29 Mart 2026 Pazar

Allah Dilerse Yapacağım

 




Günlük işlerim, alışkanlıkların ve aktivitelerim hemen hemen aynı şekilde tekrar ediyor. Böyle bir yaşam tarzına ne diyorlar? Sıradanlık mı tekdüzelik mi? 

Nedense böylesi hayatı düzenli buluyorum. Ama zaman zaman da sıkılmıyor da değilim. Zaten, genellikle doktorlar da böylesine bir döngüyü tasvip etmiyorlar. Kaç yıl olduğunu çıkaramıyorum. Doktor bana hep aynı yoldan gidip gelme demişti. Doktorun tavsiyesine uyunca neler gördüm neler. Gerçekten rütin hayatta insan biraz kör, biraz da sağır oluyor. Bilim adamları böylesine “otomatik pilotta” diyor.

 Monotonluktan kurtarmak için otomatik pilota izin vereceğim.

Bugün de rütin gereği ilkin postayı açtım:

Bir ALTINOLUK hizmeti olan "İki Gün Bir Değil" mail servisinden (www.2g1D.com) kulağa küpe yapılması gereken bir yazı:

Cenâb-ı Hak buyuruyor:

Bismillahirrahmanirrahim

 “Hiçbir şey için “Bunu yarın yapacağım” deme. Ancak Allah dilerse (yapacağım de). Unuttuğunuz zaman Allah’ı an ve “Umarım Rabbim beni, doğruya daha yakın olana eriştirir.” de.” (Kehf, 23-24)

Rasûlullah (sav) efendimiz buyurdular:

 “Kişinin her sözüne “Allah dilerse” diye başlaması îmânının tamam olmasından ileri gelir.” (Münâvî, II, 537)

*

İnternette gezintim sürerken bir videoya rastladım. 

O videoda kendimi gördüm: Komlardayık (Mesirelerde) komşunun çayırında küçük bir koç belime toslayıp beni yere düşürdükten sonra geri geri gidiyor. Tam kalkıp birkaç adım atınca tekrar vuruyor. tekrar geriliyor. Karşıdan bana bağırıyorlar: 

Kalkma kalkma! Sesleri duymama rağmen, her halde bir anlam veremediğim için kalkıyorum yine. Neyse ki yetişiyorlar da...

Bu videoyu sırf anımı anlatmak için almadım. 

Küçük koçlar bile ölçülü kuvvet kullanıyor. 

Evet, her şey de ölçülü olmak gerekir.

Devletin gücünü arkana al ve ölçüsüz olarak kullan. Sonra da...

İnşallah bir gün akıllanırız.

Sabahattin Gencal, İstanbul, 29. 03. 2026

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

MEKTUBÂT-Î RABBÂNÎ


 


Lent az · Orijinal Ses 

Küçük arkadaşını incitmemek için ona yavaş yavaş dokunuyor.

Genel Değerlendirme

  

  



Yazarın, dini ve felsefi sorgulamalarını tasavvufi bir çerçevede yapması, onu İbn-i Arabi ve Mevlâna gibi sufi düşünürlere yakın kılıyor. Aynı zamanda, tarihi figürler ve insan psikolojisine dair yaptığı gözlemler, Stefan Zweig'in biyografik çalışmalarını andırıyor. Yazarın varoluşu sorgulaması ve bireysel anlam arayışı ise Nietzsche ile paralellik gösteriyor.

Bu eserin yazarı, modern ve klasik tasavvufi düşüncelerle harmanlanmış, geniş bir felsefi birikime sahip bir yazar olarak değerlendirilebilir. Felsefe, din, tasavvuf ve insan ruhu üzerine yaptığı derin analizlerle, manevi ve entelektüel bir yolculuğa çıkarıyor.

Tabula Rosa, ruhun derinliklerine inen, insanın varoluşunu, inancını, korkularını ve maneviyatını sorgulayan bir eser.

Yazar, hayatı boyunca zihninde biriktirdiği düşüncelerini, felsefi ve tasavvufi bir çerçeve içinde ifade ederek, okuyucuyu hem entelektüel hem de ruhsal bir yolculuğa davet ediyor. Bu kitabın her sayfasında, insanın doğaya, kendine ve ilahi olana dair kadim sorularla karşılaşacaksınız.

Kitap boyunca yazarın derin sorgulamalarına şahit oldum. Kimi zaman anlamı çözülmesi zor ifadeler, kimi zaman okuyucunun düşünce dünyasında yankı uyandıracak cümlelerle dolu bir anlatıma rastladım.

Yazar, varlık ve hiçlik arasında ince bir çizgide yürüyerek, insanın bu dünyadaki yerini ve kaderini keşfetmeye çalışıyor. Kitap, bu yönüyle yalnızca bir felsefi düşünce eseri değil, aynı zamanda insan ruhunun manevi bir güncesi gibi.

Bu eserin dilini sadeleştirmeye, kimi zaman anlaşılması zor kavramları netleştirmeye çalıştım. Ancak, yazarın özgün dilini ve üslubunu mümkün olduğunca korumaya özen gösterdim. Çünkü bu eser, yazarın ruhsal bir yankısı; sadeleştirmek, bu yankının gücünü azaltabilirdi. Her sayfa, okuyucunun yazarla birlikte düşündüğü, sorguladığı ve tefekkür ettiği bir alan sunduğundan, bazı karmaşıklıkların okuyucunun yolculuğunun doğal bir parçası olduğunu düşünüyorum.

Kitabı okurken okuyucunun kendi iç dünyasına dair derin sorular sorabileceği ve belki de cevap bulmakta zorlanacağı anlar olacaktır.

Bu kitabı bir sonuca ulaşmak için değil, bir düşünce yolculuğuna çıkmak için okumanız gerektiğini belirtmek isterim. Yazar, kendi hakikatini ararken, siz de kendi hakikatinizle yüzleşebilirsiniz.

Bu yolculuğa çıkan tüm okuyuculara, açık bir zihin ve sabırlı bir kalp dilerim.

Saygılarımla.

Ahmet GENCAL

(Tabula Rosa Editörü)

 

__________________________

SabahattinGencal (Derleyip Düzenleyerek Sunan), TABULA ROSA (Bir İnsanlık Yolculuğu),Cinius Yayınları, İstanbul, 2024


"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

MEKTUBÂT-Î RABBÂNÎ


Dikenli Teller

 


Bu şarkı, çocukluk yaralarıyla başlayan ve zamanla bir aşk hikâyesine dönüşen duygusal bir yolculuğu anlatıyor. Her yara, her dikenin izi, unutulması zor birer hatıra gibi kalbimizde kalıyor. Bu şarkıda, tütün kokusuyla sarılmış bir aşkın acılarını bulacaksınız.
Unutulmayan dikenli teller gibi, bazı yaralar kolay kolay iyileşmez...

Şarkı Sözleri: 

DİKENLİ TELLER 

Hani anlatmıştım ya sana, hatırlarsın! 

Dikenli tellere düşmüştüm çocuk yaşta, 

Oram buram kanamıştı, acımıştı, ağlamıştım, 

Sonra, tütün basmışlardı o ilk yarama… 

Hani anlatmıştım ya sana, unuttun mu? 

Ben gülleri sevmem, dikenleri var çünkü… 

Ama o kadar çok gül almıştım ki sana, 

Anlamadın, sen de tütün bastın aşkımıza… 

Şimdi yüreğimde dikenli teller, elimde tütün, 

Tütün kolay, yakıyorum, üflüyorum sonra, 

Ama, o dikenli teller var ya… 

Acıtıyorlar hâlâ, çıkaramıyorum, unutamıyorum…

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

MEKTUBÂT-Î RABBÂNÎ


Rabbani'nin Mektupları- 036

 İmam-ı Rabbani Ahmed Faruki Serhendi Hazretleri tarafından Hacı Muhammed Lahorî’ye yazılan 36. Mektup, İslamiyet’in mahiyeti ile tarikat ve hakikat kavramlarının bu mahiyet içerisindeki yerini sistematik bir şekilde açıklamaktadır.

Metnin sistematik özeti şu başlıklar altında toplanabilir:

1. İslamiyet’in Üç Temel Unsuru

İslamiyet (Şeriat), bir bütün olarak üç temel cüzden oluşur. Bu üçü bir araya gelmeden tam bir İslamiyet’ten söz edilemez:

  • İlim: İslamiyet’in emir ve yasaklarını doğru bir şekilde öğrenmek.

  • Amel: Öğrenilen bu bilgilerle ihlaslı bir şekilde amel etmek (yaşamak).

  • İhlas: Yapılan her işi ve ibadeti sadece Allah rızası için yapmak.

2. Dünya ve Ahiret Saadetinin Kaynağı

  • Tek Sermaye: İslamiyet, hem dünya hem de ahiret saadetini kapsayan yegâne sermayedir. İslamiyet'in dışında gerçek bir hayır veya saadet aranmamalıdır.

  • Allah’ın Rızası: İslamiyet tam anlamıyla yaşandığında Allah’ın rızası hasıl olur. Metne göre Allah’ın rızası, her türlü nimetten ve cennet saadetinden daha üstündür.

3. Tarikat ve Hakikatin İşlevi

Mektupta tasavvuf yolculuğunun (tarikat ve hakikat) kendi başına bir amaç olmadığı vurgulanır:

  • Hizmetçi ve Yardımcı Konumu: Tarikat ve hakikat, İslamiyet’in üçüncü cüzü olan **"İhlas"**ı elde etmek için birer araçtır. Yani bunlar İslamiyet’e hizmet ederler ve onu tamamlamak için vardırlar.

  • Yanlış Anlaşılmalar: Tasavvuf yolunda görülen haller, vecdler ve keşifler asıl maksat değildir. Bunlar yolcuyu terbiye eden, ilerleten geçici durumlardır ("evham ve hayalat").

4. Tasavvufun Nihai Hedefi: Rıza Makamı

  • Makamların Sonu: Sülûk (tarikat yolculuğu) ve cezbenin varacağı son nokta "Rıza Makamı"dır.

  • İhlas ve Rıza İlişkisi: Gerçek ihlas ancak rıza makamına ulaşıldığında tam olarak gerçekleşir. Tasavvufun tüm aşamaları, kişiyi bu ihlasa ve dolayısıyla Allah’ın rızasına ulaştırmak için bir köprü vazifesi görür.

Sonuç olarak; Mektup, tasavvufun İslamiyet’ten ayrı bir yol olmadığını, aksine İslamiyet’in ruhu olan ihlası kazanmak için kullanılan sistemli bir eğitim süreci olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

MEKTUBÂT-Î RABBÂNÎ