24 Nisan 2026 Cuma

Gönül Gücüm Arttı

  


 

Anlaşılan bugün “günce” yazmış olacağım. Öyle ya insan gününü nasıl geçirdiğini, duygu ve düşüncelerini de katarak yazarsa bu yazıya ne denir?

Saatin kaç olduğunu, tam olarak bilmiyorum; ama 12.00’den sonra 13.00’den önce olduğunu biliyorum. Yemek yiyorum. Ben yemeğimi, çoğu zaman mutfakta değil salonda yerim. Bu arada televizyon da seyrederim. Elime kumandayı alır; sıra ile… Buna sörf mü diyorlar? Yani, boş ve amaçsız olarak zaman harcıyordum ki bir yerde bir ses kalbime dokundu. Orada durdum. Orada kaldım.

Evet, bir kültür televizyonunun HER ŞEY programını izlemeye başladım. Sanatçılarımız Buket Bengisu ve Doğan Kospançalı,’nın konukları müzik yazarı Yavuz Hakan Tok ile birlikte yaptıkları programı izledim.

Kendi kendime hayret ederek izledim. Ben bir müzik programı izliyorum. Hangi tarafımdan kalktığımı da hatırlamıyorum. Kulaklarımın pası mı silindi, gönlüm mü açıldı bilemiyorum. Müzik bayağı bayağı etkiledi beni. Melih Kibar ve İlham İrem şarkılarını Bengisu’dan dinlemek güzeldi. Diyelim ki bunların biraz da sözleri etkiledi beni. Ya, Yavuz Hakan Tok için söylenen My Way? Ne oldu bana böyle… Programın bitişi de muhteşem oldu.

Rahmetli Şerif Yüzbaşıoğlu’nu hatırlamış oldum. Şenay’ın Bayram Olsa şarkısını Bengisu’nun seslendirmesi. Bu arada Şenay’ın diğer şarkılarını da hatırlamış oldum. Hem ses, hem müzik güzel.

Canlı performanslar yanında ara sohbetleri de anlamlı ve yararlı:

Bengisu; “Taklit değil örnek almaktır önemli olan.” diyor.

Kospaçalı; “Özgün olmak gerekir.” diyor ve Tarkan’ın “Başkası olma, kendin ol/ Böyle cok daha güzelsin/ Ya gel bana sahici sahici… sözlerini hatırlatıyor.

Tok, yeni bir eser hazırlıyor. Bu eser sadece bir biyografı olmayacak anlaşılan. “Hayatın sırlarını hayat hikâyelerinde bulabiliriz.” diyor ki bu sözün meallerini ünlü yazarların eserlerinde de okudum.

 

Bu arada, bir hususu daha yazayım. Oğlum Fuat, bu çevredeki (İstanbul Anadolu yakası çevresindeki) insanların hikâyelerini yazmamı önermişti. Tabii oyalanmamı düşündüğü için. Bir nevi, Nazım Hikmet’in “Memleketim ’den insan Manzaraları” adlı dünyaca ünlü şiir kitabı gibi. Tabii, bunun düz yazı versiyonu.

Doğrusunu söylemek gerekirse bulunduğum yer buna çok müsait. Hemem hemen yurdumun her köşesinden insan var burada. Daha çok Suriyeli’ler olmak üzere yabancılar cabası. Ayrıca şunu da ekleyeyim: Öyle bir uc noktadayım ki zenginlerin kalın duvarlar ve tel örgülerle çevrili villalarının dibindeyiz. Yukarıdakileri de aşağıdakileri de gözlemem mümkün. Yukarı-aşağı kelimelerini bir filmi hatırladığım için yazdım.

Nereden başladık nereye geldik. Kospaçalı 2017’nin bu son programında, bütün sistemlerde insancılığın ele alındığından söz etti. Ayrıca 2018 için iyi dileklerle programı kapattı.

İyi ki izledim bu programı. Gönül gücümün arttığını hissettim.

 _______________________________

Sabahattin Gencal, İnsanManzaraları veya İkindi Sohbetleri, Cinius Yayınları, İstanbul, 2019

 

HOBİ TÜTÜNDEN YAZILAR (RAKAMLARIN ÜZERİNİ TIKLAYINIZ)

-1-

-2-

-3-

-4-

-5-

-6-

-7-

-8-

-9-