20 Şubat 2026 Cuma

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri

  


 ÖNSÖZ II

Ey Aziz!

Ben de, siz sevgili okuyucularıma Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri (E. İ. Hakkı Hazretleri) gibi hitap ediyorum:

Ey Aziz!

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri adlı bu derleme çalışmamı okumaya başlamış bulunuyorsunuz. İnşallah bu maratonu bitirebilirsiniz.

Başta sosyal medya olmak üzere kapita lizmin tüm vasıtaları insanımızı 150-200 karakterlik yazıları okumaya alıştırmış bulunmaktır. Onun için bu hacimli eserimizi okumayı maratona benzettim.

Enerjinizi 310 sayfaya göre ayarlayın. Hızlı başlarsanız hem sonunu getiremez, hem de istenilen yararı sağlayamazsınız. Düşüne düşüne okuyalım. Hatta düşünmeye şimdiden başlayalım:

Kaçıncı yüzyıldayız? 21. Yüzyılda. Peki, E. İ. Hakkı Hazretleri kaçıncı yüzyılda yaşadı? 18. Yüzyılda. Peki, niye zamanımızdan 3.yy. önce yaşamış birini tanımak için zaman harcayalım? Niye mi?

Bunun için binbir sebep sayılabilir. Ama ben hiç üzerinde durulmamış bir hususu söyleyeceğim:

E. İ. Hakkı Hazretleri, meşhur eseri Marifetnameyi medresede ders olarak okutuyordu. Düşünebiliyor musunuz; matematik, geometri, mantık, astronomi, astroloji, kozmografya, kimya, fizik vb. pozitif ilimler yanında dini ilimleri de ihtiva eden müfredat nasıl bir müfredat? Bu müfredattan vaz geçilince ne oldu Osmanlı İmparatorluğu?

“Ne alâka?” diyen olur mu bilemem. Alâka şu: Bugün Liselerde var mı astronomi? Mantık derslerine, felsefeye ne kadar yer veriliyor?

E. İ. Hakkı Hazretleri’nin yaşadığı dönemlerde İstanbul’da Lâle Devri yaşanırken Anadoluda? Peki bugün?

Bugün her bakımdan kutuplaşma var mı yok mu?

Diğer kutuplaşmalar bir yana bazıları yalnız manevi ilimler diyor, bazıları yalnız pozitif ilimler. Çok az kişi de her ikisi de olmazsa olmazımız oluğunu savunuyor. Peki, senelerce önce E. İ. Hakkı Hazretleri?

Kendince doğruyu yazan E. İ. Hakkı Hazretleri’nin yanlışları yokmuydu? Vardı, hem de çok. Hem yazma yöntemi bakımından hem de ele aldığı konular bakımından.

 Duydum ki TC Milli Eğitim Bakanlığı onun eserlerinden, kendince eksik ve yanlış bulduğu yerleri çıkarıyormuş… Olur mu öyle şey… Olur tabii; çünkü eleştirel okumayı öğrenemedik bir türlü. Hafız gibi ezberliyoruz. Kim ne derse inanıyoruz.

Ne demek istiyoruz? Diyeceğimi başta söyledim: Düşüne düşüne, eleştirerek okuyacağız.

Ben değişik zamanlarda derledim bu eseri. Ön söz I ve Son Sözü de değişik zamanlarda yazdım. Doğrusu fazla alçak gönüllü davranmışım. Şimdi düşünüyorum da; uuu diyorum. O kadar kaynağı nasıl okumuşum. Ama iyi ki okumuşum. Bundan sonra, böyle tez yazar gibi yazabilmem olanaksız gibi.

“Zamanım yoktu uzun yazdım.” diyen kimdi? Benim zamanım var; ama uzmanlığım yok; onun için uzun yazdım. Gerçi özetleyebilir ve eserin altına yazan diyebilirdim; ama o güzel alıntılar hatırına derleyen deyiverdim.

Bu derlemenin yararlı olması umuduyla…

Sabahattin GENCAL,

Çekmeköy-İstanbul, 31.10.2019

 

Deme şu niçin şöyle

Yerindedir o öyle

Bak sonunda sabreyle

Mevla görelim neyler

Neylerse güzel eyler

(E. İ. Hakkı Hazretleri)

__________________________

Sabahattin Gencal (DerleyipSunan), Erzurumlu İbrahimHakkı Hazretleri, Cinius Yayınları, İstanbul, 2020

 

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN