Başlıyorum güncemi yazmaya. Yazacaklarımı açıklama yok. Kendimi kınama yok. Daha doğrusu yorum yok sadece yazı var...
Eleştirinin
ve yorumun elbette gerekli olduğunu biliyorum ama yerleri burası değil. İç
kafiye yapalım: Şimdi sırası değil.
Bugün,
Hürriyet Kelebek’te devlet sanatçısı rahmetli Haldun Dormen için Harbiye Muhsin
Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen törende sanat dünyasının önde gelen isimlerinin
Dormen’le ilgili sözlerinin özetini medya bölümünde yazdım. Dormen tek cümleyle
örnek insan ve örnek tiyatrocuydu. Allah(cc) rahmet etsin.
Veda
konuşmaları ister istemez hüzünlendirir insanı. Bir de gırgır yazılar vardır.
Tramp-penguen trendi diyorlar. Ahmet de “Penguen ve Ben” adlı şiirini kendi oluşturduğu
kliple birlikte yayınladı. Onu da şiir bölümüne koydum.
Trend
kelimesi geçince ta beş ya da altı yıl öncesine gittim. Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde
açılan bilgisayar kursuna gitmiştim. Her kursiyerin açtığı gibi ben de bir site
açtım hemen oracıkta. Daha doğrusu bir genç benim adıma açtı. Merkez olarak ABD’deyi
gösterdi. Kocasıyla balayında kaldıkları bir yeri adres gösterdi. Site için
verilecek ücreti kendi hesabından hemencecik indirdi. (Ben de kendisine nakit
olarak verdim.) Sağ olsun kurs boyu yardımcı oldu bana. Esasında bütün
kursiyerler bilgisayar kullanma konusunda uzman gibiydi. Zaten kursun amacı
online ticarete benzer bir şeydi. Konuyu anlamadan kursa katılmışım meğer. Benim
gibi olan bir ya da iki kişi hemen ayrıldı ama ben ayrılmadım. Kursiyerler
pazarlayacakları şeyler konularında yazarken ben de deneme yazıyordum.
Pazarlayacakları
nesnenin Türkiye’de ve dünyadaki trendine bakıyorlardı ilkin. Ben de “deneme”nin
trendine baktım: Türkiye’de yerlerde sürünüyor. ABD’de %30. Buna rağmen deneme
demeyeyim deneme gibi yazılar yazmaya devam ettim. Bizde “nabzına göre şerbet
vermek” derler onlar da trend (müşteri eğilimi) diyorlar. Trendle işim olmaz benim...
Bir
tarih günlüklerimi yayınlamıştım. Bizim buralarda günlüğün de trendi sıfır.
Buna rağmen yazıyorum. Ne diyorlar? Terapi… Kendi kendine terapi olmaz ya. Ben
yaparsam olur, dedim. Etkinlikleri ayrı sayfalara yazdım. Herkesin ilgisi
başkadır. Örneğin bugün yine Emel Sayın’ı dinledim. İsteyen aşağıdaki
butonlardan müzik butonuna basar ve dinler.
Bu
arada şunu da ekleyeyim. Çok muazzam siteler var. Ama bu benim basit gibi
görünen fakat ilgi alanlarına göre kullanılan site gibisi yok demeyeyim nadir
bulunur demek daha uygun düşer. Bu arada birçokları telefon yardımıyla giriyor
siteye. Bir de buton mu arayacak? Bunu da bildiğim halde yazıveriyorum. Neden
mi? Başta yazdığım aklıma geldi. Açıklama yapmayacaktım.
Bir
trend kelimesi aldı götürdü bizi. Ahmet, en güzelini yapıyor. Trend olan
pengueni görselde-klipte kullanmış ama tarzını değiştirmemiş. Yine yalnızlık
üzerinde durmuş. Ben de onun gibi becerikli olabilsem hem trend hem…
Trump-penguen
gırgıryasının dünyadaki furyası ahlakın da trendini gösteriyor. Onun için "kitaplardan" bölümünde “Güzel Ahlak Aranıyor” kitabımdan alıntı yaptım.
Şimdi
aklıma geldi: Diyojen ne diyordu güpegündüz fenerle sokakta aramasına? Adam (İnsan)
arıyorum.
Başlangıçta rahmetli Dormen’in güzel özellikleri olan bir insan olduğunu belirterek başlamıştık.
Hazır insan konusu açılmışken bitirelim.
İnsan
kalabilmek umuduyla.
Sabahattin
Gencal, İstanbul, 26. 01. 2026
|
DİĞER |
|||||||
|
Not: Etkinliklerin
tümünü bir arada görmek isteyenler aşağıdaki arşiv butonundan istedikleri
tarihi tıklayabilirler. |
|||||||
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
