Toplumumuzda güzel ahlakın yozlaşmasının birçok nedeni var kuşkusuz. Bu nedenleri bulmak için başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere, birçok kurum ve kuruluşun çalışmaları var. Konuyla ilgili birçok kitap, yine birçok tez yazılmışsa da burada bunlardan söz edilmeyecek ve birkaç çarpıcı alıntıyla yetinilecektir:
Biz Böyle Çürüdük!
Kültürümüz,
geleneklerimiz, adetlerimiz, örfümüz toplumumuzun yazılı olmayan hukuk
kurallarıdır.
Atalarımız,
hasta tavuktan sağlıklı yumurta çıkmaz, derdi. Öyle sözler ağzımıza pelesenk
oldu, atasözü olarak benimsedik ve kullanıyoruz ki, akıl işi değil… Sosyal
medyada çok konuşulan o sözlerden küçük bir derleme…
“Bal tutan parmağını yalar” dedik hırsızlığı mubah gösterdik.
“Devletin malı deniz, yemeyen domuz” dedik, devleti soymayı mubah gösterdik.
“Yemeyenin
malını yerler” dedik, dolandırıcılığı
mubah gösterdik.
“At
binenin, kılıç kuşananın” dedik, gaspçılığı
mubah gösterdik.
“Kol
kırılır, yen içinde kalır” dedik, şeyhlerin
tacizini, aile içi şiddeti mubah gösterdik.
“Söz
gümüş ise sükût altındır” dedik, ortamı
yalancıya bırakmayı mubah gösterdik.
“Komşuda
pişer bize de düşer” dedik hazırcılığı
mubah gösterdik.
“Kaz
gelecek yerden tavuk esirgenmez” dedik, çıkarcılığı
mubah gösterdik.
“Doğru
söyleyeni dokuz köyden kovarlar” dedik, yalan
söylemeyi mubah gösterdik.
“Bana
dokunmayan yılan bin yaşasın” dedik, bencilliği
mubah gösterdik.
“Üzümünü
ye bağını sorma” dedik, haramı mubah
gösterdik.
“Köprüden
geçene kadar ayıya dayı de” dedik, kurnazlığı,
takiyeyi mubah gösterdik.
Sonra
toplum neden bozuluyor, diye oturup ağıt yaktık. Biz bozuyoruz…1
Şahin Zenginal
*
Bazı
atasözlerimizde anlatılmak isteneni anlayamıyoruz. Bu tür atasözlerinde ima
var, kınama var, söz sanatları var. Ancak bizler atasözlerini gerçek
anlamlarıyla değerlendirdiğimiz için toplumca duyarsız hale geliyoruz. Demek ki
toplumca duyarsızlığımızın bir nedeni de eğitim-öğretim eksikliğidir.
*
Bu Çağın İnsanı, İnsanı
Unutmuştur
“Genç kuşakların birçok alanda yetersiz yetişmelerinde hepimizin
payı olduğunu kabullenmemiz gerekir. Devlet, siyasî yönetimler, eğitimciler,
ebeveynler ve vatandaş olarak hepimiz çocuklarımızı ihmal ettik. Günümüzün
modern insanı tarafından genç nesiller, sadece bilgi yüklenmesi gereken bir
“makine” olarak algılanmıştır. Gençlere gerekli-gereksiz bol bol bilgi
yüklenmiştir. Yüklenen bilgiyi nerede, nasılkullanacağı ve bunu yaparken ortaya
koyduğu eylemlerinden sorumlu olacağı yeterince öğretilememiştir. Daha doğrusu bu çağın insanı, “insan” yetiştirmeyi ihmal
etmiştir. Hatta insanı unutmuştur (Bolay, 2007, s.56 vd).”2
Doç.
Dr. Hamdi Kızıler
*
İnsansız evrenin ne anlamı olabilir ki? Halife potansiyeliyle
yaratılan ve eşref-i mahlûk olan insana bakış açısı, vahşi kapitalizmin hüküm
sürdüğü günümüzde değişmiştir. Okuyucularımızın da genellikle katılacakları
insana bakış açılarıyla ilgili bir alıntı sunuyoruz:
İnsan’a Kim, Nasıl Bakıyor?
İnsanların
toplumdaki konumlarına göre insan tanımı da değişiyor:
Siyasetçiler
için bir insan; bir oydur.
Ticaret yapanlar
için insan; bir alıcı demektir.
Dinler açısından
insan; o yaratılmış kuldur.
Totaliter rejimler
için insan; sürüden biridir.
Doktorların çoğu
için insan; bir hastadır.
Yargıçlar ve savcılar
içinse insan; sanık, mağdur veya tanıktır.
Askerler için
insan; bir erdir. Ölmeye ve
öldürmeye elverişli bir makinedir.
Televizyoncular için
insan; rating birimidir.
Gazeteciler için insan;
bir haber kaynağıdır.
Futbol takımları
için insan; bir taraftardır.
Fahişeler
için her insan; bir müşteridir.
Modacılar
için insan; giydirilecek bir bedendir.
Mutasavvıflar
için insan; bir ruhtur.
Cemaatler
için insan; kullanılması gereken araçtır.
Mafya
için insan; vurulacak bir gövdedir.
Oysa
insan; bunların hem hepsidir hem de
başlı başına hiçbiri değildir. İnsan bunların tümünden daha anlamlı, daha
karmaşık, daha öte bir şeydir.
İnsanı
bir tek özelliğine indirgemeden onu bütünüyle anlamaya çalışmak, tarih boyunca
sanatın bir numaralı işlevi oldu. Ama o da toplumdan yavaş yavaş kovuluyor.
Dolayısıyla düşünen insanlar ne olduklarına kendileri karar vermek zorunda.
Toplumsal çarkın, yapının bir vidası
mı yoksa ruhuyla, bedeniyle bir insan mı?3
Nurullah Aydın
“Bütün
yollar Roma’ya (İstanbul’a)4 çıkar.” yaygın sözü yerine “Bütün yollar Eğitim’den geçer.” diyemez
miyiz? Güzel ahlakın kaybolmasının en büyük nedeni insanımızı eğitememektir.
Evet, sözde ahlaki eğitim veriliyor. Hem de fazlasıyla ahlak üzerinde
duruyorlar. Ancak kapitalistlere itaat
ahlakı, sürü yapma ahlakı geliştiriyorlar. Birçokları bilerek veya
bilmeyerek, maalesef bu projelere yardımcı oluyor.
_______________
1. Zenginal,
Şahin; Torbadan kıdem çıktı! 26 Ekim 2020,
http://www.istanbulgazetesi.com.tr/torbadan-kidem-cikti-makale,77113.html
2. Kızıler,
Doç. Dr. Hamdi; Ahlakî Değerlerin Şahsiyet Oluşumuna Etkisi,
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/441915
3. Aydın,
Nurullah; 28 Mart 2011
https://ziraatcitr.wordpress.com/category/yazarlardan-secmeler/page/2/
4. Bütün
yollar Roma'ya çıkar sözü İstanbul için söylenmiş,
https://www.haberturk.com/butun-yollar-roma-ya-cikar-sozu-istanbul-icin-soylenmis-2526047
____________________________
Sabahattin Gencal (DerleyipDüzenleyen), GÜZEL AHLAK AranıyoR, Cinius Yayınları, İstanbul, 2021,
