Türk ve dünya
edebiyatında yalnızlıkla ilgili birçok söz okudum. Yalnızlık ve yaşam üzerine
de az eser okumadım.
Bugün yani 19
Kasım 2019 Salı günü Muallim Naci’nin kitabında, daha önce hiç duymadığım bir
söze rastladım ki sanki benim için söylenmiş bir söz.1
Ben de en çok yalnız olmadığım vakit yalnızım. Örneğin; biraz
önce sözde yalnızdım. Anılarımın kahramanlarıyla beraber tek bir koltuğa
oturduk. Yoğun bir sessizlik var. Kütüphanemde tıkış tıkış olan yazarlarda,
şair ve düşünürlerde de çit yok.
Önümüzde
Kınalızâde Ali Efendi ve Ahlâk-ı Alâî kitabı var.
Dinliyoruz.
Kınalizade Nasîrüddin Tûsî’den almış, Tûsî de İbn Miskeveyn’den almış,
Kınalızade ayrıca Devvânî’den de, Gazzali’den de vb. yararlanmış…
İsimler de yoruyor
insanı. Allah’tan tercümanımız Ayşe Sıdıka Oktay anlaşılır ve akıcı bir dille
anlatıyor… O ondan almış, o da ondan almış… Eee, kendisi ne eklemiş? Pek
anlayamıyorum. Anlayamamam bir tarafa, bu anlatılanları bir yerden
hatırlıyorum.
Gençliğimde Aristo
ile aram iyiydi. Bunları zaman zaman bana anlatırdı. Fakat bunlar Aristo’dan
hiç söz etmiyorlar…
Çok kınadığımız
bir Hocaefendi aklıma geldi; “Kara kaplı kitapta böyle yazıyor” der durur.
Konumuz Kara Kaplı
kitaplar değil. Çok yorulduğumu anlatmak istiyorum. Biraz dışarı çıkıp insanlar
arasına karışsam da yalnızlığı tatsam ve dinlensem diyorum. Ayrıca literatüre
bir söz ekliyorum:
Yalnızlık da göreceli bir kavramdır.
Çekmeköy,
19.11.2019
___________
1.
Geçmiş
âlimlerden birinin demiş olduğu gibi:
“İnsanın en ziyade
yalnız olmadığı vakit ancak yalnız olduğu zamandır. Zira insan tuzak ve
hiddette diğerlerinin fikirlerinden ve mütalaasından ziyade kendi fikirlerinden
ve mütalaasından faydalanır.”
Muallim Naci;
Mekteb-i Edeb – Edeb Eğitimi, Hazırlayan: M. Necip Yılmaz, Büyüyen Ay
yayınları, (94. Sayfada) , İstanbul, Haziran 2016, 502 sayfa.
____________________________
SabahattinGencal, En Çok Yalnız Olmadığım Vakit YALNIZIM, Cinius Yayınları, İstanbul,2020
