21 Nisan 2026 Salı

Sisifos

 


Sisifos ile ilgili yazıda şu cümle dikkatimi çekti: “Fransız yazar ve düşünür Albert Camus'un yazdığı "Sisifos Söyleni"2 hikâyeye daha derin bir bakış açısı getirirken, "Sisyphean" Yunanca'da sıkı çalışma gerektiren fakat bitmek bilmeyen işler için kullanılmıştır.” Evet, benzetmemizin o kadar da ilgisiz olmadığını anlamış olduk. Neymiş sıkı çalışmak gerekirmiş. Felsefe öğrenimi de bitmek bilmeyen bir konu olduğuna göre. Bakın, insan önceden yazmayı düşünmediğini de yazıveriyor. Ne demişiz: “Felsefe öğrenimi sonu bitmeyen bir konudur.” Güzel demişiz değil mi?

Aklıma gelenlerden bir önemlisi de kayalara tırmanan dağcılar. Bir yerde okumuştum; büyük kayalara tırmanırken aşağıya bakmazlar ki korkmasınlar, yukarıya da bakmazlar ki umutsuzluğa kapılmasınlar. Doğrusu ben biraz korkmuyor değilim, tabii biraz da umutsuzum. Eee, 75’inden sonra böylesine konulara tırmanınca böyle oluyor. Oysa ne demiştik? 19 yaşında bir genç gibi olacağız. Bütün geçmişleri bilmiyor varsayacağız, önümüzdeki dağ gibi sorunları da…

İşte böylece, kendi kendime bir çalışma yöntemi belirlemiş oldum: 

Mümkün olursa eğer korkmadan ve umutsuzluğa düşmeden, gerekirse tekrar tekrar okuyarak öğrenmeğe çalışacağım.

Getirisi de olmasa çalışmak güzel.

________________________

Sabahattin Gencal, YENİ YENİTAZELENİYORUM BEN, Cinius yayınları, İstanbul, 2019