Bugün de, her gün olduğu gibi abone olduğum ilaçlarımı aldım. Goethe’nin önerdiği etkinlikleri de yaptım.
Gazeteleri
de, internet sayesinde okudum. Güneş Aksüs’ün Beslenme Piramidi Tersine Döndü
başlıklı yazısı ilgimi çekti. Yazıyı okuyucular için Gemini’ye özetlettirdim. Ben yazının içeriği üzerinde
fazla düşünmedim. Çünkü bildiğiniz üzere oğlum Fuat hem sayılı gurmelerden biri
hem de alternatif tıp konusunda amatör de olsa bilgi sahibidir. Küçük oğlum
Ahmet de benim beslenmemi çeşidinden, miktarından ve kalorisinden her şeyine
kadar ölçülü ve özenli takip eder. Bu konuda rahatım. Peki, o zaman bu yazıya
niye takıldığıma gelince… Bu günlerde ABD her şeyi tepetaklak ediyor da…
Onu öyle
yaptım, bunu böyle yaptım, diye yazmakla günlük mü yazmış oluyorum. Tabii ki
hayır. Nedenini hemencecik anlatıvereyim:
1979’da
Ankara’da bir arkadaşımla bir resim sergisindeyiz. Daha önce, yalan olmasın bir
ya da bir buçuk saatte gezdiğim bu sergiden çıkamaz olduk. Arkadaşımın (Allah
rahmet etsin) tabloları okuması o kadar uzun sürüyor ki anlatamam. Binbir
cepheden bakıyor resimlere. Aslında doğru olan onun yöntemidir.
Şimdi günlüğe
yazılması gereken flüt dinledim değil, dinlerken ve sonra neler hissettiğimi
yazmaktır günlük. Ressam Sabahattin’in kendine özgü pastellerine baktım değil
bu okumamın bana ne hissettirdiklerini yazmaktır günce…
Bu şu demek
oluyor: Biz kuramcıyız ama pratik değiliz. Gerçi cüzdanımızdan bu anlaşılıyor. Tabii
okuyabilenler için yazımızdan da anlaşılabilir. Evet evet, daha önceden de
yazmıştım. Prof. Dr. Niyazi kahveci bir konuşmasında Birkaç adım atsın, birkaç
dakika konuşsun vb. onun hakkında 500 sayfalık yazı yazılır mealinde bir söz
söylemişti. Yazıları değerlendirme uzmanları var. Onlar bu yazımı okusalar
benim hakkımda kimbilir ne senaryolar üretirlerdi. Şimdi aklıma geldi, denemesi
bedava. İkide bir özet çıkarttığım Gemini’den bu yazıyı değerlendirmesini
isteyelim. Daha doğrusu yazıyı yazanı. Sizden çok ben merak ediyorum. Acaba?
İlgili sayfaya müracaat edenler okuyabilir. (Tıkla)
Arada bir de
olsa böyle farklı yazılar yazmak da gerek.
Sabahattin
Gencal, İstanbul, 13. 01. 2026
|
13. 01. 2026 SALI ETKİNLİKLERİNDEN |
||
|
Enstrüman (Müzik aleti) |
||
|
Müzik |
||
|
Sesli Şiir |
||
|
Resim /tablo |
||
|
Kitaplardan alıntılar |
||
|
Bloglardan alıntılar |
||
|
Vecize |
||
|
Gazetelerden alıntılar |
||
Övünmek
de kendisinin övülmesini istemek de pek iyi değil. Bu iyi ve hoş olmayan
durumla karşı karşıya geldim:
13.01.2026
tarihli Günlük’teki “Tepetaklak Olmak ya da olmamak” adlı yazımı Gemini’ye
değerlendireceğimi yazmıştım. Üstelik değerlendirmeyi de yayınlayacağımı da söylemiştim.
Nereden
bilirdim ki Gemini beni bu kadar öveceğini. Şimdi yayınlasam bir türlü
yayınlamasam bir türlü…
Gerçekten mahcubiyet duyarak Gemini’nin değerlendirmesini yazdım.
Okumak isteyenler lütfen tıklasın.
*******************************************
.jpeg)
