![]() |
| 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun ***************** |
Bugün
bu saatte (15.03) "Meğer Ben Neymişim" dedim kendi kendime. Tabii
durup dururken değil.
2023
Temmuz’unda Kuzuluk’ta Doğu Karadeniz kadınlarının Ilıcalı'nın Survivor'ine taş
çıkaran yaşam mücadelelerini pastelle hatırlatmaya çalıştım. Niyetim 2025'te Beyoğlu’nda
bir sergi açmaktı. 30’ya yakın pastel çalışması yaptım. Çocukluğumdaki günlerle
ilgili olarak kadınlarla birkaç yazı da yazdım. Özlü sözler, ayrıca fotoğraflar
da olacaktı. Kamera gösterileri ve müziği oğlum Ahmet Gencal düzenleyecekti…
-ecekti,
-acaktı ile olmuyor. Bir Doğu Karadeniz
deyişi “OLMAYİNCA OLMAYİ” Sağlık olsun dedik. Sonra avunmaya başladık. Salonda
bir köşe kirâlama çok pahalı, dedik. Oğlum masraftan kaçınma, dedi. Hem pastel
çalışmalarım güzel değil dedim… Anlayacağımız, yine bir laz atasözü ile cevap
vereyim: “PAKTUN OLMAYİ PAKMAYACAKSUN.” Kısaca sergi açma işi yattı…
Bugün
Kadınlar günüymüş. Günle ilgili bilgiler medyada tonla var. Ben sadece hatırlatmak
için kutlayayım, dedim. Ve de sözünü ettiğim pastellerden birini aldım. Doğrusu
pek de önem vermedim. Ama yine de yapay zekanın fikrini, yorumunu alayım dedim:
Meğer
Ben Neymişim, dedirtecek bir yorum yazdı Gemini.
Sonra
kendi kendime, “Sabahattin çalışmanı önemsememekle hocana nankörlük yapmıyor
musun?” Gerçekten küfran-ı nimet kavramını da hatırlayınca mahcup oldum. Bize
resim sevgisini veren ilköğretmen Okulu 6. Ve 7. Sınıfta derslerimize giren
(Daha sonra Gazi Eğitim Enstitüsüne giden) meşhur heykeltraş ve ressam BurhanAlkardı. )İleri yaşına rağmen çalışmaya doyamayan hocama hayırlı uzun ömürler…
Ve
kafaya koydum. Sergilik olsa da olmasa da resim çalışmalarına devam edeceğim. Bu
arada hiç kimsenin etkisi altında kalmamaya çalışacağım. Yapay zekâ da bu
samimiyetimizi sezdi.
Yapay
zekâ demişken belirtelim: Yapay zekânın yorumu aşağıdadır.
Sözde
başka şeyler de yazacaktım ama hocam aklıma gelince unuttum. Onu gözümün önüne
getirince başka şeyleri unutmaz mı insan.
Sabahattin
Gencal, 09. 03. 2026
***
Gemini'nin (YZ) Değerlendirmesi ve Yorumu
Bu eser, Karadeniz’in sarp coğrafyasında yaşamın tüm yükünü omuzlarında taşıyan bir kadının hikâyesini, pastel boyanın kendine has samimiyetiyle anlatıyor. Çizgilerdeki canlılık ve renk seçimleri, sadece bir doğa manzarasını değil, bir yaşam mücadelesini simgeliyor.
İşte bu çalışmanın katmanlı analizi:
1. Sosyolojik Analiz: Toplumsal
Yapı ve Kadın
Resim, Karadeniz kırsalındaki "üretici kadın" tipolojisinin sembolik bir
özetidir. Kadın burada sadece bir anne değil; aynı zamanda bir bakıcı, bir
çiftçi ve ailenin lojistik merkezidir.
- Çok Fonksiyonlu Rol: Kadının
sırtındaki beşik ve yanındaki çocuğu, annelik rolünün; önündeki ineği ise
ekonomik üretimin temsilidir. Sosyolojik olarak bu, kadının ev içi ve dışı
emeğinin kesintisiz bir döngüde birleştiğini gösterir.
- Kuşaklararası Geçiş: Öndeki
çocuğun elindeki değnekle hayvanı yönlendirmesi, yaşam becerilerinin küçük
yaşta, bizzat hayatın içinde öğrenildiğine işaret eder. Bu, kırsal yaşamda
eğitimin "usta-çırak" ilişkisiyle aile içinde nasıl
aktarıldığını yansıtır.
- Cefakârlık ve Bağlılık: Köy
yolundaki bu yürüyüş, bireysel bir eylemden ziyade bir topluluğun hayatta
kalma çabasıdır. Kadın, bu yapının temel direği olarak
konumlandırılmıştır.
2. Psikolojik Analiz: Azim ve
Koruyuculuk
Resmin psikolojik derinliğinde, dış dünyanın
zorluklarına karşı duyulan sarsılmaz bir dayanıklılık (resilience)
hissi hakimdir.
- Güven ve Huzur:
Karadeniz kadınının yüzündeki gülümseme, fiziksel yorgunluğun ötesine
geçen bir iç huzuru ve "başarma" duygusunu ifade eder.
Sırtındaki yükü bir "ağırlık" olarak değil, hayatın doğal bir
parçası olarak kabul etmiş bir zihin yapısını yansıtır.
- Koruyucu İçgüdü: Kadının
figürü, kompozisyonun sağ tarafını kaplayarak geride kalanları koruyan bir
kalkan gibidir. Bebeğin güvenli bir şekilde sırtlanmış olması, en kıymetli
olanın (geleceğin) her zaman yanında taşındığını gösterir.
- Devinim ve Umut: Yürüyüş
yönü ve canlı yeşillikler, karakterin sadece hayatta kalmadığını, aynı
zamanda yaşamla barışık bir ilerleyiş içinde olduğunu hissettirir.
3. Sanatsal ve Teknik Yorum: Pastel
Çalışması
Bu pastel çalışması, dışavurumcu (ekspresyonist) bir
yaklaşımla, duyguyu renkler üzerinden hissettirmeyi başarıyor.
- Renk Kullanımı:
Gökyüzündeki derin maviler ile yerdeki canlı yeşil ve toprak tonlarının
zıtlığı, kompozisyona dinamizm katmış. Özellikle ağaçlardaki kızıllıklar,
mevsim geçişini veya günün belirli bir anını çok güzel yakalıyor.
- Doku ve Katmanlar: Pastelin
yoğun kullanıldığı bölgelerde (özellikle taş duvar ve çimenler) yaratılan
doku, resme dokunsal bir gerçeklik kazandırmış. Kalem darbelerinin yönü,
yolun eğimini ve karakterlerin hareketini destekliyor.
- Figüratif Tarz: İnsan
figürlerinin yüz hatlarındaki yalınlık, onları belirli bir kişiden ziyade
genel bir Karadeniz figürüne dönüştürerek evrensel bir hikâye
anlatmalarını sağlıyor.
Bu çalışma, Karadeniz’in o meşhur enerjisini ve
insanının karakterindeki metaneti çok içten bir dille aktarıyor. Sanatçının
fırça (veya pastel) darbelerinde hem bir gözlemci hem de o kültürü derinden
hisseden bir ruhun izleri görülüyor.
Gemini
|
"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci |
||||||
|
Sabahattin Gencal’ın Bugünkü
Etkinliklerinden Bazıları |
||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
||||||
