SUNUŞ
Türkiye Cumhuriyeti
Cumhurbaşkanlığı Resmî Yazışmalarda Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmelik Kılavuzu’nun 43. sayfasında bir söz dikkati çekiyor:
“Resmî yazı öğrenci karnesi gibidir: Yazıyı hazırlayan kamu personelinin
ve yazının sahibi idarenin kalitesini ve başarısını muhatabına yansıtır.”
“Öğrenci karnesi” kimin dikkatini çekmez, karne notunu kim merak
etmez, kim düşünmez?
Karnesini, öğretimde öğrencinin
bilgisinin, başarısının değerlendirilmesinde kullanılan en yüksek derece olan
PEKİYİ notuyla doldurmak isteyenler, yazı yazmanın bu arada resmî yazı yazmanın
kurallarını öğrenmelidir.
İster Resmî olsun, ister
edebî olsun yazma kuralları, bir kişiye öğretilemez; ancak kişi isterse
öğrenir.
Resmî yazışmalarda uygulanacak usul ve
esaslar nereden öğrenilebilir?
Nereden öğrenilmez ki? Resmî Yazışmalarda Uygulanacak Usul ve
Esaslar Hakkında Yönetmelik (1920) var. Bu yönetmelik maddelerinin
detaylandırılması ve uygulama esaslarının daha kapsamlı ifade edilebilmesi
amacıyla yayımlanan yukarıda anılan “Kılavuz” var.
Bakanlıklar, Kılavuzdaki bilgileri
kendi özellikleri doğrultusunda ilgililere öğretmek için birçok broşür basmış
ve birçok seminer notlarını yayınlamışlardır. Üniversiteler ve bazı kuruluşlar
da benzer etkinlikte bulunmuşlardır. Cumhurbaşkanlığı sitesinde de (https:// www.tccb.gov.tr/Resmîyazisma)
konuyla ilgili birçok eğitim videosu vardır. Ayrıca imlâ (yazım) kılavuzları,
sözlükler, dilbilgisi kitapları, kompozisyon kitapları okunmayı bekler...
Tabii, bir de Gencal’ın bin bir
emekle hazırladığı “Resmî Yazışma
Kuralları” adlı kitabı var.
Bu eser 2007’de hazırlandı ama
bastırılamadı. Ne zamanki bastırmaya niyet edildi ilgili yönetmelik değişikleri
oldu. Nasıl ki kaçan balık büyük olursa bastırılamayan eser de sıkıntı olur...
İlgili yönetmelik esaslı bir
biçimde değiştirilince artık sözü edilen eseri gün yüzüne çıkarmanın zamanı
gelmiş oldu. Ancak bazı eklemelerle takviyeli olarak okurların huzuruna
çıkıyor. Eklemeler öyle böyle değil:
“Açık, anlaşılabilir, kısa ve
olabildiğince öz anlatım benimsenmeli, Herkesçe bilinen Türkçe kelimeler tercih
edilmeli, Türkçe dil bilgisi ve yazım kurallarına uygunluk sağlanmalı.”
“Belge, Türk Dil Kurumu tarafından
hazırlanan Yazım Kılavuzu ve Türkçe Sözlük’ün güncel yayımı esas alınarak dil
bilgisi kurallarına göre anlamlı ve özlü olarak yazılır. Belge içinde zorunlu olmadıkça yabancı kelimeye yer verilmez,
verildiği durumda ise parantez içinde anlamı belirtilir. Ancak ...” (s. 170, İlgili
Yönetmelik, madde: 16, fıkra 8)
Gerek yönetmelikte gerekse
kılavuzdaki en önemli, püf noktası denilebilecek noktası “Zorunlu olmadıkça
yabancı kelimeye yer verilmez.” sözüdür ki bunun sözde kalmaması için Gencal,
kitabına Yabancı Kelimelere Karşılıklar,
Sıklıkla Hatalı Yazılan Bazı Kelimeler ve Sıkça Karıştırılan Bazı Sözler vb.
eklemiştir.
Bu arada, her ne kadar Türk Dil
Kurumu yayımları esas alınacaksa da bazı otoriterlerin düşünceleri de var. Bu
konuda “Üzerinde Otoritelerce Anlaşmazlık Olan Bazı Yazımlar” başlığı ile
birkaç kelime yazılmışsa da ayrıntıya girilme gereği duyulmamıştır.
Birkaç hususu da belirtmekte yarar
görülmüştür:
Nedense birçok okuyucu
“içindekiler” bölümünü okumaz. Oysa ihmal edilmemesi gereken bir konudur bu.
İçindekiler o kadar ayrıntılı yazılmıştır ki hem içerik hakkında tam bilgi
edinilebilsin hem de istenilen yazı, konu, madde vb. sayfasına gidilebilsin.
Leonardo Da Vinci’nin “Bilim kaptan, pratik tayfadır.” sözü
yabana atılmasın. Yani bol bol alıştırma yapılmalıdır.
Bu sunuşta yer yer birinci kişi
ağzı kullanılmış; samimiyet gösterilmiştir. Bu hiç kimseyi aldatmasın. Resmî yazılar, üçüncü kişi ağzından
yazılır; ayrıca kişisel yaklaşımlar olmaz.
Bu kitabın roman gibi
okunamayacağını, el altında bulundurulması gerektiğini hatırlatmaya gerek var
mı?
Bu kitabın yararlı olması umulur.
Sabahattin GENCAL,
Çekmeköy-İstanbul, 14. 01. 2014
______________________________________
SabahattinGencal, Resmî Yazışma Kuralları, Cinius Yayınları, İstanbul, 2024
