ÖNSÖZ
Sosyal ağlara takıldık bir kere. Bu ağları
internet ummanına kimler atıyor, kimler topluyor? Neler oluyor bu sosyal medya
dünyasında? Biliyor musunuz? Ben de bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa o da şu:
Toplumumuzda hâkim olan korku iklimi
sosyal medyayı kullananlara da hissettirdi kendini. Hatta sosyal medyayı
kullanmakta olan; fakat hiçbir partiye, hiçbir sivil toplum kuruluşuna üye
olmayan; hiçbir cemaat ve gruba bağlı olmayan, kendi halinde biri olan
bireylerimiz bile, açıkça söyleseler de söylemeseler de korkmaktadırlar.
Bu tür korkuların tedavileri pek mümkün
görülmemektedir kanımca. Böyle bir korku bireyi hayatının sonuna kadar fikir ve
sanat konusunda kısırlaştırabilir veya toplum zararına olacak akla gelmedik
olaylara itebilir. Yani üç kuruş kâr için toplum büyük zarar görür.
Facebook’un bir kullanıcısı1
olarak, korku iklimini, az çok ben de hissettim. Ben, anskiyete teşhisi konmuş
biriyim. Başka deyişle söyleyelim: Benim korkularım bana yeter. Ek olarak
üretilen korkuları kaldıramam. Çünkü biz, diğer öğretmen arkadaşlarım gibi
kendimizi vatanımıza ve milletimize adamış biriyiz. Biz, “Bana değmeyen yılan
bin yaşasın.” diyemeyiz. Kaldı ki yılan kuyruğunu gösterdi bize. Maalesef
başarılı olmuş da sayılabilir:
(…)
Sabahattin
Gencal, GİZLİ EL (Facebook’taki Gizli / Kirli Öykü), Cinius Yayınları, İstanbul,
2022
"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci | ||||||
Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları | ||||||
|
|
|
|
|
|
|
| ||||||
