9 Mayıs 2026 Cumartesi

Duyu, Duygu ve Düşünce Arasında İnsan!

 


Duyu, Duygu ve Düşünce Arasında İnsan!

26.03.2026 -

Google News

İnsan, ahsen-i takvim (en güzel yaratılış) sırrına mazhar olduğunu unuttuğu anlarda, kendi bütünlüğünü gözden kaçırır. Çünkü o, yalnızca madde âlemine sıkışmış düşünen bir beden değil; aynı zamanda hisseden bir kalp ve ilahi nefesi taşıyan bir ruhtur. Ne var ki asrımızın gaflet perdeleri ardında insanın bu üç temel yönü—bedeni (duyuları), kalbi (duyguları) ve aklı (düşüncesi)—arasındaki o mukaddes bağ kopmuş gibidir.

(…)

İnsan olmanın asıl sırrı, bu üç alanın çatışmasında değil, İslam inancının uyumunda saklıdır. Duyular, Allah'ın ayetlerini (kâinat kitabını) okumamızı sağlar; kalp, bu ayetlere iman edip muhabbetle bağlanır; akl-ı selim ise bu muazzam nizamı tefekkür eder. Bu üçü fıtrat çizgisine oturduğunda insan, sıradan bir varlık olmaktan çıkar, varoluş gayesinin bilincinde bir İnsan-ı Kâmil yolcusuna dönüşür.

***

Üç kapı var derûnumda, üç ayrı feryat

Biri suretimden seslenir: "Gör, dokun, tat."

Biri sîretime çöker sessizce: "Sev, yan, feryat et."

Biri aklımda yankılanır: "Ölç, biç, ispat et."

*

Ve ben, kimim diye sorarım aynaya—

Kesrette dağılmış bir zerre mi, Vahdeti taşıyan bir sır mı?

*

O an anlarım—

Nefsim, gönlüm ve aklım,

Ayrı yönlere değil, aynı kıbleye dönmeli.

Çünkü insan, dünyaya daldıkça parçalanıp ziyan olan,

Hakk'a kul oldukça toparlanıp "BİR" olandır.

*

Ey gönlüm, masivada dağılma,

Ey aklım, cüz'i davanla kibirlenme,

Ey bedenim, fani bir gölge olduğunu unutma—

Çünkü Sen, başıboş bırakılan değil,

O'ndan kopup gelen ve yine mutlak O'na rücu edecek olansın…


Fatih Yüksektepe

https://www.milligazete.com.tr/duyu-duygu-ve-dusunce-arasinda-insan