Bugün de birçok gazete makalesi okudum. Kimseyi değerlendirecek durumda değilim. Ancak şunu söyleyebilirim: Hiçbiri açmadı beni.
Düşünebiliyor
musunuz, kemençe havaları bile titretmiyor beni. Eskiden öyle miydim? Kemençe
sesi duydum mu saniyesinde doğduğum yöreye ışınlanırdım ve …
Olsun.
Bugün de böyle olsun, dedim ve kemençeyle, Karadeniz müziğiyle de ilgili
sayfalar açtım. Alıntı sayfalarını da ihmal etmedim. Hatta bu kez bloglardan da
alıntı yaptım.
Aksilik,
olur ya bu sayfalara bu kez tıklayacağınız tutar. Önceki sayfalar gezilmedi de
böyle diyorum. Yoksa?
Gerçekten
farkında olmadan farklılık yaratıyorum. Ne söz değil mi? “Farkında olmadan
farklılık yaratmak.” Başlık bile olabilir.
Gerçekten
birkaç gündür yaptığım çalışmalar insanı bir acayip düşündürüyor. Örneğin iki
yıl önce yaptığım pastellere bakıyorum. Pastel olmasına pastel ama bir yerde
çocuk resimlerini hatırlatıyor. Az sonra minyatür akla geliyor. Az sonra renkler
giriyor birbirlerine… Kitaplardan alıntılara bakıyorum. Ha keza… hakeza deyince
havalı oluyor.
Başkalarını
niye kınayayım ki… Onlardan benim gibi havalanmak için Türkçenin içine…
Evet
evet, konuşma dilinde geçmeyen yabancı kelimeler kullananları, ağdalı konuşarak
bilgiçlik taslayanları çok gördük. Tabii lügat paralayanları da…
Diyeceksiniz
ki sayenizde boş konuşup yazanları da görüyoruz. Orada durun. Bu fakirin
kalemindeki şarjör daima doludur.
Nereden
başladık nerelere geldik?
Ya
ne yapsaydım? Türkiye’nin dertleri yetmiyormuş gibi dünyanın dertlerinin de
hızla üstümüze gelmekte olduğunu söyleyip sizi rahatsız mı etseydim?
Epeyce
önce kopyalayıp yapıştırdığım bir yazıdan hareketle “Sorunları bir kenara
bırakalım.” dedik. Şimdilik canım.
Sabahattin
Gencal, İstanbul, 12. 11. 2026
|
12.
01. 2026 PAZARTESİ ETKİNLİKLERİNDEN |
||
|
Enstrüman (Müzik aleti) |
||
|
Müzik |
||
|
Sesli Şiir |
||
|
Resim /tablo |
||
|
Kitaplardan alıntılar |
||
|
Vecize |
Düşüncesiz öğrenme | |
|
Gazetelerden alıntılar |
||
|
Bloglardan alıntılar |
||
