Anlaşılan
bugün “günce” yazmış olacağım. Öyle ya insan gününü nasıl geçirdiğini, duygu ve
düşüncelerini de katarak yazarsa bu yazıya ne denir?
Saatin
kaç olduğunu, tam olarak bilmiyorum; ama 12.00’den sonra 13.00’den önce
olduğunu biliyorum. Yemek yiyorum. Ben yemeğimi, çoğu zaman mutfakta değil
salonda yerim. Bu arada televizyon da seyrederim. Elime kumandayı alır; sıra
ile… Buna sörf mü diyorlar? Yani, boş ve amaçsız olarak zaman harcıyordum ki
bir yerde bir ses kalbime dokundu. Orada durdum. Orada kaldım.
Evet,
bir kültür televizyonunun HER ŞEY programını izlemeye başladım. Sanatçılarımız
Buket Bengisu ve Doğan Kospançalı,’nın konukları müzik yazarı Yavuz Hakan Tok
ile birlikte yaptıkları programı izledim.
Kendi
kendime hayret ederek izledim. Ben bir müzik programı izliyorum. Hangi
tarafımdan kalktığımı da hatırlamıyorum. Kulaklarımın pası mı silindi, gönlüm
mü açıldı bilemiyorum. Müzik bayağı bayağı etkiledi beni. Melih Kibar ve İlham
İrem şarkılarını Bengisu’dan dinlemek güzeldi. Diyelim ki bunların biraz da
sözleri etkiledi beni. Ya, Yavuz Hakan Tok için söylenen My Way? Ne oldu bana
böyle… Programın bitişi de muhteşem oldu.
Rahmetli
Şerif Yüzbaşıoğlu’nu hatırlamış oldum. Şenay’ın Bayram Olsa şarkısını
Bengisu’nun seslendirmesi. Bu arada Şenay’ın diğer şarkılarını da hatırlamış
oldum. Hem ses, hem müzik güzel.
Canlı
performanslar yanında ara sohbetleri de anlamlı ve yararlı:
Bengisu;
“Taklit değil örnek almaktır önemli olan.”
diyor.
Kospaçalı;
“Özgün olmak gerekir.” diyor ve
Tarkan’ın “Başkası olma, kendin ol/ Böyle cok daha güzelsin/ Ya gel bana sahici
sahici… sözlerini hatırlatıyor.
Tok,
yeni bir eser hazırlıyor. Bu eser sadece bir biyografı olmayacak anlaşılan.
“Hayatın sırlarını hayat hikâyelerinde bulabiliriz.” diyor ki bu sözün
meallerini ünlü yazarların eserlerinde de okudum.
Bu
arada, bir hususu daha yazayım. Oğlum Fuat, bu çevredeki (İstanbul Anadolu
yakası çevresindeki) insanların hikâyelerini yazmamı önermişti. Tabii
oyalanmamı düşündüğü için. Bir nevi, Nazım Hikmet’in “Memleketim ’den insan
Manzaraları” adlı dünyaca ünlü şiir kitabı gibi. Tabii, bunun düz yazı
versiyonu.
Doğrusunu
söylemek gerekirse bulunduğum yer buna çok müsait. Hemem hemen yurdumun her
köşesinden insan var burada. Daha çok Suriyeli’ler olmak üzere yabancılar
cabası. Ayrıca şunu da ekleyeyim: Öyle bir uc noktadayım ki zenginlerin kalın
duvarlar ve tel örgülerle çevrili villalarının dibindeyiz. Yukarıdakileri de
aşağıdakileri de gözlemem mümkün. Yukarı-aşağı kelimelerini bir filmi
hatırladığım için yazdım.
Nereden
başladık nereye geldik. Kospaçalı 2017’nin bu son programında, bütün
sistemlerde insancılığın ele alındığından söz etti. Ayrıca 2018 için iyi
dileklerle programı kapattı.
İyi
ki izledim bu programı. Gönül gücümün
arttığını hissettim.
_______________________________
Sabahattin Gencal, İnsanManzaraları veya İkindi Sohbetleri, Cinius Yayınları, İstanbul, 2019
HOBİ TÜTÜNDEN YAZILAR (RAKAMLARIN ÜZERİNİ TIKLAYINIZ) | ||||||||
-9- | ||||||||
