ÖNSÖZ
Makale değildir; ama bu yazıda,
ispatlama kaygısı olmadan fikir ileri sürülebiliyor.
Sohbet değildir; ama bu yazı tatlı
tatlı okunabiliyor.
Fıkra değildir; ama günceli konu
edinebiliyor.
Anı değildir; ama “an”lar öne
çıkabiliyor.
Eleştiri değildir; ama dokunmalar
etkili olabiliyor.
“… değildir; ama” kalıbını kameti
uzatır gibi uzatmayalım.
Türünü vermediğimiz bu yazıyı, sanki
bilmece konusu yaptık. Bir, “Bir bilmecem var çocuklar…” demediğimiz kaldı.
Reklam yazısı gibi olmuşken “Buldum, buldum” deyivereceksiniz gibime geldi.
Sözünü ettiğimiz yazı türü
“deneme”dir.
Deneme, günümüzde herkesin sığındığı
bir liman gibi görülüyorsa da bilinsin ki bu limanda herkes gemisini yürütemez.
Aslında biz de limana sığınıyoruz;
ama bizim sığındığımız doğal liman. Limanları zenginler kirâlıyor. Zenginler,
dümen suyundan gideceklere yol veriyor.
Bizim gibi başkalarının dümen
suyundan gitmeyenlere doğal liman yeter de artar bile. Körfez de bir doğal
limandır. Ancak biz, körfezlerden de küçük koylara sığınıyoruz.
Bu anda kitaplarımız küçük koylarda
yüzüyor. Batan batar. Batmayanlar güneşi görür mü?
(…)
Sabahattin Gencal, Gönlümde Açılıyor Sevgiyle UMUTLAR, Cinius yayınları,İstanbul, 2020
Not: Etkinliklerin tümünü bir arada görmek isteyenler
aşağıdaki arşiv butonundan istedikleri tarihi tıklayabilirler.
……………………………………………………………………………………………………………
