“Üç Kuruş Parayla
5 Kuruşluk
Saltanat Olmaz”
19
Mart 2019 Salı, saat: 2059. Klavyenin başındayım. Ne yazayım diye düşünüyorum.
Aslında günlük yazılırken düşün-mez insan, daha doğrusu düşünmemeli. O günkü
olaylar, durum-lar hakkındaki izlenimleri, duygu ve düşünceleri içten geldiği
gibi rahatça yazmalı. Bunu biliyorum; ama benim düşündüğüm başka bir şey?
Bir
emeklinin günlüğünün nasıl olması gerektiğini düşünüyorum. Diğer çalışanların
günlüklerinden bir farkı olma-malı dersek yanılır mıyız? Belki de yanılırız.
Çünkü bir çalışanın örneğin bir yazarın günlüğü daha çok yazma ağırlıklıdır.
Bir askerin, bir siyasetçinin, bir fabrikatörün vb. günlükleri daha çok kendi
branşlarına göre ağırlık taşır. Buraya kadar normal. Ama günlüklerin
yayınlandığını düşünelim. Okuyucu bir asker günlüğü okumak isteyebilir, başka
bir okuyucu hemşire günlüğü vb. Ama emekli günlüğünde belli bir ağırlık yok.
Ağırlık olursa şöyle olur: Emekli olmadan önceki çalış-malarına
özel ağırlık verebilir. Kısaca emekli
günlüğü her şeyi kapsayabilir; ama hiçbir şeyde öne çıkmayabilir. Haa,
şöyle olurdu: İçe dönük bir günlük yazılsa, tabii oto sansür olmadan yazılsa
bir emeklinin iç dünyası ortaya çıkardı ki o zaman okuyucunun da ilgisini
çekerdi.
Biz, her ne kadar kendimizle ve içimizde bulunan sizle
konuşsak da önceden de belirttiğimiz üzere bazı düşünce ve duygularımızı kara
kutuya atacağımız için fazla ilginç, fazla yararlı olmaz yazdıklarımız.
Yukarıda ne demiştik? Emekli emekli olmadan önceki
mesleğine ağırlık verebilir. Bakın ben de bu izahatlarla yine bir nevi
öğretmenliğe başlamış oldum. Ne diyeyim, istemeden böyle oluyor.
Bir başka bir şey daha düşündürdü beni. Günlükler
edebiyatın bir dalı olduğu her yerde vurgulanıyor. Yani edebi çerçeveyi de
dikkate almak zorundayız. İş böyle olunca günlükler biraz yapaylaşır gibime
geliyor. Kişiler benim gibi hemen yayınlamasalar bile, ileride yayınlanabilir
veya başkaları tarafından da okunabilir kaygısı taşırsa…
Şimdi gelelim günümüzü nasıl geçirdiğimize.
Sabah namazından sonra, çoğu zaman olduğu gibi
bilgisayara girdim. Okudum okudum derken önceden adını hiç duymadığım Ebu Hayyan et-Tevhidi’nin adına
rastladım. Merak ettim internette araştırdım.
(…)
Çekmeköy-İstanbul, 19. 03. 2019
_________________________
Sabahattin Gencal, AnahtarDeliği GÜNLÜK, Cinius Yayınları, İstanbul, 2020
"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci | ||||||
Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları | ||||||
|
|
|
|
|
|
|
| ||||||
