22 Mart 2026 Pazar

Yazmak Var Yazmak Var

  


 

     “Yazmak var yazmak var.”1 deyişiyle başladım yazıya. Önce bu deyişi açıklayayım dedim kendi kendime. O kadar kolay mı? Açıkla açıklayabilirsen. Dilimin ucuna geliyor ama bir türlü toparlayamıyorum. İyi ki yapay zekâ var da zevahiri kurtarıyoruz.2

      İşin içine yapay zekâ girince konu dallanıp budaklanıyor. Oysa ben basit olarak şunu açıklamak için “yazmak var yazmak var” diye başlamıştım:

Kitaplardan bölümüne eski yazılarımdan birkaç paragraf aldım. Bir yazar Sabahattin Ali ile ilgili görüşlerini anlatırken “Kafa güreşine tutuşmak3 mecazını kullanmış. O zaman üzerinde hiç durmadan bunu yazıverdim. Ama şimdi okuyunca?

    Kendi kendime, demek ki bazen kelimeleri tüm anlamlarını bilmeden kullanıyoruz. Tabii yanlış yapıyoruz. Bu anda aklıma geleni yazıyorum: Bazı kelimeler mayın olabilir. Okuyucunun kafası o kelimeye takılırsa neler olmaz ki?  Okuyucunun sadece kafası karışmaz; patlamayla birlikte okuyucu metin dışında bulur kendini.

    Öğretmenlikte de bu tür vakalar oluyor. Öğretmen bir kelime söyler örneğin “Boğaziçi” Artık yoklamayı sınıfta değil Boğaziçi’nde almak gerekir.

    “Kafa güreşine tutuşmak” ifadesi yağlı güreşlerin yapıldığı meydanlara götürür mü insanları?

Peki, böyle mi olmalıydı? Eskiden, eskiden dediğime bakmayın 26 sene öncesinde parti liderleri veya temsilcileri televizyonlarda açık açık tartışmıyorlar mıydı?

    Şimdilerde televizyonların çoğu kafa güreşlerine kapalı. Açık olsa da işe yaramazdı ki çünkü birçoklarının tartışma kültürü yok. Birçoklarının da yüzü…

    Güreş FederasyonumuzdaKafa Güreşleri” antrenörleri bulunur mu acaba? İste burada da kızdım kendi kendime. Yok olduğunu biliyorsun da niye soruyorsun? Niye yazıyı uzatıyorsun… Demek ki daha 40 fırın ekmek yememiz gerekir.

    Yazmak var yazmak var.

 Sabahattin Gencal, İstanbul, 22. 03. 2026

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

MEKTUBÂT-Î RABBÂNÎ

_____________________________

1.   “Yazmak var yazmak var” Türkçede bir deyimsel ifadedir ve şu anlama gelir: Aynı işi (burada “yazmak”) herkes yapabilir ama kalitesi, etkisi ve değeri kişiden kişiye çok değişir. Yani:

Her yazı yazıdır ama bazı yazılar çok etkileyici, derin ve ustacadır.

Bazıları ise sıradan, yüzeysel veya zayıf olabilir.

(Burada iyi yazarla sıradan yazar arasındaki fark anlatılıyor.)

 

2.    Zevahiri kurtarmak", bir işin özünü düzeltmekten ziyade, sadece dışarıdan göründüğü şekliyle (görüntüyü) kurtarmak, durumu idare etmek veya hatayı örtbas ederek karizmayı korumak anlamında kullanılan bir deyimdir. "Zâhir" (görünen) kelimesinin çoğulu olan zevahir, olayların dış yüzünü temsil eder.

3.   “Kafa güreşine tutuşmak” Türkçede mecazlı bir ifadedir ve şu anlamlara gelir: Zihinsel olarak mücadele etmek, tartışmaya girmek, fikir yarıştırmak. Yani bu deyim:

·         İki kişinin akıl, mantık veya bilgi üzerinden rekabet etmesini

·         Sözlü tartışma veya polemik içinde olmasını

·         Kimi zaman da inatlaşarak fikir çatışmasına girmesini