20 Mart 2026 Cuma

“Ramazan’ın Nuru, Cuma’nın Feyzi Üzerimize Olsun”

 


Bugün 20. 03. 2026 inşallah çifte bayram kutlayacağız: Cuma ve Ramazan Bayramı. “Ramazan’ın nuru, Cuma’nın feyzi üzerimize olsun. Bu mübarek günün hürmetine dualarımız kabul, ibadetlerimiz makbul olsun.”

    Birbirimizle dijital iletişimle bayramlaşırsak güzel olur. Telefon aracılığı ile bayramlaşırsak daha güzel olur. Tabii yüz yüze gelip bayramlaşırsak katmerli olur. Hele de özellikle bayram ziyaretleri yapabilirsek…

    Arkadaşlarımızın, dostlarımızın ve büyüklerimizin dualarını almayı unutmayalım. Bu arada biz de dua etmeliyiz:

Bir durgun suyun ortasına bir taş atarsanız taşın düştüğü noktadan ta kenara kadar halkalar oluşur ya işte öylesine dua edelim. Kendimizden ve ailemizden akrabalarımızdan ve çevremizden başlayarak toplumumuz, İslam âlemi ve tüm insanlar için hayır dualarımızı esirgemeyelim. Tabii samimiyetle ve ısrarla dua edelim. Başka deyişle “Allah'a yalvararak, gizlice ve korku-ümit arası dua edilmelidir.”

Dua hakkında Kur’an ayetlerini okumuşuzdur: (Âl-i İmrân, 8). (Bakara, 201).  (Bakara, 286)… Ayrıca duanın ibadetin özü olduğunu da duymuşuzdur. "Dua ibadetin ta kendisidir (iliğidir)" (Tirmizî).

Bütün bu okuduklarımızın ve duyduklarımızın bilimsel olarak da doğrulanması doğrusu şevk ve heyecanımızı artırmıştır:

“Dua, Rahman olan Allah’la kulunun buluşmasındaki vecd halidir. Ruh ve beden en yüksek frekansta titreşir bu buluşmada. Gerçek bir İlâhî buluşmada sadece istek değil ‘Var olandan en yüksek hazla razı olma durumu’ vardır, şükür ve memnuniyet vardır ki burada da ruhun ve bedenin şifası, “Şâfî” ismi vardır. 

Metafizik konulardaki araştırmalar ilerledikçe, duanın gücünün bilimsel kanıtları da ortaya çıkmaya başlıyor. Dünyanın saygın üniversitelerinden Yale Üniversitesi tarafından yapılan ve bir bilim dergisi olan New Scientist’te yayınlanan bir araştırmaya göre,” insan beyni Yaratıcıya inanmak üzerine programlanmıştır.”

(…)

“Dua ile ruhsal dengenin kurulması, huzur ve mutluluk hormonlarının yükselişi, stres hormonunun baskılanmasıyla gerçekleşmektedir. Duanın insan ruhuna depoladığı “enerjinin belirli frekansları daha yoğun ve daha etkilidir.”1

Böylesi yazıları çoktandır okuyorum. Ama geçenlerde Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın’ın bir videosunu izleyince ta çocukluğuma gittim. Beyin Cerrahı, Yazar Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın “ “Düşünce gücü kâinatın en büyük gücüdür”, “Neyi düşünürseniz o olur” vb. harika bilgiler verirken bir ara duanın etkisinden söz etti. Doğduğu yörede insanın elindeki et beni gibi, sivilce gibi oluşumların dua ile iyileştiğini söyledi. İşte burada doğduğum yöreye Trabzon’un Çaykara’sına gittim. (Bilindiği üzere Aydın da Trabzon’un Maçka’sında doğmuştur.) Ben de şahit oldum buna. Daha da nicelerine… Tabii bilimsel izahını yapamıyorum.  Aklıma plasebo etkisi geldi.2

Kısaca daima dua yapacağımız. Kendimizden başlayarak…

Allah’ın hazinesi boldur. Her şeyi isteyebiliriz. Bu anda akla gelmeyecek bir istek örneğin yönetilme biçimimizin en güzel şekilde düzeltilmesini isteyebiliriz. Ama burada bir püf noktası var: Elbette sözlü dua önemlidir ama fiili duayı da unutmayacağız.  Bu konuda elimizden geleni yapacağız ve gerisini Allah’a bırakacağız. Toplumumuz öteden beri bu konuda yanıltılmıştır: Örneğin savaşlarda bile düşman ordularının geçeceği yollara, bilmem kaç bin tane yazılı dualar bırakmışlardır.

Öyle çatallı bir noktaya geldim ki bu yazıyı nasıl bitirebileceğimi düşünmeye başladım:

Bazıları duayı bile yanlış anlayanları, dini istismar edenleri samimi dindarlardan ayırt edemeyerek bunları silmek istiyor. Tabii bunlar rahat durur mu… Bildim bileli böyle.

Bütün bunlara rağmen kötülerin ıslahı için dua edeceğiz. Ancak ıslah olmazlarsa Allah’a havale edeceğiz. Ama önlem almayı da ihmal etmeyeceğiz.

Dua için dua sitelerine, kitaplarına, kalıplara ihtiyacımız yoktur. Ancak bilinçli olarak içtenlikle ve yukarıda da belirtildiği üzere korku ve ümit arasında dua edeceğiz, isteklerde bulunacağız. Bu arada şunu da belirtelim, örneğin validen bir istekte bulunduğumuzda nasıl vaziyet alırız? Demek ki üslubumuzu da duruşumuzu da düzelteceğiz. Zaman ve zemine de dikkat edeceğiz.

Yüce Rabbimizle görüşmelerimiz3 iyi geçer inşallah.

Sabahattin Gencal, İstanbul, 20. 03. 2026

___________________

1.   Feyzullah ERGÜN, Duanın İyileştirici Gücü (1-2), https://www.yeniasya.com.tr/feyzullah-ergun/duanin-iyilestirici-gucu-1_620263

2.   Plasebo etkisi, tıbbi bir değeri olmayan (şeker hapı, tuzlu su vb.) etkisiz bir tedavinin, hastanın iyileşeceğine inanması sonucu psikolojik veya fizyolojik iyileşme göstermesi olgusudur.

3.   “Dua, kulun Allah ile doğrudan kurduğu manevi bir iletişim ve "dertleşme" halidir; bu durum İslam'da Allah'ın kuluna şah damarından daha yakın olması (Kaf, 50/16) nedeniyle O'na hitap etme, isteklerini ve şükrünü sunma şeklinde tasvir edilir. Bu manevi yakınlık, kulun Allah'ı görür gibi ibadet etmesi (İhsan) ve gönülden dua etmesiyle tecelli eder.”

 

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

MEKTUBÂT-Î RABBÂNÎ