11 Nisan 2026 Cumartesi

Zamanımızı Değerlendirmek

  



Yazının iyisi kötüsü, güzeli çirkini, yararlısı yararsızı olur mu? Olur tabii. Peki, eğrisi doğrusu? O da olur. Say sayabildiğin kadar. Yazının her çeşidi olur. Yalnız bu ayrımlar okura göre değişir. Bana göre yararlı, sana göre yararsız olabilir. Hatta okunduğu zamana göre de deşik değerlendirmeler olabilir. Dün bir yazıyı beğenmemişken bugün beğenebilirsin…

Demek ki çok geniş bir yelpaze. Ve de çok ince bir hesaplama. Yetmez milimetrik bir zamanlama…

Milimetrik mi dedim? Milimetrik zaman ölçüsü değil ki… ifadem yanlış mı? Değilmiş: “Bu ifade, zamanın sadece "dakikalar" veya "saniyeler" değil, milimetre ölçeğindeki bir fiziksel farkın yaratacağı zaman sapması kadar hassas olduğunu vurgular.” Ama yine de başka ifadeyi kullansak örneğin: Hassas zamanlama, Mikrosaniye seviyesinde zaman, Kusursuz zamanlama, Nokta atışı zamanlama ifadeleri daha uygun düşebilirdi.

Yazının değeri üzerinden geçerek zamanlamaya geldik. Nasıl oldu bu?

Geçenlerde bir yazı yazdım. Bana göre en popüler (ünlü, gözde, revaçta) yazılardan biri.   Ama blog sayacıma baktığımda seviyeyi düşük gördüm. Doğrusu biraz… Ahmet Gencal’a biraz dert yandım. Anlayamıyorum, değerlendiremiyorum falan filan dedim. O da ne desin: Tam maç saati paylaştın/yayınladın. Doğru, doğru zamanı ayarlayamadım. Oysa ben “Zamanlama” dersi almış biriydim. Ayrıca ikide bir:

“Bir iş zamanında yapılmazsa eğer/Azalır taşıdığı değer.” Goethe (Böyleleştiren Basri Gocul) dizelerini sık sık aktarırdım. Demek ki bu konuda da çaptan düştük. Başka hangi konularda da çaptan düştüğümü ne siz sorun ne de ben yazayım.

Benim yazım olduğu için demiyorum herhangi birinin yazısı da olsa aynı şeyi söyleyeceğim. Bir yazı maç yayınına takılır mı? Hangisi önemli?

Trabzonspor maçı olsa neyse de… Evet, saat 17.00’de Trabzonspor’un maçı var. O maçtan önce yazımızı yayınlamalıyız.

Tabii yayınlamış olmak için yayınlamıyoruz. Zamanlamayı hatırlatıyoruz. Eskiden ne güzel söylerlerdi “vakit nakittir.” diye. Bu atasözüyle öyle çok konular anlatılmış oluyor ki yazsam yazı uzar ve (maça yetişemeyiz.)

Aklıma geldi, bir zamanlar dünyanın bütün cevherlerini, zenginliklerini verseniz bir “an”ı geriye alamazsınız.” derdim öğrencilerime. Ya şimdi? Bile bile harcıyoruz zamanı. Tabii ya laga luga etmek de zaman harcamaktır. Okuduğumuz yazı üzerinde hiç düşünmemek de…

Zamanımızı değerlendirmek umuduyla.

Sabahattin Gencal, 11. 04. 2026