30 Nisan 2026 Perşembe

Sakinliğin İçindeki Hız

 


 

Odamdayım. Derin sessizlik içinde oldukça sakin. Hatıralara ve hayallere gömülmüşüm. Işık hızından daha hızlı olarak ta nerelere gidip de dönmüşüm. Bu nasıl oluyor?  Sakinliğin içinden doğan bunca hız.

Hatırlarda kalmama doktorlar müsaade etmiyor. Hayaller de çoğu zaman beni kesmiyor.

Odamdayım. Bilgisayar başında. Daha birkaç kelime yazmadan. Sana uğruyorum ama aldırdığın yok bana. Sana kızamıyorum çünkü görmüyorsun beni. Zararı yok beni görmeyiver ama gör memleketin halini ahvalini.

Bugün hangi konuyu ele alacağıma henüz karar veremedim. Karar vermenin de bu kadar zor olduğunu yeni öğrendim: Ortalama 86 milyar nöron var beyinde. Karar vermek için bir nöron bütün nöronlarla iletişime geçer. Bir nöron 86 milyar nöronla ikinci nöron 86 milyar nöronla. 3 nöron…86 milyarıncı… Sonra tekrar… Üstelik nöronlar aktif enerji üretimi için binlerce mitokondriye ev sahipliği yapabilir… Vay be. Basit bir karar için beyindeki faaliyetlere bak. Acaba bu karar verme işini patronlara veya patrona mı bıraksak. Öyle ya beyinsiz yaşamak çok rahat. “Azıcık aşım, ağrısız başım.” Diye diye düştük bu hallere… Kanaatkârlığı da yanlış anlamışız. Zaten neyi doğru anladık ki?

Yakınmaya başlamam demek sınırı aşmam demek. Çünkü yakınmak bana yasak. Sadece yakınmak mı? Bütün olumsuz düşünceler yasak…

Doktorlara bak. Olumsuz düşünceler yasakmış. Bari olumlu düşünceleri de yasakla ki hepten kurtulalım. Yan gelip yatalım… Yan gelip yatmak on dönümlük bostan olduğu zamanlarda idi.  Şimdilerde şu veya bu şekilde mal edinmiş olanlar için de kullanılabilir: “On dönüm bostan yan gel yat Osman.”

Güzel düşün, iyi hisset, yanılma, aldanma! Ne varsa doğrudadır doğruluk şaşar sanma! (Tevfik Fikret)

Fikret elbette doğru söylüyordur. Ama doğrusunu söylemek gerekirse düşüne düşüne değil kelimelerin izini süre süre Tevfik Fikret’in sözünü bulduk. Şimdi bir koşuda Âşiyan’a gidip gelelim mi? Oldu olacak Fikret’ten bir şiir de okuyalım mı / dinleyelim mi?

Şiir sevmeyen olur mu? Olmaz mı? Bizim memlekette her şey olur. Onun için şiiri dipnot kısmına alalım ve bütün dedikoduları savalım.

Sabahattin Gencal, İstanbul, 30. 04. 2026

______________________________

Han-ı Yağma

Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
        Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
        Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
        Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
        Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Tevfik Fikret

https://www.antoloji.com/tevfik-fikret/siirleri/

  



Han-ı Yağma (Yiyin efendiler yiyin)-Tevfik Fikret-Kemal Kocatürk