Bugün Ahmet Gencal’ın, İKİ KALPLİKAHRAMANIM (Gizli Kanatlarımın Mimarı Babam) adlı kitabını okudum.
Ahmet Gencal ayrıca, özellikle ve
ayrıntılı olarak ele alınmalıdır. Burada ancak şu kadarı söylenebilir:
İlk kitaplarıyla psikolojik denemeler
ve şiirler ustası olarak tanınan Gencal, Öykü ve romanlarını okuyanlar
tarafından da psikoloji alanında üstatlık yolunda hayli yol almış yazar olarak
bilindi.
İki Kalpli Kahramanım kitabı
Gencal’ın daha başka yönlerini de bu arada pedagog yönünü de ortaya
koyuyor. Ancak diğer pedagoglardan çok
farklı. Kitap ders kitabı gibi değil. Kısa öykülerden oluşuyor. Her öyküde bir
konu şekerin çayda erimesi gibi eritilmiş olarak sunuluyor. Çocuklar da ebeveynler
de ders kitabı okuyamazlar ama Gencal’ın bu öykülerini zevkle okuyabilirler.
T.C. Millî Eğitim Bakanlığı yazar
öğretmenlerin listelerini alıyor ve formalite işlerini güzelce yapıyor. Ancak
bu eser hâlâ bu bütün okullara ve velilere tavsiye edilmiş değil. Hayret
doğrusu….
Ahmet Gencal’ı konu etmişken onunla
beraber yaptığımız çalışmalara da değineyim:
“Baba ile Oğul Arasında Elektronik Mektuplaşma”
adlı eserden önce de söz etmiştim. Bir tez çalışmasında bu konuda öncü bir
çalışma olarak kabul edildi.
“Baba ile Oğul Arasında Sessiz
Diyaloglar GÜZELLİK” adlı çalışmamızdan söz eden henüz olmadı. Bu çalışmamızı
Kuzuluk beldesinde 5 günde oluşturduk. Sözlük dahil hiçbir kitaba bakmadan
yazdık. Bir deftere önce ben yazdım ve Ahmet’e verdim. O da bana. Ben ona o
bana derken çalışmamızın basılacak bir değerde olduğu görüldü. Bu kitabın sunuşunu yazma görevini de sevgili
öğrencim Dr. Süleyman Pekin’e yükledik. Pekin’in sunuş yazısına “Kitaplardan”
butonuyla ulaşılabilir. Pekin’in bu yazısı, diğer yazıları gibi övgüye değer.
Pekin’lerin çoğalması dileğiyle…
Resim butonuyla Kız Horunu pastel
çalışmamıza ulaşmak mümkün.
Diğer etkinliklerden de söz etsem
hocamız reklam yapıyor denir mi bilemem. Bazıları reklamın iyisi kötüsü olmaz
derler ama ben o fikirde değilim. Beni tanıyanlar bilir. Hiç reklam yapmadım.
Güncel konuları es geçen günce olur
muymuş? Tabii ki olmaz ama ben, birçokları gibi sırf halkımızı aldatmak için yapılan
algı operasyonlarından hiç hazzetmiyorum. Hazzetmemek bir yana rahatsız
oluyorum.
Bir taraftan da mazeret üretme
Sabahattin, diyorum. Sonra “Ateş olsan …” diyorum. Sonra “haddini bil, haddini
bil!” sözlerini hatırlıyorum. Sanki biz yurttaş değilmişiz gibi… Biz bu vatanda
turist değiliz. Elbette yönetenlerin eksiklerini, yanlışlarını söyleyeceğiz. “Na
söylersin…”
Anlaşılacağı gibi bir çalışmaya
odaklanmadığım zaman iç konuşmalarla daha doğrusu kavgalarla günümü şey
ediyorum.
Bir zamanlar öğrencilerime (ve), (şey)
bir de şimdi unuttuğum birkaç kelimeyi yasaklamıştım. Yanlış yaptım her haldeki
şimdi…
Şimdiki zamanı değerlendirmek
önemliymiş.
Şimdinin önemini kavramak dileğiyle…
Sabahattin Gencal, İstanbul, 07. 02.
2026
|
"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci |
||||||
|
Sabahattin Gencal’ın Bugünkü
Etkinliklerinden Bazıları |
||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
||||||
