12 Ocak 2026 Pazartesi

Bu Adam



 Huzur Parkı’nın bir bankında orta boylu, şişman ve yaşlı bir adam oturuyor.

Saçlarının tamamına yakını dökülmüş, uzamış kaşları beyazlaşmış, göz kapakları da buutları gibi sarkmış. Elâ gözlerinde fer kalmamış bu adam bir emekli öğretmen.

İnsan henüz kendini tanıyamamıştır.” cümlesini bloglarında kullanan bu adam “Nefsini bilen Rabbini bilir.” hadisinden hareketle kendini tanıma uğraşısı içinde.

Ot dahil bütün yaratılmışların özel bir görevi olduğunu düşünen bu adam, hâlâ kendine has görevinin ne olduğunu arama peşinde.

100 kiloluk ağır bedeni bankta dinlenirken o küçük gözleriyle çevreyi gözlüyor. Gördükleri işittikleriyle birleşince beyni kayıtlar alıyor. Ses alma gücü, koku alma gücü zayıflamış olan bu adam ne sıcağa dayanabiliyor ne de soğuğa.

Namaz vakitlerinde 5-10 dakika bu bankta oturan bu adam, namazdan sonra Çekmeköy Huzur Camisi’nin hemen yakınında olan ikametgâhına gidecek. Bilgisayarına girecek. Tek oyuncağı bilgisayar olan bu adam, eşi vefat edeli beri televizyonu da çok az izliyor.

Okumaktan başka hobisi olmayan 76 yaşındaki bu adam, okuma oburu olduğunun yeni yeni farkına vardı. Ama yine okuyor. Can çıkar huy çıkmaz misaline örnek teşkil edecek bu adam eşi öldükten sonra anti depresyon ilâcı kullanıyor.

(…)

SabahattinGencal, İnsan Manzaraları veya İkindi Sohbetleri, Cinius Yayınları, 2029

 https://cinius.shop/product/insan-manzaralari-veya-ikindi-sohbetleri/


Geldiğiniz Sayfaya dön