2 Nisan 2026 Perşembe

"Her Yazı Bir Mektuptur"

  



Nurullah Ataç’ın, “Her yazı bir mektuptur.” sözünü şimdi daha iyi anlıyorum. Her yazı bir mektupsa her "günce" haydi haydi bir mektuptur. Tabii okuyana.

Güncelerde kendimizi anlatmıyor muyduk? Tamam işte. Önce, Nasılsın, iyi misin... diye başlarsın sonra da “Benden sual edersen” der ve yazarsın da yazarsın.

Bugünü de gördük ya şükürler olsun.

Üstelik yazabiliyoruz.  Arkadaşlarım bunu ölçü alıyor: Hocam yazmış demek ki iyidir, diyorlar. Sağ olsunlar.

Eskiden günce yazanlar rahattı, serbestti. İstediği gibi ve istediği kadar yazarlardı. Gerçi biz de paylaşmamış olsaydık daha rahat yazardık. Ama mademki paylaşıyoruz. Okuyucunun rahatını bozmamak görevimiz. Başka bir görevimiz daha var. Zamanını harcayan okuyucuya en azından kalıcı bir cümle yazabilmektir. Hocadan aldığım mektupta şöyle yazıyor, diyebilmeli okuyucu.

Bu mektup çağrışımı mektup zarfı getirdi aklıma. Görsel olarak yakışır. Hep kendi yaşlılık fotoğraflarını kullanmam biraz ters oluyor. Öyle ya yaşlı fotoğraf, genç fikir. Uzatmayalım: Ücretsiz fotoğraflar deposuna gittim.

Binlerce zarf resmi arasında birini seçiyorum, o sponsorlu diyor. Peki devam ediyorum birini daha seçiyorum, yok o da sponsorlu. Sponsorlu ne demekse… Birkaç zarf resmi seçtim.

Bu kez bilgisayarımdaki bir programla arkasına gönderen Sabahattin Gencal… yazdım. Tam "kaydet" dediğimm. "Yazı ekledin (ismini unuttum şey) yükselt", dedi. Yani iş yine paraya dayanıyor. Onları da kınıyor değilim ama kuruş çıkmaz…

Böyle uğraşınca zamanı yedim. Yedim de nereden geldi aklıma. Yemek saatim yaklaştı da ondan mı? Biz her şeyi yiyoruz. Öğrencilerimizi, genç değerlerimizi ve de zamanımızı. Bu arada “Yedirmeyiz!” diyenler de var. Allah’ım (cc) aklıma mukayyet ol. Bir kere de öğrencilerimizi harcatmayız, deyin veya son senelerde kazaya uğrayan veya kim vurduya gidenler için geri planlarda ne olup bittiğini öğrenmek isteyin… Siyasete mi girmiş oluyoruz?

Kim demişti bilmiyorum. Bir nehre mi girmek istiyorsunuz. İki ayağınızı birden sokmayınız. Ne olur ne olmaz. Önce birini, sonra tehlike yoksa diğerini. İşte ben de siyasi konulara önce sağ ayağımla giriyorum. Ama sakınca gördüğüm için sol ayağımla girmek nasip olmadı.

İşe bak sen. Ayak metaforu yapmak aklımın ucundan bile geçmemişken okkalı bir metafor oldu. Tevekkelli bazı arkadaşlar beni solcu olarak... Oysa ben sağı da solu da, seni de onu da kucaklamak isteyen; “İyi yurttaş, iyi insan” yetiştirmek isteyen bir aciz emekli öğretmenim.

Aslında bugün günlük etkinliklerimden söz edecektim. Ama olmadı. Bildiğiniz gibi olmayınca… Ha merak edenlere sol baştaki arşivimiz açıktır.

Açık olmak… şeffaflık iyidir, değil mi? Bu arada asistanın AI bir hediye paketi gibi dipnot hazırladı. Okunmaya değer.

Keşke her yazımız okunmaya değer olsaydı.

Tekrar selam eder, iyi olmanızı Allah’tan (cc) dilerim.

Sabahattin Gencal, İstanbul, 02. 04. 2026

_______________________


AI Bakışı

Şeffaflık (saydamlık), kurumların, yönetimlerin veya bireylerin eylemlerini, kararlarını ve işleyiş mekanizmalarını açık, dürüst ve hesap verebilir bir şekilde toplumun bilgisine sunmasıdır. Hile ve yolsuzluğu engelleyen, güveni artıran, denetlenebilirliği sağlayan demokratik ve etik bir ilkedir. 

TechTargetTechTarget +3

Şeffaflığın Temel Özellikleri:

·                     Hesap Verebilirlik: Alınan kararların gerekçelerinin açıklanabilir olması.

·                     Erişilebilirlik: Bilgi ve belgelerin herkes tarafından kolayca ulaşılabilir olması.

·                     Açıklık ve Dürüstlük: İş veya yönetim süreçlerinde gizli ajandaların olmaması.

·                     Denetlenebilirlik

:

 Kamu veya bireylerin, kurumsal işleyişi kontrol edebilmesi.

 

TechTargetTechTarget +4

Kullanım Alanları:

1.               Devlet ve Kamu Yönetimi: Vatandaşların devlet işleyişine nüfuz edebilmesi ve hukuk devletinin korunması.

2.               Ekonomi ve Piyasa: Piyasa verilerinin ve şirket bilgilerinin şeffaf olması, hileli eylemlerin engellenmesi.

3.               Kişisel Verilerin Korunması: Veri sahibinin verilerinin nasıl işlendiğini görebilmesi. 

JurixJurix +3

Şeffaflık, güveni inşa eden ve şaibeyi yok eden temel bir unsurdur. 

 

"Aklın Sürgünü: İbn Rüşd"

 


Mustafa Yeneroğlu tarafından kaleme alınan "Aklın Sürgünü: İbn Rüşd" başlıklı yazı, büyük İslam alimi İbn Rüşd’ün düşünce dünyasını, yaşadığı trajik sürgünü ve bu sürecin İslam dünyası üzerindeki kalıcı etkilerini ele almaktadır. Yazının sistematik özeti aşağıdadır:

1. İbn Rüşd'ün Kimliği ve Entelektüel Mirası

  • Bir Âlimler Hanedanı: 1126’da Kurtuba’da doğan İbn Rüşd, başkadılık yapmış saygın bir aileden gelir. Kendisi de fıkıh, tıp, astronomi ve felsefe alanlarında derinleşmiş, Kurtuba’da başkadılık ve saray hekimliği yapmıştır.

  • Aristoteles Şerhleri: Halife I. Ebû Ya'kūb Yûsuf’un teşvikiyle Aristoteles’in eserlerini şerh etmeye başlamış; Batı dünyasında "Büyük Yorumcu" (Commentator) olarak tanınmasını sağlayacak devasa bir külliyat oluşturmuştur.

2. Temel Düşüncesi: Akıl ve Vahiy Uyumu

  • Felsefe Bir Zorunluluktur: İbn Rüşd’e göre felsefe yapmak (evreni akılla anlamaya çalışmak) dini bir görevdir. Kur’an’ın insanı düşünmeye ve araştırmaya çağırdığını savunur.

  • Hakikat Çatışmaz: Yazarın "Hakikat, hakikate aykırı düşmez" düsturuyla özetlediği üzere; akıl (burhan) ile ulaşılan sonuçlar vahiy ile çelişmez. Eğer bir çelişki görünüyorsa, bu nasların (metinlerin) yeniden yorumlanması (te'vil) gerektiğine işarettir.

  • Gazzâlî’ye Yanıt: Gazzâlî’nin felsefeye yönelik eleştirilerine Tehâfütü’t-Tehâfüt eseriyle karşılık vermiş, nedensellik ilkesini savunarak aklın ve bilginin imkanını korumaya çalışmıştır.

3. Sürgün ve Düşüş Süreci

  • Siyasi Baskılar ve Ulema Çatışması: Muvahhidî Devleti'nin dış baskılar (Kastilya Krallığı) altında olduğu bir dönemde, Halife Yakub el-Mansur halk desteğini sağlamak için tutucu Mâlikî fakihlerin taleplerine boyun eğmiştir.

  • Kitapların Yakılması: İbn Rüşd 1195'te "Yahudi şehri" olarak bilinen Lüsena'ya sürgün edilmiş, felsefi eserleri Kurtuba meydanında yakılmıştır. Bu olay, sadece bir alimin cezalandırılması değil, "akıl ile kurulan köprünün" de yıkılması olarak nitelendirilir.

4. Batı’da İbn Rüşd (Averroes) Etkisi

  • Latince Çeviriler: İslam dünyasında dışlanmaya başlanan İbn Rüşd, Batı’da (Toledo çeviri merkezi kanalıyla) keşfedilmiş ve Avrupa üniversitelerinin müfredatına girmiştir.

  • Averroizm Akımı: Paris’ten Bologna’ya kadar geniş bir çevrede etkisi görülmüş; modern Avrupa düşüncesinin ve skolastiğin şekillenmesinde kurucu bir otorite olmuştur.

5. Günümüz İçin Çıkarımlar ve Eleştiri

  • Kaybolan Akıl: İslam dünyasının bugünkü krizlerini sadece dış müdahalelerle değil, kendi aklını "sürgüne göndermesiyle" de açıklamak gerekir. Soru sormayı ve yorumu tehlikeli gören zihniyet; hukuku, siyaseti ve dini düşünceyi nefessiz bırakmıştır.

  • Sonuç: Yazı, İbn Rüşd’ün mirasının bir ideolojik tutumdan ziyade bir "entelektüel cesaret" (soru sorma ve gerekçe isteme cesareti) gerektirdiğini belirterek sonlanır. İslam dünyasının yeniden bir "akıl meydanı" kurması gerektiği vurgulanır.

Cesaretin Şarkısı

 


Korkular - Cesaretin Şarkısı

Bu şarkı, içimizdeki korkularla yüzleşmenin ve cesareti bulmanın bir ifadesidir. Hayatın getirdiği zorluklarla başa çıkarken, korkulara teslim olmadan ilerlemenin gücünü anlatıyor. Her yeni gün, yeni umutlar ve fırsatlar sunar. Korkmadan, cesurca adım atmak için bu şarkıda kendi yolculuğunuzu bulacaksınız.


Şarkı Sözleri:

Korkmaktan korkmakla olmaz Düşünceler karışır Yıldızlar kayar gökyüzünde Gece sessiz İçinde fırtına Zaman akar geçer Kalbimden döner anılar Geçmişi bırak geride Yarın yeni umutlar Korkulara diren Cesareti bul içinde Gözlerini kapat ve dinle Korkmadan devam et yine Düşler peşinde koşmalı Rüzgârla dans etmeli Ay ışığında yürümeli Karanlıkta kaybolmamalı Bir adım at ileri Korkuların erir gider Hayat beklemez seni Korkmadan devam et yine Korkulara diren Cesareti bul içinde Gözlerini kapat ve dinle Korkmadan devam et yine Ahmet Gencal 10.09.2024


Kimseye Etmem Şikayet

 


Kimseye Etmem Şikayet

Kimseye Etmem Şikayet · Müzeyyen Senar · Kutsi Erguner Assamble Diva ℗ 1996 İmaj Music Released on: 1996-01-01 Producer: Cemal Noyan Auto-generated by YouTube.

Epiktetos'tan Vecize

 


                                                                  Epiktetos Vecize