14 Şubat 2026 Cumartesi

Aklımızı Kullanabilmek Umuduyla

 



Televizyonda, az da olsa bazen güzel ve yararlı programlar da izleyebiliyoruz. Örneğin bugün bir televizyonda Prof. Dr. Üstün Dökmen’i izledim. Yararlandım. Verdiği bir örnek üzerinde durulmasında yarar görüyorum:

Bir ilkokulda öğretmen çocuklara deprem anında hemen masa ve sıraların altına girmek ve başı iki elle korumak gerektiğini söyler. Birkaç hafta sonra çocuklar bahçedeyken bir deprem olur. Depremi hisseden çocuklar koşa koşa sınıflarına girerek sıraların altına sokulurlar…

Dökmen, bunun ezbere dayanan bir eğitimden kaynaklandığını söylemektedir. Öğretmen konuyu geniş açıdan ele almamış öğrenciler de aklını kullanmamıştır.

Aklını kullanma üzerinde çokça durulmaktadır. Büyükler de akıllarını birine emanet etmektedir. Ezberin zararları üzerinde durulmaktadır. Ezberlemeye alışanlar düşünmeyi akletmekte zorlanırlar.

Millî Eğitim Bakanlığımız da bunun farkında. Yeni hazırlanan kitaplarda eskilere göre değişiklikleri görüyoruz. Ancak işler istenildiği gibi yürümemektedir.

Bu konuda, daha önceleri de yazdıklarımı tekrar etmemin yararlı olacağını umuyorum.

13 sene kadar önce, bir Anadolu İmamhatip Lisesinde torunumun velisi olarak bir veli toplantısına katılmıştım. Sağ olsunlar öğretmenler beni öğretmen odasına aldılar. Edebiyat öğretmenlerine, ben bir edebiyat konusundaki hazırlık çalışmalarını 45 dakikada yapamıyorum. Aranızdan yapabilen var mı? Hiç kimse de yapamıyor. Çocuklar evde bunun için saatlerini harcarlarsa diğer dersler için zamanları kalmaz. Bu bir yana bu ders 45 dakikada da bitmez. Bitirebilen var mı? Bir öğretmen, ben özet yazdırıyorum, dedi. Yani çocuklar ezberlemeye devam… Peki, bu durumu bildirdiniz mi? Söylemişler. Kime kendi kendilerine ve idarecilere. Biz hep böyle yapıyoruz. Kendi kendimize yakınıp duruyoruz.

Açılmışken aynı konuya devam edeyim. Kitapları yazanlar akademisyen. Derya gibiler. Bizlerden çok daha fazla bildikleri herkesçe malum. Yalnız öyle anlaşılıyor ki bunlar liselerde öğretmenlik yapmamışlar. Teorik bilgi çok fazla ama pratik yok. Onun için liseliler için yine liseli öğretmenler kitap yazmalı, diyorum.

Su değirmeni örneğini verebiliriz. İki değirmen taşının ortasına zahire tane tane akar. Tabii bu ayarlanmıştır. Bütün bilgiler boca edilirse değirmen fonksiyonun yapamaz veya durur. Çocukluğumda değirmenlere çok giderdim. Bütün parçalarının isimlerini bilirdim. Ama unuttuğum için anlatamıyorum. Bundan da bir ders çıkarabiliriz: Biz kelime ve kavramlarla düşünürüz. Kelime ve kavram yoksa düşünce de yoktur. Onun için yazının sonuna, bulabilirsem bir su değirmeni eklemeyi düşünüyorum.

Bir televizyon programının sadece bir örneği bakın neler düşündürdü. Programın tamamı üzerinde dursak bir ders kitabı yazabilirdik. İnşallah televizyonlarımız düzelir de…

Ülkemizin çocuklarını ve insanlarını çok sevdiğimi ve onlar için düşünmeğe çalıştığımı peşinen söyleyeyim ve yazayım. Ancak insanımıza yararlı olabilmek için kendimizi de düşünmek durumundayız. Kaliteli bir yaşam için uzman görüşlerine göre etkinliklerde bulunmaya çalışıyorsam da bir türlü gelişemiyorum. Örneğin müzik konusunda hâlâ 0 (sıfır) noktasındayım. Bu noktanın arkasına koyacağımız rakamlar kadar gelişiriz. Önüne koyacağımız rakamlar kadar da küçülürüz. Müzik için verdiğimiz bu örnek her şey için tabii insanlık için de geçerlidir. Bazen öfkelenip sıfırın arkasındaki rakamı kaldırırsak sıfıra sıfır elde var sıfır. Yani esfele safilin. Açık deyişle “Esfeli Safilin, bir kişinin düşebileceği en aşağılık mertebedir. İslama göre hayvandan da daha aşağıda bir mertebede olma hal ve durumunu ifade eder.”

Asırlardır “ezberden”, rivayetlerden kurtulamazsak, akıl yürütmeyi öğrenemezsek düşeceğimiz yer bellidir.

Aklımızı kullanabilmek umuduyla…

Sabahattin Gencal, İstanbul, 14. 02. 2026

____________________ 

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

  

“İnsan beyni değirmen taşı gibidir, içine bir şeyler atmazsanız, kendi kendini öğütür.”

İbn-i Haldun

***

100 Yıllık Değirmen Su Değirmeni Nedir Nasıl Çalışır