28 Mart 2026 Cumartesi

“Çöplükte Çil Çil Altınlar”

 



Yine sabah sabah girdim internet dünyasına.

Dıştaki savaşları içteki dolapları okudum bir bir.

Bana yazacak bir şey bırakmadılar. Daha doğrusu, diğer yazarlardan farklı bir şey yazamadım. Bir Doğu Karadeniz deyişiyle yazalım: “Olmayince olmayi

Kahvaltı için televizyonlu salona geçtim. Kanal kanal gezerken bir kanalda kaldım. Hem de kalakaldım. Bir “görüşün” tarihini anlatıyorlardı. Meğer ortanın tam merkezinde bir görüşmüş. Zamanımızda kıyıda köşede bir konuma yerleştirmişti onu medya. Ah bu medya!

Yine bir deyiş: “Paktun olmayi pakmayacaksun.”

Ben de bakmamaya karar verdim. Daha doğrusu bakıp gördüklerimi yazmamaya. Peki, ya ne yazayım?

Ne yazarsan yaz bugünkü medyamızdan daha …

Sadede gel. Ciddi ol. Çöp gibi de olsa…

Gazetelerde “çöp evler” haberleri okumuşuzdur. Tıpkı benim ev gibi. Defterlere, kâğıtlara aldığım alıntılar… Bilgisayarda sonradan okurum, değerlendiririm diye aldığım alıntılar… Bir tarih bunları “Paketlenmiş Çerçöp” ve “Tabula Rosa” adlı kitaplarla      okuyuculara postalamıştım.

Can çıkmadan huy çıkmaz demişler. Yine birikti çöpler. Bunlardan da kitap yapacak değilim ya. İstesem de olmaz. Ne olur? Böyle Medyaya “pakmaduğum” zamanlarda yazılara eklemek, iliştirmek.

Haa, aklıma geldi. Okuduğum haberler arasında, bir adamın çöpte çil çil altınlar bulduğu da yazılı…

Bizim çöplükte de altın bulunur, demek istemiyorum. Zaten ne yazacağımı henüz bilmiyorum. Açacağım defteri ya da kâğıtları ne gelirse bahtımıza:

Bir kere söz verdim. Söz vermeseydim karşıma çıkan alıntıları atlayıverecektim.

“Bir İletişim Aracı Olarak KUR’ANDA BEDEN DİLİ”

Prof. Dr. Necati Kara

Ensar Neşriyat, İstanbul, 2015


17 yaprak alıntı yapmışım. Kitabın hangi sayfasından alındığını yazmayı da ihmal etmemişim.


Peşi sıra gelen alıntılara gelince;

PEYGAMBERİMİZİN (s.a.v.) BEDEN DİLİ

Mustafa Karataş

Timaş Yayınları, 1. Baskı, 2012, İstanbul.

Bundan da 4 yaprak.

Bunlar unutulacak notlar mıydı?

Şimdi hatırlıyorum: 2019’da Beden Dili ve Diksiyon kursuna gitmiştim. Çok güzel örnekler gösterildi. Eğitmenimiz de mükemmeldi. Allah razı olsun. Ama örnekler hep batıdan verildiği için hep yapmacık gelmişti bana ve ben de bir kitap yazmak istemiştim. Teorik çalışmalara başlamıştım bile. Ama 2020’de Covid19’a yakalandık. Allah’a şükür ölümden döndüm ama unutkanlık ve kalp ritim bozukluğu hatıra olarak kaldı. Bir de şişmanlık ve evden çıkamama.

Her şeyde bir hayır var derler ki doğrudur.

Bugün bir şey yazamamaktan memnunum. Çünkü çöpte altın bulmuş gibi oldum. Söz vermeyeyim. Artık bundan sonra böyle bir kitap yazamam ama hiç değilse dişe dokunur bir makale yazarım inşallah.

Gözyaşlarım nenin nesi bilemiyorum. Ne sevinç gözyaşları ne de üzüntü göz yaşları ama bir sebebi vardır.

Merakı gidermek için yukarıda sözünü ettiğim Kara’nın kitabından bir alıntı:

Anlamı olmayan hiçbir davranış yoktur. Zira şuursuzca yapılan davranışlar da şuursuzluğun ifadesidir.” (s: 006)

İşte böyle durumlar da oluyor hayatımda…

Sabahattin Gencal, İstanbul, 28. 03. 2026

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

MEKTUBÂT-Î RABBÂNÎ

 

 

 

İnsan

 


İnsan; anılarını dillendiremezmiş 

Hani elma oturmuş gibi boğazına


İzleyeceğiniz bu videoyu; "Sevgiyle ve Dostça..." diyen bir gönül adamı hazırlamıştır . 

By Kaptan, Kaptanım!.. 

Çok teşekkür ederim...    / baykaptancom   www.instagram.com/bykaptancom/


İNSAN

İnsan; anılarını dillendiremezmiş, 

Hani elma oturmuş gibi boğazına, 

Ya da dilinin ucunda sönünce kahkaha…

İnsan; anılarını unutamazmış da, 

Öbür yarısını kaybedince çözülür, 

Kör olurmuş yalnızlığın kursağında…

İnsan; yarım bir elma aslında, 

Yalnızca sevdiğinin avuçlarında…

Ahmet Gencal 10 Kasım 2019


"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

MEKTUBÂT-Î RABBÂNÎ

 

Önsöz

        


          (…)

Ön sözleri, çoğu kez okuyucuyu ısındırmak için yazdım desem; evet doğru demiş olurum; ama ısındırdık mı, onu bilemem. Çoklarında benzerlikler var olmasına var. Ancak bazılarında beyne iyi gelen müthiş ifadeler de var. Olmasaymış zaten böyle bir çalışmayı yapmazdım. Emekli de olsam öğretmenim ben. İçinde yararlı olmayan bir çalışma yapar mıyım? Keşke böyle söylemesem; çünkü hepten yarar peşinde koşan kapitalist düşünceye karşıyım ben. Neyse kapitalizm söz konusu olunca kafam, herkesin kafası durduğu gibi duruyor. Unutuyorum yazacaklarımı. Onun için kitaptaki ön sözlerimden bir iki alıntıya yer verelim. Karşılaşırsanız yabancılık çekmezsiniz:

Öndeyişlerimiz, ön yargı oluşturmak için değil; aksine ön yargıları sarsmak içindir. Keşke ön yargıları parçalayabilsek. (Sabahattin Gencal)

İnşallah önyargılardan ve basmakalıp düşüncelerden kurtulur; inşallah kendimizi yeniden görmeye çalışır, insana ve evrene bakışımızı akıl ve kalp süzgecinden geçiririz. (Sabahattin Gencal)

Bileceksiniz ki; umutlandığınız gün kanatlandığınız gündür. İşte o zaman uçmaya başlayacaksınız. Uçmayı ertesi güne bırakırsanız biliniz ki kanatlarınızı kırarlar. (Sabahattin Gencal)

Burada ve bu kitapta geçen sözleri, çok güzel de bulsanız katiyen ezberlemeyin. Önemli olan sizin düşünceniz. Yukarıda dedim ya “söz sözü açar” diye. Evet, sözlerimiz kafanızda yankılanacak, dimağınızda saklı bazı fikirleri harekete geçirecek. İşte sizin not almanız gerekenler bunlardır. Ama düşünerek okumazsanız dimağınızda saklı olanlar yine yan gelip yatmaya devam ederler. Söylemesi bizden...

Sabahattin Gencal,

Çekmeköy-İstanbul, 22. 02. 2022

________________________

SabahattinGencal, ÖN SÖZLERİM, Cinius Yayınları, İstanbul, 2022

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

MEKTUBÂT-Î RABBÂNÎ

 

Gezgin

 


Paylaştığınız bu görsel, telifsiz (stok) fotoğraf paylaşım platformu olan Pixabay üzerinden alınan anonim bir fotoğraftır.

Görselin teknik detayları şöyledir:

  • Platform: Pixabay

  • Kullanıcı: "sasint" (Sasin Tipchai) adlı kullanıcıya aittir.

  • İçerik: Tayland'da bir tepede, başında kaskla başparmak işareti yapan bir gezgini ve arkasındaki gökkuşağını göstermektedir.

Bu fotoğraf genellikle seyahat, macera ve sırt çantalı gezgin temalı yazılarda illüstrasyon amaçlı kullanılmaktadır.

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

MEKTUBÂT-Î RABBÂNÎ

 

Rabbani'nin Mektuplaı- 035

 İmam-ı Rabbani Hazretleri tarafından yazılan ve belirttiğiniz bağlantıda yer alan 35. Mektup, tasavvufi derinliği olan ve manevi yolculuğun (seyr-ü sülûk) temel amacını açıklayan önemli bir metindir.

Bu mektubun sistematik özeti şu şekildedir:

1. Mektubun Muhatabı ve Temel Amacı

Mektup, Meyan Hacı Muhammed Lahorî’ye yazılmıştır. Temel konusu; manevi yolculuğun nihai hedefinin nefs-i emmâreyi temizlemek (tezkiye) ve Allah’tan başka her türlü sahte ilahı (mâsivâ) kalpten çıkarmak olduğudur.

2. Seyr-ü Sülûk ve Nefs Tezkiyesi

  • Manevi Yolculuğun Hedefi: Kişinin nefsini, çirkin ve dünyevi isteklerinden arındırmasıdır.

  • Sahte İlahların Terki: Nefis temizlendiğinde, insan Allah’tan başka hiçbir şeyi kendine amaç edinmez. Kalp, dünyadan ve hatta -kendi nefsi için olduğu sürece- ahiretten bir beklenti içinde olmaktan kurtulur.

3. "Ebrâr" ve "Mukarrebler" Arasındaki Fark

Mektup, manevi mertebeleri şu şekilde ayırır:

  • Ebrâr (İyi kullar): İbadetlerini cennete girmek veya cehennemden kurtulmak (nefislerini korumak) için yaparlar. Bu onlar için bir sevaptır.

  • Mukarrebler (Yakınlaşmış olanlar): Onlar için Allah’ın zatından başka bir şeyi istemek (cennet dahi olsa) bir eksiklik veya günahtır. Onlar sadece Allah’ın rızasını ve zatını talep ederler.

4. Fenâ Makamı ve Elem-Nimet Eşitliği

  • Fenâ Fillah: Kişinin kendi varlığından geçip Allah’ın sevgisinde kaybolmasıdır.

  • Rıza Makamı: Bu mertebeye ulaşan bir kul için Allah’tan gelen her şey (elem, sıkıntı, nimet veya refah) aynıdır. Sevgiliden gelen her iş güzeldir.

  • İhlasın Hakikati: Kul, cenneti sadece Allah’ın razı olduğu yer olduğu için ister; cehennemden ise sadece Allah’ın gazap ettiği yer olduğu için sakınır. Kendi nefsinin rahatı veya acısı bu isteğin içinde yer almaz.

5. Zatî Muhabbet ve Kelime-i Tevhid

  • Zatî Sevgi: Allah’ı isimleri veya sıfatları (rızık veren, koruyan vb.) aracılığıyla değil, bizzat Kendi Zat’ı için sevmek gerekir. Bu sevgi, şirk kokan her şeyi yakıp yok eden bir ateştir.

  • Gerçek Tevhid: "Lâ ilâhe illallah" (Allah'tan başka ilah yoktur) sözünün manası, ancak bu makamda tam olarak gerçekleşir. Çünkü bu makamda kalpte Allah’tan başka hiçbir "maksut" (amaçlanan şey) kalmamıştır.

Sonuç

Mektup, tasavvuftaki "Fenâ" makamını ve **"İhlas"**ın en yüksek mertebesini açıklar. Gerçek kurtuluşun, kalbin Allah dışındaki tüm arzulardan (mâsivâdan) tamamen arınması ve sadece "Zat-ı İlahî" sevgisiyle dolmasıyla mümkün olacağını vurgular.

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

MEKTUBÂT-Î RABBÂNÎ