Bugün, uzun zamandan sonra bir tesadüf yaşandı.
Hatta birden çok… Anlatmadan önce dün geceye gideyim:
Son zamanların gündemi Siyonizm’in başta
Müslümanlar olmak üzere mazlumları hunharca ezmesi ve Epstein skandalıdır. Bu
konularda yazılanları ve söylenenleri basından okudum. Televizyondan izledim. Gördüm
ki asıl neden üzerinde fazla durulmamıştır. Asıl neden zalimlerin henüz
insan olamamalarıdır.
Geçen sene İsrail Canavarının Gazze’yi ateşe
verdiğini gördüğümde Sagen Grubu üyesi arkadaşlarla beraber İnsan Olma veİnsan Olarak Kalma Hakkı adlı bir kitap çıkardık. Bu kez ABD İran’a vurmaya
hazırlanırken İnsan Olmak konusunda yazmak istedim yine. Ancak bu konunun
altından tek başına çıkamayacağım da tecrübeyle sabittir. Örneğin elli yıldır
yazdığım kitapların çoğunun ana mesajı insan ve insanlık üzerinedir. Ancak
gerektiği gibi vurgulayamamışım. Nasıl yapayım ki…? Diye düşünürken bir
klasörümde tesadüfen Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın’ın bir sosyal medya
iletisiyle karşılaştım. Fotoğraf halindeydi, üşenmedim yazıverdim:
“İNSAN OLMAK!” isimli bir kitap
yazmak istedim. Üşendim uzun uzadiye yazmaya. Sonunda kitabımı özetledim
buraya…
İNSAN;
Tahammülü, Tahassüsü, Tahayyülü,
Tahayyürü, Tasavvuru, Teakkulü, Teallümü, Teammülü, Tearrufu, Tebahhuru,
Teceddüdü, Tecemmülü, Tecennübü, Tecessüsü, Tedebbürü, Tederrüsü, Tedeyyünü,
Teemmülü, Tefaddülü, Tefakkuhu, Tefekkürü, Tefennünü, Tefeyyüzü, Tehayyürü,
Tekemmülü, Temeddünü, Temeyyüzü, Teşekkürü ve Tezekkürü Kadar İNSANDIR!
İsmail Hakkı Aydın, 04 Mayıs 20
Kendi kendime yukarıdaki kavramları bilebilirsek işimiz kolaylaşır, dedim. ChatGPT’yi kullanarak başka deyişle yapay zekâyla beraber İNSAN OLMAK! Başlıklı bir makale yazdık. Makalenin altına bu yazının oluşum sürecini de yazdım. Yazıyı da paylaştım.
Daha sonraki saatlerde Fikir
Masası Whatsapp gubundan tarihçi arkadaşımız Ahmet Meral Bey’in Emperyalizm
Evrensel Tırmanışta başlıklı bir yazısı geldi. Buna tesadüf demesek ne
diyeceğiz? Kısa bir zaman önce yine Whatsapp’a Hüseyin Yıldız Bey’in bir
videosu gelmişti. Videoda rahmetli Prof. Dr. Teoman Duralı İngiliz - Yahudi
Medeniyeti diye adlandırdığı günümüz medeniyetini açıklıyor.
Sabahleyin bu iki arkadaşımızın
yazılarını “medyadan” bölümüne aldım.
“Kitaplardan” bölümünde Ahmet
Gencal Bey, kitabımıza yazdığı önsözde şöyle yazıyor: “… Yazar, Atatürk’ün düşüncelerinin derinlemesine anlaşılması ve
uygulanması gerektiğini hatırlatıyor. Geçmişle barışık ama geleceğe umutla bakan
bir toplum olabilmek için tarihimize sahip çıkmamız gerektiği mesajını veriyor.”
Vecize bölümünde Prof. Mehmet Okuyan dolaylı biçimde Müslümanların
neden bu duruma düştüklerini hatırlatmış oluyor.
Bu tesadüflerden en çok da müzik bölümündeki Nazan Öncel’in “Aynı
Nakarat” şarkısına şaşırdım. Durumumuzu özetledi sanki. Özellikle arayıp
bulmadım. Sanki kendi ayaklarıyla müzik bölümüne gelmiş oldu…
Toplumumuz ve İslam âlemi daha doğrusu insanlık hep aynı nakaratı
tekrarlamamış olsaydı böyle mi olurdu? Sittin senedir başta tarihçiler olmak
üzere bütün Aydınlar Muavi’yeden beri yani Emevîlerden beri saltanat sahipleri
Kur’an’ın bazı hükümlerini örtmüşler ve toplumu sürüleştirmişlerdir. Dünkü
yazımızda da buna da değinmiştik. (https://gencalsabahatti.blogspot.com/2026/02/suru-psikolojisi.html)
Tabii yangın bacayı sarmışken sebepler üzerinde durmaktan çok ne
yapmak gerektiği üzerinde kafa yormak gerekir. Ben arkadaşların görüşlerine
katılıyorum: ABD ve İsrail ile olan bütün ilişkilerimizi gözden geçirmeli ve şahsiyetli
bir dış politika izlenmedir.
Bütün bu yazdıklarımıza tesadüf mü demeli tevafuk mu?
“Tevafuk, görünüşte
rastgele ama aslında anlamlı, yerli yerinde bir denk geliş demektir. Genellikle ilahî düzen, kader,
hikmet çağrışımı vardır.”
Allah’a (cc) ne kadar şükretsem
azdır. Hayatım baştan sonra tevafuklarla doludur. Şükürden aciz kalıyorum.
Allah, bütün dileklerimi kabul etmiştir. Oğlum Fuat, “Hep küçük dilekler
diledin. Keşke büyük dileklerin olsa…” demiştir. Allah’ın hazinesi boldur.
Verirdi elbet ama mahcubiyetimden mi, bilgisizliğimden mi, çekingenliğimden mi
bilemiyorum. Öyle büyük isteklerde bulunmamıştım. Şimdilerde ise sadece sağlık
ve huzur istiyorum.
Sağlıklı ve huzurlu olmak
dileğiyle…
Sabahattin Gencal, İstanbul,
09. 02. 2026
|
"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci |
||||||
|
Sabahattin Gencal’ın Bugünkü
Etkinliklerinden Bazıları |
||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
||||||
