Sözde
her gün yazıyorum. Evet sözde terapi olsun diye… Kırk küsur yazı yazdım.
Hiçbiri kalıcı değil. Hiçbiri ele avuca gelmez. Biliyorum hiçbiri tatmin edici
değil. Maalesef ben de uydum topluma ve de toplumun tercih ettiği hükümet
biçimine…
Hükümet
biçimi diyorum. Hükümet sistemi derdik eskiden. Çünkü sistem demek sistemin
bütün parçalarının birbirleriyle ilişki içinde olması demektir. Tıpkı bir
vücudun tüm organlarının, bırakın organları bütün hücrelerinin birbirleriyle
ilişki içinde olması gibi. M.
Âkif’in dediği gibi “Kenar-ı Dicle’de Bir Kurt Aşırsa Koyunu, Gelir de Adl-i
İlahi Sorar Ömer’den Onu” Rahmetli Âkif,
yaşasaydı bugün ne derdi acaba?
1979’da
TODAİE’de Çağdaş sistem yaklaşımını görmüş, öğrenmiş ve uygulamış biri olarak
bugün üzülüyorum. Çağdaşlığın Ç’si ve sistem’in s’si kalmaması üzmez mi insanı.
Ama kayırılanlar sistemi içinde olanlar
hiçbir şeyin farkında değil. Çoğunluğa bir şey diyemiyorum ama yüksek yüksek
diploma sahipleri, kocaman mevki sahipleri için “çağdaş sistemi bilemiyorlar”
diyemeyiz her halde. Bu da üzücü tabi.
İçinde
bulunduğum çelişki çok açık olarak görülüyor: Üzüntülerimi hafifletmek için
derleme yapıyorum, yazıyorum da…Hem de öyle böyle değil. Hergün 7 ayrı bölümde.
Bu son zamanlarda 8 oldu. Bu bölümde de Günce diye…
Sistemli
yazamıyorum diye yazıyı bırakacak değilim. Çala kalem yazmaya da niyetim yok.
Ne yapıp yapıp sistemli yazmaya başlamalıyım. Ama sitemli yazılan günce
örnekleri bulamadım. Bulsam iyi olacak. Daha kolayca… Aklıma nereden gelmişse
gelmiş: “Ya bir yol bulacağız ya da bir yol açacağız.” diyen komutan aklıma
gelmiş.
“Yazar
bir komutan gibi olmalıdır.” desem fazla abartmış mı olurum. Ama çağdaş sistem
yaklaşımını bilen bir komutan gibi…
Yazımın
böyle biteceği hiç aklıma gelmezdi. Hani bazıları der ya “Yazana değil…”
Allah
(cc) yardımcımız olsun.
Sabahattin Gencal, İstanbul, 25. 02. 2026
|
"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci |
||||||
|
Sabahattin Gencal’ın Bugünkü
Etkinliklerinden Bazıları |
||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
||||||
