Ahlak
kavramı ile etik kavramı bazen
karıştırılmakta bazen de birbiri yerine kullanılmaktadır.
Ahlak,
erdemlerin eyleme (söz ve davranışlara) dönüşmesi; etik ise erdemlerin ve davranışların kaynaklarını, nedenlerini,
niçinlerini vb. irdeleyen felsefe dalıdır.
Genellikle ahlak yerel, etik evrensel olarak kabul edilmekle beraber bazı ahlaki kurallar da
evrensel olabilmektedir.
Prof.
Dr. Niyazi Kahveci, etik ile ahlak arasında birçok açıdan çok büyük temel
farklar olduğunu ileri sürmektedir. Hatta birbirlerinin tamamen zıddı olduklarını
savunmaktadır:
“Ahlak klasik çağ öncesinde kalan bir
kurumdur. Kendine özgü nitelikleri vardır. Dinler de bu arkaik hâliyle ahlakı
kullanırlar. Etik ise çağdaş bir şeydir.
Ahlak
tek tek davranışlarla ilgilenir, davranışçıdır. Etik davranışların arkasındaki
değerlerle ile ilgilenir, değercidir.
Ahlak
emredicidir, etik öğreticidir.
Ahlak
duygulara hitap eder, etik fikirlere.
Ahlak; Allah, ceza
ve mükâfat gibi dış faktörlere dayalıdır, dışla bağlantılıdır. Etik insanın
kendisine dayanır içe dönüktür.
Ahlak grupsaldır,
cinsiyetçidir, kaynağı itibariyle şahıslarla bağlantılıdır. Çifte standarttır.
Mesela müminlere başka, kâfirlere başka davranmayı ister…”4
Bu çalışmada,
Kahveci ve onun gibi düşünenlere saygı duyulmakla birlikte ahlak çağ öncesi
kurum olarak değil çağdaş bir kurum olarak olarak ele alınacaktır; açık deyişle
Kur’an ahlakı üzerinde durulacaktır. Kur’an evrenseldir ve bütün zamanlarda da
evrensel kalacaktır. Onun için, Kur’an’ın
buyurduğu kurallar, tabii çağdaş bir tefsir olursa evrenseldir.
SabahattinGencal, EVRENSEL Yüce Bir AHLAK üzere Olmalı, Cinius Yayınları, İstanbul, 2021
https://cinius.shop/product/evrensel-yuce-bir-ahlak-uzere-olmali-1/
