Gülümsemenin
ve gülmenin ilâç gibi olduğu söylenir. O kadar ki normal olarak gülemeyenler
için yapay olarak gülmeye başlayın arkasından normali de gelir, derler. Keh keh
keh…
Bazıları
da komedi filmleri seyretmeyi önerir. Bazıları da fıkra anlatmayı…
Gülemeyenlerden
biri olarak bugün Temel fıkraları derleyeyim, dedim. Öyle fıkralar döküldü ki
gülmekten bayılıyor insan. Kahramanları Temel ile Dursun olunca bir de araya cinsel
durum girince kahkaha tufanı oluşuyor. Kahkaha atmak yakışmaz diyerek daha
basit düzeydeki fıkraları yazıma alacağım:
(ADAMI
GÖZÜMÜN ÖNÜNE GETİRİRİM)
Arkadaşı
Karadenizliye sormuş:
-Yalnızken
kendi kendine konuşma huyun var mıdır?
-Ben
kendi kendime konuşmam, demiş Karadenizli. Adamı gözümün önüne getiririm, öyle
konuşurum.
Ben
de kendi kendime konuşmam. Hep seni gözümün önüne getiririm. İşte sana bir
fıkra daha:
(ARİTMETİK)
Aritmetik
öğretmeni Temel öğrencilerinden şikâyet ediyormuş:
-Derste
peş kere peş kaç ediy, diye sorayrum, kırk cevapı alayrum. Halbuki peş kere peş
yirmi peş, pilemedun otuz
(https://web.itu.edu.tr/~yildizh/fikralar/karadenizfikralari.html)
Güldün
güldün. Gülemedinse televizyonda haber kanallarını izle…
O zaman da güleriz ağlanacak halimize…
Sabahattin
Gencal, İstanbul, 28. 04. 2026
