24 Ocak 2026 Cumartesi

“Bugün Günlerden Sessizlik”

 


“Bugün Günlerden Sessizlik”1 başlığında tırnak işareti kullanmamın nedeni şu: Bir zamanlar, hatırlayamadığım bir blogta böylesi başlıklar kullanıldığını görmüştüm: “Bugün günlerden x” gibi. Peki, ben niye kullanıyorum bu başlığı? Çünkü bugün Ahmet Gencal’ın Evcil Hayvanımın Adı Sessizlik adlı kitabını okudum. İlk defa mı okudum bu kitabı? Hayır. Basılmadan önce okudum. Yayınlanır yayınlanmaz okudum. Bugün de okudum. İnanın her okuyuşumda ayrı ayrı yorumlar, ayrı ayrı çağrışımlar yaptım.

Evcil Hayvanımın Adı SESSİZLİK adlı kitapta, atanamamış genç bir öğretmenin şahsında atanamamış öğretmenlerin, sayıları yüzbinleri aşan işsiz gençlerin ve onları ve yakınlarını dert edinenlerin ruh halleri ve sessiz çığlıkları anlatılmaktadır. Kısaca kitap sadece Mine Öğretmeni değil toplumu konu etmiştir.

Kitap künyesine türü olarak şiir tadında öykü denemesi yazılmıştır. Tamam. Çok güzel yazılmıştır da bu kitapta daha fazlası var. Bir kere onlarca özlü söz barındırıyor. Okuyucunun bakabilmesi için ufka pencereler açıyor. Bu pencerelerden baktığımda neler gördüğümü anlatmayacağım. Çünkü herkes ayrı şeyler görebilir. Bazen de insan kendini görebilir.

Kısaca Ahmet Gencal, hiç kimseye benzemeyen kendine özgü bir şiir, öykü ve roman denemeleri olan bir usta olmasına rağmen günümüz sessizliğini henüz delememiştir. Ama inanıyorum ki yarınlarda yarınlarda yurt içinde ve dışında çok okunan bir yazar olacaktır.

Şimdi aklıma şu geliyor. Güncede bir yazar tanıtılabilir mi? Niye olmasın. Benim günüm bununla geçti ya. Yalnız şu sorulabilir neden şimdi? Ben de merak ettim bu konuyu. Sonra anladım: Birkaç gün önce bir yazı okumuştum. Toplumlarda aidiyet duygusu unutturuluyor. Toplumlar artık bir kalabalık oluyor. Bireyler kalabalıklar içinde yalnızlık çekiyor. Bazılarının egoları şişiyor… Tabii bu planlı olarak oluyor. Yazılı ve sözlü medyadan da öğrendiğimize göre Ulus Devletlerin çökertilmesi gibi kötü niyet taşıyanlar var…

Kendi kendime demek ki yukarıdaki gibi satırlar okuyunca yalnızlaştırma, yabancılaştırma, aidiyetsizleştirme, soğutma ve bıktırma vb. gibi taktikleri aşmak için  duygu ve düşünce yüklü kitaplar okumamız gerekli olduğunu düşündüm ve elimizin altındaki bu kitabı tekrar okumaya başladım. Kitaptan da anlıyoruz ki gençlerimizin çok hassas ve kırılgandır. Bu hassasiyetleriyle oynanmaması gerektiğini vurguluyorum.

Bu arada yeni yılda başladığımız alışkanlıklarımızı sürdürebiliyoruz. Dün Muazzez Ersoy’un Bir Fincan Kahve Olsam şarkısını dinlemiştim. Karadeniz türkülerini dinlerken neden geçtik Muazzez’e. Bu bir tesadüf: Bilgisayarda iken trak bir reklam geldi. Muazzez Ersoy. Bu bir işaret mi, dedim kendi kendime. Şunu da söyleyeyim: Bilgisayarlar tıpkı akıllı telefonlar gibi. Ne yazıyorsan ne araştırıyorsan ona benzer reklamlar gönderiyorlar.

Bu arada Bir Fincan Kahve Olsam şarkısını dinlememem gerektiğini anladım. Ben niye şarkı dinliyorum? Moral bulmak için ruhumu tedavi için. Eee bu şarkı güzel ama benim bir haftada Karadeniz türkülerinden topladığım enerjiyi 10 dakikada yerle bir etti. Demek ki her şeyde olduğu gibi müzikte de seçici olmak gerek. Bugün bu ana kadar bir şarkı-türkü dinlemedim. İnşallah tesadüflerin kurbanı olmayız.

Aslında tesadüf diye bir şey yok diyorlar ki doğrudur, yukarıdaki cümlem yanlış olmuştur. Peki, yanlışsa siliver. O da doğru ama nedense yanlışıyla doğrusuyla yazmaya devam ettik, ediyoruz da. Düzeliriz inşallah.

Tevafuk vardır. “Tevâfuk, birbirine denk gelme, latîfâne (hoş, zarif) bir şekilde uyum içinde olma anlamına gelen İslamî terimdir. Anlamlı ve hikmetli (bilgece) amaçlarla, latîf bir şekilde birbirine yakışan ve birbiriyle ilişkili olan, uygunluk arz ederek bir düzenin varlığını gösteren, kısaca birbirine tevâfuk eden her şey, evrende tesâdüfe yer olmadığını işaret ve ispat eder.” (Vikipedi, özgür ansiklopedi)

Hiç aklımızda yokken “tevâfuk” konusuna girdik. Bunu burada bırakmam ben. Bu konuda derleme yapmaya niyet ettim…

“Niyetin sözlük anlamına baktığımızda, ''bir şeyi yapmayı zihninde tasarlama, önceden isteyip düşünme'' olduğunu görmekteyiz.”  Bir nevi, yazısız da olsa plan yapma gibi diyebilir miyiz buna? Her neyse…

İşlerimizi planlı olarak yapma çabasında olmalıyız.

Sabahattin Gencal, İstanbul, 23. 01. 2026

____________________

1.   Ahmet Gencal, Evcil Hayvanımın Adı SESSİZLİK, Cinius yayınları, İstanbul,

 

 

GÜNCE

MEDYADAN

MÜZİK

RESİM

VECİZE

ŞİİR

KİTAPLARDAN

DİĞER

            Not: Etkinliklerin tümünü bir arada görmek isteyenler aşağıdaki arşiv butonundan istedikleri tarihi tıklayabilirler.