30 Ocak 2026 Cuma

İçimdeki Ses...

 


“Yalnızlık” edebiyatın kaynaklarından biridir dersek pek de yanlış söylemiş olmayız. Edebiyat ağacına çıkamadım ama en azından bir salıncak kurdum, diyebilirim. Bu salıncakta sallayanım yok…

Eşim rahmetli olduktan sonra yalnızlıktan yakınıp durdum. Hata ettim. Benim için titreyen bir dediğimi iki etmeyen bir ailem varken değil yakınmak yalnızlığı anmak bile gerekmez. Bunu biliyorum elbet ama yine de dolaylı da olsa yalnızlığa takılıyor kafam.

Okuduğum birçok makale içinden tutup da “İçeriden Gelen Sese” takılmam neyin nesi? Aşağıdaki “medyadan” butonu kapısını tıklarsak Gemini’nin özetini ve de ek olarak yazdıklarını okuruz.

Ben de dışarı çıkamıyorum. Ama, Allah (cc) korusun “ev hapsi” almış olsaydım ne kadar da darlanırdım.

1995’te hac farizesi için yurt dışına çıkmıştım. Daha sonra çıkmadım daha doğrusu böyle imkânlara sahip değilim ama yurt dışı yasağı konmuş olsaydı? İnsanoğlu işte. Hâlâ anlaşılamamıştır.

Bir taşla iki kuş vurmuş olduk mu bilemem. Hem odamdaki ben hem içimdeki hapishane hem de hapishanede çevresindeki duygu ve düşünceler.

Günümüzdeki baskıcı yönetimi hatırlatan ifadeleri sıralamak neyse de “Bir taşla iki kuş vurmak” deyimini niye kullandık ki? Deyimin ne olup olmadığını bilmeyenler taş atmaya kalkarlarsa?

Ben yalnız değilim. İçimdeki sesi çıkaran yalnızdır.

İçimdeki sesi de mi kısmalı?

Sabahattin Gencal, İstanbul, 30. 01. 2026

 *

 

GÜNCE

MEDYADAN

MÜZİK

RESİM

VECİZE

ŞİİR

KİTAPLARDAN

DİĞER

            Not: Etkinliklerin tümünü bir arada görmek isteyenler aşağıdaki arşiv butonundan istedikleri tarihi tıklayabilirler.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

*