25 Ocak 2026 Pazar

Antroposen Çağı

           



        “An”ı anlayamadım gitti.

An konuşma dilinde genel olarak zamanın en küçük dilimi olarak kullanılıyor. Ama değil…

En küçük zaman diliminin bittiği yerden başlayıp diğer en küçük zaman diliminin başladığı yere kadar olandır. “An”da zaman durur.

Miraca çıkılır. Dönüşte abdest suyu dalgalanmaktadır. Çıkışla dönüş arasındadır an. Başka bir örnek: Falan derviş arkadaşlarının yanından ayrılır. Gittiği yerde sever sevilir, evlenir. Çoluk çocuğa kavuşur. Zaman geçer dede olur vb. derken kendini arkadaşlarının yanında bulur. İşte onun için “An’ı anlayamadım gitti.” diye yazdım.

Bu an sorunu ile baş edemezken koskoca çağ sorunu çıkıyor karşıma.

Nice çağlarla karşılaştım ömrüm boyunca: Atam çağında başladım hayata.

Sanayi çağını pek anlayamamışken bir başka çağa. Adlarını bile unuttum. Teknoloji çağı, bilgi çağı. Dijital çağda olduğumuzu zannederken dünkü güncemde "Dünya Teknopolitik Çağa Girdi." yazmıştım.

Bugün güneş doğunca yeni bir çağla karşılaştım Haber Türk gazetesinde.  Güntay Şimşek'in 24.01.2026 tarihli Haber Türk gazetesinde yer alan “Trump Antroposen Çağı'nın kapısını açtı” başlıklı yazısı epeyce düşündürdü beni.

“Yazı, insanın doğa üzerinde bir jeolojik güç haline geldiği, doğayı şekillendirdiği ve aynı zamanda büyük bir tahribata yol açtığı "Antroposen Çağı"na girildiğini vurguluyor. Bu dönem sadece ekolojik bir değişim değil; "Sermaye, Tüketim ve Cehalet Çağı" gibi kavramlarla da anılan, ekonomik ve ideolojik tercihlerle şekillenmiş bir düzendir.”

Gel de üzülme. Biz niçin dünyaya gönderildik? Niçin evren bize emanet edildi? Daha öğretmenliğe başlamadan önce “insanlık” çağına hazırlanırken bu da mı gelecekti başımıza. “İnsan çağı” demelerine de kızıyorum. Gerçi olumsuz anlamda kullanıyorlar ama olsun yanlış anlayanlar da olabilir. Demek ki gele gele Cahiliye dönemine gelmiş bulunuyoruz. Bunu anlamalıydım. Belediye otobüs şoförleri boşuna “Lütfen geriye doğru ilerleyiniz.” demiyorlardı.

Şoförlerimiz arabaları devirmek üzereyken ben böyle oturmalı mıydım? Beni “sabah u din” (dinin aydınlatıcısı) diye seslenenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Özür diliyorum.

Bunca çağlardan aştık da gele gele nereye geldik?

Ben dünyada mıyım, rüyada mıyım, anda mıyım?

Ben yazdıklarımın farkında mıyım?

Sabahattin Gencal, İstanbul, 25. 01. 2025


GÜNCE

MEDYADAN

MÜZİK

RESİM

VECİZE

ŞİİR

KİTAPLARDAN

DİĞER

            Not: Etkinliklerin tümünü bir arada görmek isteyenler aşağıdaki arşiv butonundan istedikleri tarihi tıklayabilirler.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------