Ben Ölülerle Konuşmam | Şiir Dinletisi
Bazı vedalar sözle değil, susarak yapılır. İstanbul’un kalabalığında, kendi içimizdeki o sessiz durakta durup, bizi kıranları kalbimizdeki o sessiz mezarlığa uğurluyoruz. İntikam için değil, kendi huzurumuz için bir vazgeçiş hikayesi...
SESSİZLİĞİN MUKADDESİ
İstanbul’un o bitmek bilmeyen kalabalığında...
Yüzlerin arasında... kendime bir mezarlık kazdım.
Üzerine mermer dikmedim!
Bir fatiha bile çok görüldü.
Zira bazı vedalar toprağa değil...
Boşluğa gömüldü.
Ben artık ölülerle konuşmam!
Çünkü yaşayan cenazelerdir... kalbimi en çok yoran.
Çarşı durağında beklerken...
Şehir örterken kırılan kemiklerimin sesini,
Ben her adımda... biraz daha bıraktım nefesimi.
Sözle değil... susarak çizdim sınırlarımı.
Kelimelerimden kurduğunuz...
O aşılmaz duvarlarımı!
Şimdi aynı durakta...
Aynı göğün altında karşılaşsak da;
Siz benim için birer yabancı...
Ben size birer muamma!
İntikam değil bu... sadece yorgun bir vazgeçiş.
Kendi içime... en derinime doğru bir çekiliş.
Ne bir ah bıraktım ardınızda...
Ne de ağır bir beddua.
Sizi O’na havale ettim...
En sessiz... en derin uykuda.
Benim sustuğum yerde adalet başlar... bilirim!
Unuturum belki...
Ama bende kalan izinizi silemem... giderim.
Kapılar kapandı... ışıklar söndü.
İçimdeki o hırçın fırtına... nihayet dindi.
Sizi affetmedim!
Ama sizden vazgeçtim ya hani...
İşte bu... en büyük teselli.
Artık ne satırlardasınız... ne de hatırda.
Öyle bir sustum ki...
Yankısı sadece bende...
Bu kimsesiz sokakta.
Söz: Ahmet Gencal, Nisan 2026
Seslendirme & Görsel & Tasarım: AI Sanat Çalışması