“Yazar olma tutkusu” kursağında kalan bir emekli öğretmenim. Tutkum taa çocukluk çağlarımda başladı. İlk ve son romanımı ilkokul beşinci sınıf sıralarında yazdım.
Abone olduğumuz Doğan Kardeş Dergisi tetikledi beni. Teyzemlerde okuduğum
birkaç halk hikâyesi, komşularımda
okuduğum Ülkü Dergisi, Yeni Dergi ve çeşitli gazeteler besledi beni. Bu
malzemeyle gizli sevdamı sardım. Köyümüzdeki düğün öncesi ve düğünle ilgili
folklorik unsurları da gözleyerek sözde bir roman yazdım.
Yatılı olarak, ilköğretmen okuluna giderken büyük bir defter hacmindeki
bu romanımı anneme teslim ettim. Annem romanımı kaybettiğini söyledi bana. Kaçan
balık büyük olur örneği Kaybolan Roman da büyük olur mu desem?
Kaybolan Roman’ı yeniden yazmayı etik bulmam. Bu konuyu açmamın sebebi
tutkumun tohumunu belirtmek içindir. Bir de, daha yeni öğrendiğim Willa
Cather’in “Bir yazarın çalıştığı temel materyalin çoğu, on beş yaşından önce
kazanılmıştır.” sözüne vurgu yapmak içindir. W. Cather’in bu sözü benim için
söylenmiş gibi.
İlköğretmen okulu ilk yıllarında okul kütüphanesinde hikâye ve roman
yazma teknikleriyle ilgili kitaplar okumaya başladım. Üst sınıflarda olan bir
ağabeyimiz, yanlış yaptığımı söyledi. Bu tür çalışmalarla bir yere
varılamayacağını ve bol bol hikâye ve roman okumam gerektiğini söyledi. O
günlerden başlayarak okudum da okudum.
Bugün, ne okuduğumu ne okumadığımı bilemiyorum. Kütüphanemde kalan
kitapları sanki yeni almışım gibi. Öylesine unutkan oldum.
(...)
_____________________
SabahattinGencal, Yazarlık Atölyesindeki Çalışmalarım, Cinius Yayınları, İstanbul-2024
*
DİĞER | |||||||
Not: Etkinliklerin tümünü bir arada görmek isteyenler aşağıdaki arşiv butonundan istedikleri tarihi tıklayabilirler. | |||||||
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
*
