“Bugün
Günlerden Sessizlik”1 başlığında tırnak işareti kullanmamın nedeni
şu: Bir zamanlar, hatırlayamadığım bir blogta böylesi başlıklar kullanıldığını
görmüştüm: “Bugün günlerden x” gibi. Peki, ben niye kullanıyorum bu başlığı?
Çünkü bugün Ahmet Gencal’ın Evcil Hayvanımın Adı Sessizlik adlı kitabını okudum. İlk
defa mı okudum bu kitabı? Hayır. Basılmadan önce okudum. Yayınlanır yayınlanmaz
okudum. Bugün de okudum. İnanın her okuyuşumda ayrı ayrı yorumlar, ayrı ayrı
çağrışımlar yaptım.
Evcil
Hayvanımın Adı SESSİZLİK adlı kitapta, atanamamış genç bir öğretmenin şahsında
atanamamış öğretmenlerin, sayıları yüzbinleri aşan işsiz gençlerin ve onları
ve yakınlarını dert edinenlerin ruh halleri ve sessiz çığlıkları
anlatılmaktadır. Kısaca kitap sadece Mine Öğretmeni değil toplumu konu etmiştir.
Kitap
künyesine türü olarak şiir tadında öykü denemesi yazılmıştır. Tamam. Çok güzel
yazılmıştır da bu kitapta daha fazlası var. Bir kere onlarca özlü söz barındırıyor.
Okuyucunun bakabilmesi için ufka pencereler açıyor. Bu pencerelerden baktığımda
neler gördüğümü anlatmayacağım. Çünkü herkes ayrı şeyler görebilir. Bazen de
insan kendini görebilir.
Kısaca
Ahmet Gencal, hiç kimseye benzemeyen kendine özgü bir şiir, öykü ve roman
denemeleri olan bir usta olmasına rağmen günümüz sessizliğini henüz
delememiştir. Ama inanıyorum ki yarınlarda yarınlarda yurt içinde ve dışında
çok okunan bir yazar olacaktır.
Şimdi
aklıma şu geliyor. Güncede bir yazar tanıtılabilir mi? Niye olmasın. Benim
günüm bununla geçti ya. Yalnız şu sorulabilir neden şimdi? Ben de merak ettim
bu konuyu. Sonra anladım: Birkaç gün önce bir yazı okumuştum. Toplumlarda
aidiyet duygusu unutturuluyor. Toplumlar artık bir kalabalık oluyor. Bireyler
kalabalıklar içinde yalnızlık çekiyor. Bazılarının egoları şişiyor… Tabii bu
planlı olarak oluyor. Yazılı ve sözlü medyadan da öğrendiğimize göre Ulus
Devletlerin çökertilmesi gibi kötü niyet taşıyanlar var…
Kendi
kendime demek ki yukarıdaki gibi satırlar okuyunca yalnızlaştırma,
yabancılaştırma, aidiyetsizleştirme, soğutma ve bıktırma vb. gibi taktikleri
aşmak için duygu ve düşünce yüklü
kitaplar okumamız gerekli olduğunu düşündüm ve elimizin altındaki bu kitabı
tekrar okumaya başladım. Kitaptan da anlıyoruz ki gençlerimizin çok hassas ve
kırılgandır. Bu hassasiyetleriyle oynanmaması gerektiğini vurguluyorum.
Bu
arada yeni yılda başladığımız alışkanlıklarımızı sürdürebiliyoruz. Dün Muazzez
Ersoy’un Bir Fincan Kahve Olsam şarkısını dinlemiştim. Karadeniz türkülerini
dinlerken neden geçtik Muazzez’e. Bu bir tesadüf: Bilgisayarda iken trak bir
reklam geldi. Muazzez Ersoy. Bu bir işaret mi, dedim kendi kendime. Şunu da
söyleyeyim: Bilgisayarlar tıpkı akıllı telefonlar gibi. Ne yazıyorsan ne
araştırıyorsan ona benzer reklamlar gönderiyorlar.
Bu
arada Bir Fincan Kahve Olsam şarkısını dinlememem gerektiğini anladım. Ben niye
şarkı dinliyorum? Moral bulmak için ruhumu tedavi için. Eee bu şarkı güzel ama
benim bir haftada Karadeniz türkülerinden topladığım enerjiyi 10 dakikada yerle
bir etti. Demek ki her şeyde olduğu gibi müzikte de seçici olmak gerek. Bugün bu ana
kadar bir şarkı-türkü dinlemedim. İnşallah tesadüflerin kurbanı olmayız.
Aslında
tesadüf diye bir şey yok diyorlar ki doğrudur, yukarıdaki cümlem yanlış
olmuştur. Peki, yanlışsa siliver. O da doğru ama nedense yanlışıyla doğrusuyla
yazmaya devam ettik, ediyoruz da. Düzeliriz inşallah.
Tevafuk
vardır. “Tevâfuk, birbirine denk gelme, latîfâne (hoş, zarif) bir şekilde uyum
içinde olma anlamına gelen İslamî terimdir. Anlamlı ve hikmetli (bilgece)
amaçlarla, latîf bir şekilde birbirine yakışan ve birbiriyle ilişkili olan,
uygunluk arz ederek bir düzenin varlığını gösteren, kısaca birbirine tevâfuk
eden her şey, evrende tesâdüfe yer olmadığını işaret ve ispat eder.” (Vikipedi,
özgür ansiklopedi)
Hiç
aklımızda yokken “tevâfuk” konusuna girdik. Bunu burada bırakmam ben. Bu konuda
derleme yapmaya niyet ettim…
“Niyetin sözlük anlamına baktığımızda, ''bir şeyi yapmayı
zihninde tasarlama, önceden isteyip düşünme'' olduğunu görmekteyiz.” Bir nevi, yazısız da olsa plan yapma gibi
diyebilir miyiz buna? Her neyse…
İşlerimizi
planlı olarak yapma çabasında olmalıyız.
Sabahattin
Gencal, İstanbul, 23. 01. 2026
____________________
1. Ahmet Gencal, Evcil Hayvanımın Adı SESSİZLİK, Cinius yayınları, İstanbul,
|
DİĞER |
|||||||
|
Not: Etkinliklerin
tümünü bir arada görmek isteyenler aşağıdaki arşiv butonundan istedikleri
tarihi tıklayabilirler. |
|||||||
