21 Mart 2026 Cumartesi

Söz, Tavır ve Davranışlarımız

  



Dün akşam yeni bir deyim öğrendim:

ABD ve İsrail’in İran’la savaşının tartışıldığı bir TV programında gazeteci Tülin Daloğlu1 konuşmasında liderlerin” kırık yumurta kabukları üzerinde yürüdüklerini2 söyledi.

TV programında söylenenleri tekrarlamak istemem ama yeni öğrendiğim bu terim üzerinde durmak gerekir gibime geliyor. Gerçi bizde de aynı anlamı veren deyimler ve atasözleri yok değil ama nedendir bilinmez bunları unutuverdik. Oysa yılların süzgecinden süzülüp gelen bu deyimlere ve atasözlerine her fırsatta yer vermeliydik. Bu konuda da düştüğümüz yerden kalkabiliriz3 inşallah.

Rakip partilileri kızdırmak, gücendirmek, küçümsemek için özensiz, dikkatsiz konuşan ve her fırsatta kutuplaştırma siyaseti güden politikacılarımız kırık yumurta kabukları üzerinde yürümek şöyle dursun asfalt yolu bile kıran/bozan bir duruş sergilemişlerdir. Yani önce siyasetçilerimiz bozuldu.4

Birçokları umudu kesmişken ben hâlâ inanıyorum ki siyasetçilerimiz konumlarının önemini kavrayacak ve birini kızdırmaktan, gücendirmekten veya hassas bir durumda sorun çıkarmaktan kaçınmak için son derece temkinli, dikkatli ve titiz davranacaklardır. Yine inanıyorum ki bu güzel hareketler dalga dalga bütün toplumumuzu olumlu olarak etkileyecektir. Niçin olmasın sonuçta insan değil miyiz?

Birçoklarımız düzelmenin tabandan olacağına inanmaktadır. Genelde bu doğrudur. Ama böylesi bir düzelme çok geç olacağı gibi tam tersi de olabilir. Onun için siyasetçilerimizin yanı sıra tüm devlet ve hükümet yetkililerinin, kamuda ve özel sektörde çalışan üst düzey yetkililerin üsluplarına dikkat etmeleri gerekmektedir.

Bu konuda hiç kimse yazı yazmamıştır. İhtimal gerek görmemişlerdir. Çünkü bu statüde olanların zaten görev tanımlarında üsluplarına dikkat etmeleri vardır. Nitekim bazıları kullandıkları bir kelime için mahkemelere düşmüşlerdir. Ama ne hikmetse bazıları da “dediğim dedik…”5 demektedir.

Kısaca söz, tavır ve davranışlarımız medeni bir insan gibi olmalı.6

Sabahattin Gencal, İstanbul, 21. 03. 2026

 

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

MEKTUBÂT-Î RABBÂNÎ

______________________

1.               Tülin Daloğlu otuz yıla yakın bir süredir, kariyerini, dış politika alanında yürütmüştür. On iki yılını Washington D.C.'de çeşitli Türk medya kuruluşlarını temsilen ABD-Türkiye ilişkilerini ve Amerikan siyasetini yakından takip ederek geçirdi. ABD'nin Afganistan ve Irak müdahalelerini yerinde takip etti ve Orta Doğu'daki yüksek riskli bölgelerdeki gelişmeleri aktardı. (https://www.tepav.org.tr/tr/ekibimiz/s/1498)

2.               Kırık yumurta kabuğu üzerinde yürümek" (İngilizcesi: walking on eggshells), birini kızdırmaktan, gücendirmekten veya hassas bir durumda sorun çıkarmaktan kaçınmak için son derece temkinli, dikkatli ve titiz davranmak anlamına gelen bir deyimdir. Genellikle ilişkilerde veya kırılgan durumlarda aşırı özdenetim gerektiren ortamları tanımlar. Steve Spangler +2

3.               "Düştüğümüz yerden kalkmak", yaşanılan başarısızlık, kriz veya büyük felaketlerin ardından, hata yapılan noktadan tekrar güç toplayıp hayata devam etmek, krizleri fırsata çevirmek ve özgüveni yeniden kazanmak anlamlarına gelen bir deyimdir. En güç durumdan bile lehine sonuçlar çıkarmayı, ders alarak ayağa kalkmayı ifade eder. Medyascope +2

4.               Önce Ekmekler Bozuldu - Oktay Akbal

5.               "Dediğim dedik, çaldığım düdük", başkalarının görüşlerini önemsemeyip sadece kendi kararlarını uygulayan, ayak direyen ve her istediğini yaptıran inatçı kişiler için kullanılan bir deyimdir. Bu söz, sözünü geçiren, otoriter veya şımarık tutum sergileyen, ne diyorsa o olsun isteyen kişileri tanımlar. Vikisözlük +3

6.               Bazı kişilerin kabadayılık yapıp yüksek sesle ve uyumsuz cümlelerle konuşmaları, hem onların kültür yapısını, eğitim seviyesini yansıtır, hem de insanlara saygısızlıklarını gösterir. Cenâb-ı Hak o gibilerin ölçüsüz kaba konuşmalarını saygılı ve medenî bir kalıba dökmelerini sağlamak için “Çünkü seslerin en hoşa gitmeyeni, şüphesiz ki eşeğin sesidir.” şeklinde uyarıcı bir benzetmede bulunuyor. (bk. Celal Yıldırım, İlmin Işığında Asrın Kur’an Tefsiri, Lokman Suresi 19. ayetin tefsiri)