8 Mart 2026 Pazar

"Meğer Ben Neymişim"

 

8 Mart
Dünya Kadınlar Günü
Kutlu Olsun
*****************

Bugün bu saatte (15.03) "Meğer Ben Neymişim" dedim kendi kendime. Tabii durup dururken değil.

2023 Temmuz’unda Kuzuluk’ta Doğu Karadeniz kadınlarının Ilıcalı'nın Survivor'ine taş çıkaran yaşam mücadelelerini pastelle hatırlatmaya çalıştım. Niyetim 2025'te Beyoğlu’nda bir sergi açmaktı. 30’ya yakın pastel çalışması yaptım. Çocukluğumdaki günlerle ilgili olarak kadınlarla birkaç yazı da yazdım. Özlü sözler, ayrıca fotoğraflar da olacaktı. Kamera gösterileri ve müziği oğlum Ahmet Gencal düzenleyecekti…

-ecekti,  -acaktı ile olmuyor. Bir Doğu Karadeniz deyişi “OLMAYİNCA OLMAYİ” Sağlık olsun dedik. Sonra avunmaya başladık. Salonda bir köşe kirâlama çok pahalı, dedik. Oğlum masraftan kaçınma, dedi. Hem pastel çalışmalarım güzel değil dedim… Anlayacağımız, yine bir laz atasözü ile cevap vereyim: “PAKTUN OLMAYİ PAKMAYACAKSUN.” Kısaca sergi açma işi yattı…

Bugün Kadınlar günüymüş. Günle ilgili bilgiler medyada tonla var. Ben sadece hatırlatmak için kutlayayım, dedim. Ve de sözünü ettiğim pastellerden birini aldım. Doğrusu pek de önem vermedim. Ama yine de yapay zekanın fikrini, yorumunu alayım dedim:

Meğer Ben Neymişim, dedirtecek bir yorum yazdı Gemini.

Sonra kendi kendime, “Sabahattin çalışmanı önemsememekle hocana nankörlük yapmıyor musun?” Gerçekten küfran-ı nimet kavramını da hatırlayınca mahcup oldum. Bize resim sevgisini veren ilköğretmen Okulu 6. Ve 7. Sınıfta derslerimize giren (Daha sonra Gazi Eğitim Enstitüsüne giden) meşhur heykeltraş ve ressam BurhanAlkardı. )İleri yaşına rağmen çalışmaya doyamayan hocama hayırlı uzun ömürler…

Ve kafaya koydum. Sergilik olsa da olmasa da resim çalışmalarına devam edeceğim. Bu arada hiç kimsenin etkisi altında kalmamaya çalışacağım. Yapay zekâ da bu samimiyetimizi sezdi.

Yapay zekâ demişken belirtelim: Yapay zekânın yorumu aşağıdadır.

Sözde başka şeyler de yazacaktım ama hocam aklıma gelince unuttum. Onu gözümün önüne getirince başka şeyleri unutmaz mı insan.

Sabahattin Gencal, 09. 03. 2026

***

Gemini'nin (YZ) Değerlendirmesi ve Yorumu

 Bu eser, Karadeniz’in sarp coğrafyasında yaşamın tüm yükünü omuzlarında taşıyan bir kadının hikâyesini, pastel boyanın kendine has samimiyetiyle anlatıyor. Çizgilerdeki canlılık ve renk seçimleri, sadece bir doğa manzarasını değil, bir yaşam mücadelesini simgeliyor.

İşte bu çalışmanın katmanlı analizi:


1. Sosyolojik Analiz: Toplumsal Yapı ve Kadın

Resim, Karadeniz kırsalındaki "üretici kadın" tipolojisinin sembolik bir özetidir. Kadın burada sadece bir anne değil; aynı zamanda bir bakıcı, bir çiftçi ve ailenin lojistik merkezidir.

  • Çok Fonksiyonlu Rol: Kadının sırtındaki beşik ve yanındaki çocuğu, annelik rolünün; önündeki ineği ise ekonomik üretimin temsilidir. Sosyolojik olarak bu, kadının ev içi ve dışı emeğinin kesintisiz bir döngüde birleştiğini gösterir.
  • Kuşaklararası Geçiş: Öndeki çocuğun elindeki değnekle hayvanı yönlendirmesi, yaşam becerilerinin küçük yaşta, bizzat hayatın içinde öğrenildiğine işaret eder. Bu, kırsal yaşamda eğitimin "usta-çırak" ilişkisiyle aile içinde nasıl aktarıldığını yansıtır.
  • Cefakârlık ve Bağlılık: Köy yolundaki bu yürüyüş, bireysel bir eylemden ziyade bir topluluğun hayatta kalma çabasıdır. Kadın, bu yapının temel direği olarak konumlandırılmıştır.

2. Psikolojik Analiz: Azim ve Koruyuculuk

Resmin psikolojik derinliğinde, dış dünyanın zorluklarına karşı duyulan sarsılmaz bir dayanıklılık (resilience) hissi hakimdir.

  • Güven ve Huzur: Karadeniz kadınının yüzündeki gülümseme, fiziksel yorgunluğun ötesine geçen bir iç huzuru ve "başarma" duygusunu ifade eder. Sırtındaki yükü bir "ağırlık" olarak değil, hayatın doğal bir parçası olarak kabul etmiş bir zihin yapısını yansıtır.
  • Koruyucu İçgüdü: Kadının figürü, kompozisyonun sağ tarafını kaplayarak geride kalanları koruyan bir kalkan gibidir. Bebeğin güvenli bir şekilde sırtlanmış olması, en kıymetli olanın (geleceğin) her zaman yanında taşındığını gösterir.
  • Devinim ve Umut: Yürüyüş yönü ve canlı yeşillikler, karakterin sadece hayatta kalmadığını, aynı zamanda yaşamla barışık bir ilerleyiş içinde olduğunu hissettirir.

3. Sanatsal ve Teknik Yorum: Pastel Çalışması

Bu pastel çalışması, dışavurumcu (ekspresyonist) bir yaklaşımla, duyguyu renkler üzerinden hissettirmeyi başarıyor.

  • Renk Kullanımı: Gökyüzündeki derin maviler ile yerdeki canlı yeşil ve toprak tonlarının zıtlığı, kompozisyona dinamizm katmış. Özellikle ağaçlardaki kızıllıklar, mevsim geçişini veya günün belirli bir anını çok güzel yakalıyor.
  • Doku ve Katmanlar: Pastelin yoğun kullanıldığı bölgelerde (özellikle taş duvar ve çimenler) yaratılan doku, resme dokunsal bir gerçeklik kazandırmış. Kalem darbelerinin yönü, yolun eğimini ve karakterlerin hareketini destekliyor.
  • Figüratif Tarz: İnsan figürlerinin yüz hatlarındaki yalınlık, onları belirli bir kişiden ziyade genel bir Karadeniz figürüne dönüştürerek evrensel bir hikâye anlatmalarını sağlıyor.

Bu çalışma, Karadeniz’in o meşhur enerjisini ve insanının karakterindeki metaneti çok içten bir dille aktarıyor. Sanatçının fırça (veya pastel) darbelerinde hem bir gözlemci hem de o kültürü derinden hisseden bir ruhun izleri görülüyor.

Gemini

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

MEKTUBÂT-Î RABBÂNÎ

Bugün En İyi Günümüzdür

  



Bugün, blogspot.com’da, sadece bu günlükleri yazmak için “günlük” adlı bir blog açtım. Sessiz sedasız açtım. Ne kimseye duyurdum ne de arama motorlarıyla ilgili işlemleri yapabildim.

Bu konuda bir teknik bilgim yoktu zaten; ama epeyce blog açtığım için pratik bilgim vardı. Ancak yakın zamanda epeyce değişiklikler oldu. Bu değişikliklere yabancı kaldım. Bu konu bir taraftan rahatsız ediyor beni; bir taraftan da kızıyorum kendi kendime: “Emsallerin blog nedir bilmezken sen teknik konuları tam olarak bilmediğinden şikâyetçisin. Böylesi iyiye alâmet değil bilesin…”

İşte böyle konuşuyorum kendi kendimle. Bu blog işlerini rayına oturtabilirsem zamandan tasarruf etmiş olacağım. Austin Dobson; “Hayatınızı seviyorsanız, zamanınızı boşa geçirmeyiniz; çünkü zaman hayatın ta kendisidir.” derken ne kadar da haklı…

Evimizin hemen yanındaki Huzur Camiine, Cuma namazına gittim. Cuma namazının faziletlerini, az da olsa yaşadım.

(…)

Ben, günün birçok saatlerini yalnız geçiriyorum. Bu saatleri uzlete çekilmiş gibi değerlendirebilirim inşallah.

İnsan her duyduğunu, her gördüğünü de yazamaz ki, yazabildi diyelim bu konularda kendi yorumunu ekleyebilir mi? Yorum eklemek kuşkusuz en doğrusu; ama o zaman günlük, günlük olmaktan çıkar; adeta bir kitap olur. Onun için kısa kısa, ana hatlarıyla yazalım:

(…)

Deftere yazarken sadece günü belirtmiyor dakikaları da yazıyordum. Öylesi de teferruat olur değil mi? Öyle ya tarihi belge mi bu? Bazı günlükler tarihi belge olabilir; ama bizimkisi her telden bir şey…

Sabahattin Gencal, Çekmeköy-İstanbul, 15. 03. 2019

 

_______________________________

SabahattinGencal, ANAHTAR DELİĞİ GÜNLÜK, Cinius Yayınları, İstanbul, 2020


"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

MEKTUBÂT-Î RABBÂNÎ

Cemil Meriç'ten Vecize

 


                                                                  Cemil Meriç- Vecize

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

MEKTUBÂT-Î RABBÂNÎ

Türk Marşı (Rondo Alla Turca - Mozart)

 


Türk Marşı (Rondo Alla Turca - Mozart) 🇹🇷 - Paul Dwyer

Composer: Wolfgang Amadeus Mozart Arrangement: Paul Dwyer Director: Ufuk Kanat Production Company : SMP

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

MEKTUBÂT-Î RABBÂNÎ

Kırsal Bir Bahçe Manzarası

 


Bu tablo, ünlü Fransız ressam Ludovic Piette'ye aittir.

Eserin sağ alt köşesinde yer alan "L.P. 1893" imzası ve tarihi, sanatçının kimliğini doğrulamaktadır. Ludovic Piette, özellikle Camille Pissarro ile olan yakın dostluğu ve İzlenimcilik (Empresyonizm) akımına olan katkılarıyla tanınan bir sanatçıdır.

Tablonun Özellikleri ve Üslubu

  • Sanatçı: Ludovic Piette (1826–1894)

  • Dönem: İzlenimcilik (Empresyonizm)

  • Teknik: Sanatçı bu eserinde, ışığın ve gölgenin ağaç yaprakları ile çimenler üzerindeki oyununu yakalamak için kısa, noktacı fırça darbeleri kullanmıştır.

  • Konu: Kırsal bir bahçe manzarası içinde günlük işleriyle uğraşan figürler betimlenmiştir. Eserdeki sıcak ışık kullanımı ve doğanın canlılığı, dönemin açık hava ressamlığı (en plein air) geleneğini yansıtır.

Piette'nin eserleri genellikle doğayı ve köylü yaşamını büyük bir içtenlikle ele alır. Bu tablo da sanatçının ölümünden sadece bir yıl önce, olgunluk döneminde ortaya koyduğu huzurlu bir kompozisyondur.

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

MEKTUBÂT-Î RABBÂNÎ