17 Nisan 2026 Cuma

Bugün ne Öğrensem?

  


Bugün ne Öğrensem?

(Makas değişikliği duyurusu)

Yaşamım boyunca ya öğrenci ya öğretmen ya da hem öğrenci hem öğretmen oldum. Öğrenciliğin, öğrenim sürecinde fark edilemeyen zevkini tattım. Öğretmenliğin kutsal ve sınırsız sorumluluğunu yüklendim     Emekli olunca öğrenme zevkim kaybolmamakla birlikte eski tadında değil.

Öğretme sorumluluğu, bir etkinlik gösteremediğimden olacak sıkıntıya dönüştü.

Kısaca okuldan ayrıldığımdan beri, açık deyişle 13 senedir ne gördüklerimden zevk alıyorum ne duyduklarımdan. Gazeteler de televizyonlar da karamsarlığımı artırıyor. Emeklilik bu mudur? Rahmetli Öğretmenim Yusuf Ziya Bey: “Sen emekliliğinde sıkılmazsın; çünkü okumayı seviyorsun.” demişti bana.  Rahmetli şimdi görseydi beni.

Hukukla ilgili haberleri okuyorum üzülüyorum, eğitimle ilgili haberleri okuyorum kahroluyorum, “Dönüştürmekle” ilgili haberler için söyleyecek kelime bulamıyorum.    Öğretmenin, emekli de olsa yakınmaya hakkı olmadığını, az da olsa katkı sağlamaya çalışması gerektiğini biliyorum. Onun için damla kadar bile olsa katkı sağlamak üzere bloglar açtım.

Bu iki sene içinde gördüm ki sadece teknik bakımından değil içerik ve öz bakımdan da çok güzel siteler var. Yani bu alanda bana ihtiyaç yok. Bu durumda bana ayrılmak düşer; ama son dalım internet-bloglarından ayrılmak da gelmiyor içinden; onun için bir ara formül buldum. Artık dolaylı da olsa eğitmeye, düşündürmeye, yönlendirmeye çalışmayacağım. Bundan böyle sadece öğrenci olacağım.     

Demir yollarında makas değiştirmeyi bilir misiniz? Treni bir raydan, makas açarak öbür raya aktarırlar. Biz de makas açıp öğretmenlik raylarından öğrencilik raylarına geçiyoruz. Ben de artık sadece öğrenmek için internetteyim. “Bugün bunları öğrendim. Öğrendiğim bu konularda şunlar geçiyor aklımdan.” diyerek notlar düşeceğim.  Başka deyişle söyleyelim: Damla’ya (Damla adlı siteye) bir şey öğrenmek için değil “Bizim hoca bugün ne öğrendi, bugün nasıl bir not düştü?”…vb. düşüncelerle girilecek.                             

Dikkat edilirse notlar düşeceğimi söylüyorum. Deneme yazacağımı söyleyemiyorum. Günümüzde denemelerin de sadece fayda sağlayanı okunuyor. Yakın vadede fayda sağlama zihniyetiyle yetişmediğim için bu konulardan da habersizim.    

İnternet uçsuz bucaksız bir alan.  Bu alanda bir müfredat olmadan öğrencilik yapmak imkânsız. Onun için kendi kendime bir plan yaptım. Neyi, nasıl düşünerek yaptığımı da paylaşayım:

 

“Pozitif bilgi tarihsel evrimin sonucu olan bir bilgidir. Buna göre, insan düşünmesinde birbirinin ardından gelen üç dönem vardır. Bunlar;1. Teolojik dönem, 2. Metafizik dönem, 3. Pozitif dönem”  (www.deu.edu.tr/UploadedFiles/Birimler/18278/pdf_161-163.pdf) 

 Bizim toplumun röntgenini çekenler bizleri kandırmayı da çok iyi biliyorlar. Kimileri Allah’la aldatıyor, kimileri felsefecilerle, kimileri tek yanlı bilimle aldatıyor. Kanmamak için, aldanmamak için Kur’an-ı Kerim okumalıyız.                                    Kuran-ı Kerim'de yukarıda sözü edilen ayrımlar yok. Kuran Dini de düşünmeyi de pozitif bilimleri de tavsiye eder, hatta şart koşar. Aklı işletmeyi ön plana alır. Biz Kuran-ı Kerim’i tam olarak okuyup anlayabildik mi? Kur’an-ı Kerim sadece bazılarına mı geldi, yoksa hepimize mi? Kısaca bize rehber olarak gönderilen kitabı okumamız gerekir. Kuran-ı Kerim’i tam olarak anlayabilmemiz için bazı bilim adamlarının eserlerinden yararlanacağız, bilim adamlarını tanımaya çalışacağız. Yanlış anlaşılmaması için bir kere daha tekrarlayayım:        Birilerini tavsiye edecek değilim, birilerini övecek değilim, bir yerlere yönlendirecek değilim, düşündürecek değilim; sadece ne yaptığımı yazmakla yetineceğim. Bu arada yapay gündemlere takılmadan, kendimi sınırlamadan ilginç bulduğum konuları da öğrenmeye çalışacağım. Başka deyişle özgür öğrenci olacağım.  

Özetle şimdiye kadar “Bugün ne öğretsem.” diye düşünürdüm. Bundan böyle “Bugün ne öğrensem.” diye düşüneceğim.

Değerli ziyaretçilerimiz ise yetmişi aşmış bir emekli öğretmenin nasıl bir öğrenci olduğunu değerlendirebilecekler. İnşallah sınıfımızı geçeriz.   

        Sabahattin GENCAL,

Başiskele-Kocaeli, 19. 12. 2012

_________________________

SabahattinGencal, Dünya Labirentinde BEN / BİZ, Cinius Yayınları, İstanbul, 2018