Bir şey daha söyleyeyim mi? Şimdilerde moda oldu. Önsözlerde
ya okuyucu yönlendiriliyor ya da eksiklere gediklere bahaneler üretiliyor.
Okuyucu zaten ön yargılarla dopdolu. Bir de sen doldurmaya kalkarsan bozulur.
Okuyacağı varsa da okumaz veya okuyamaz.
Bazı önsözler de kullanma kılavuzu gibi. Şöyle oku,
böyle oku… Ya, dur bi, sus bi. Adam kırk yılda bir kitap aldı. İstediği gibi
okusun. Yaygın bir kanaat var: Yazar
okuyucuya bir şey veremez. Alsa alsa okuyucu alır.
Sizin gibi okuyucuların bu eserimizden çok şey
alacağını tahmin ediyorum. Ama yazılanların hepsini birden almaya kalkarsanız
kaldıramazsınız, hazmede-mezsiniz. Yavaş yavaş, ağır ağır, sessiz sessiz…
Aklınıza bir şey gelmesin dedik ya ben sen oldum. Seni
biliyorum. Seni de bütün okuyucuları da seviyorum.
____________________
Sabahattin Gencal, Kalıpları Kıran DENEMELER,Cinius Yayınları, İstanbul, 2019
Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları | ||||||
|
|
|
|
|
|
|
l-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------l
