşüne düşüne okuyalım. Hatta düşünmeye şimdiden başlayalım:

Kaçıncı yüzyıldayız? 21. Yüzyılda. Peki, E. İ. Hakkı Hazretleri kaçıncı yüzyılda yaşadı? 18. Yüzyılda. Peki, niye zamanımızdan 3.yy. önce yaşamış birini tanımak için zaman harcayalım? Niye mi?

Bunun için binbir sebep sayılabilir. Ama ben hiç üzerinde durulmamış bir hususu söyleyeceğim:

E. İ. Hakkı Hazretleri, meşhur eseri Marifetnameyi medresede ders olarak okutuyordu. Düşünebiliyor musunuz; matematik, geometri, mantık, astronomi, astroloji, kozmografya, kimya, fizik vb. pozitif ilimler yanında dini ilimleri de ihtiva eden müfredat nasıl bir müfredat? Bu müfredattan vaz geçilince ne oldu Osmanlı İmparatorluğu?

“Ne alâka?” diyen olur mu bilemem. Alâka şu: Bugün Liselerde var mı astronomi? Mantık derslerine, felsefeye ne kadar yer veriliyor?

E. İ. Hakkı Hazretleri’nin yaşadığı dönemlerde İstanbul’da Lâle Devri yaşanırken Anadoluda? Peki bugün?

Bugün her bakımdan kutuplaşma var mı yok mu?

Diğer kutuplaşmalar bir yana bazıları yalnız manevi ilimler diyor, bazıları yalnız pozitif ilimler. Çok az kişi de her ikisi de olmazsa olmazımız oluğunu savunuyor. Peki, senelerce önce E. İ. Hakkı Hazretleri?

Kendince doğruyu yazan E. İ. Hakkı Hazretleri’nin yanlışları yokmuydu? Vardı, hem de çok. Hem yazma yöntemi bakımından hem de ele aldığı konular bakımından.

 Duydum ki TC Milli Eğitim Bakanlığı onun eserlerinden, kendince eksik ve yanlış bulduğu yerleri çıkarıyormuş… Olur mu öyle şey… Olur tabii; çünkü eleştirel okumayı öğrenemedik bir türlü. Hafız gibi ezberliyoruz. Kim ne derse inanıyoruz.

Ne demek istiyoruz? Diyeceğimi başta söyledim: Düşüne düşüne, eleştirerek okuyacağız.

Ben değişik zamanlarda derledim bu eseri. Ön söz I ve Son Sözü de değişik zamanlarda yazdım. Doğrusu fazla alçak gönüllü davranmışım. Şimdi düşünüyorum da; uuu diyorum. O kadar kaynağı nasıl okumuşum. Ama iyi ki okumuşum. Bundan sonra, böyle tez yazar gibi yazabilmem olanaksız gibi.

“Zamanım yoktu uzun yazdım.” diyen kimdi? Benim zamanım var; ama uzmanlığım yok; onun için uzun yazdım. Gerçi özetleyebilir ve eserin altına yazan diyebilirdim; ama o güzel alıntılar hatırına derleyen deyiverdim.

Bu derlemenin yararlı olması umuduyla…

Sabahattin GENCAL,

Çekmeköy-İstanbul, 31.10.2019

 

Deme şu niçin şöyle

Yerindedir o öyle

Bak sonunda sabreyle

Mevla görelim neyler

Neylerse güzel eyler

(E. İ. Hakkı Hazretleri)

__________________________

Sabahattin Gencal (DerleyipSunan), Erzurumlu İbrahimHakkı Hazretleri, Cinius Yayınları, İstanbul, 2020

 

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 



 

 

Emanuel Kant'tan Vecize

                                             



"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 



                                        

İmmanuel Kant
Doğmak
Emanuel Kant

22 Nisan 1724
Königsberg , Prusya
Ölü12 Şubat 1804 (79 yaşında)
Eğitim
Eğitim
Tezler
Akademik danışmanlarMartin Knutzen , Johann Gottfried Teske (MA danışmanı)
Felsefi çalışma
DönemAydınlanma Çağı
BölgeBatı felsefesi
Okul
Diğer okullar
KurumlarKönigsberg Üniversitesi
Önemli öğrencilerJakob Sigismund Beck , Johann Gottfried Herder , Christian Jakob Kraus , Karl Leonhard Reinhold (mektup muhabiri)
Başlıca ilgi alanlarıEstetik , epistemoloji , etik , metafizik , sistematik felsefe
Önemli fikirler
İmza
Akıcı bir yazı stiliyle mürekkeple atılmış imza