9 Şubat 2026 Pazartesi

"Aynı Nakarat" Tekrarlanırsa İstenilen Sonuç Elde Edilemez

 


Bugün, uzun zamandan sonra bir tesadüf yaşandı. Hatta birden çok… Anlatmadan önce dün geceye gideyim:

Son zamanların gündemi Siyonizm’in başta Müslümanlar olmak üzere mazlumları hunharca ezmesi ve Epstein skandalıdır. Bu konularda yazılanları ve söylenenleri basından okudum. Televizyondan izledim. Gördüm ki asıl neden üzerinde fazla durulmamıştır. Asıl neden zalimlerin henüz insan olamamalarıdır.

Geçen sene İsrail Canavarının Gazze’yi ateşe verdiğini gördüğümde Sagen Grubu üyesi arkadaşlarla beraber İnsan Olma veİnsan Olarak Kalma Hakkı adlı bir kitap çıkardık. Bu kez ABD İran’a vurmaya hazırlanırken İnsan Olmak konusunda yazmak istedim yine. Ancak bu konunun altından tek başına çıkamayacağım da tecrübeyle sabittir. Örneğin elli yıldır yazdığım kitapların çoğunun ana mesajı insan ve insanlık üzerinedir. Ancak gerektiği gibi vurgulayamamışım. Nasıl yapayım ki…? Diye düşünürken bir klasörümde tesadüfen Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın’ın bir sosyal medya iletisiyle karşılaştım. Fotoğraf halindeydi, üşenmedim yazıverdim:

“İNSAN OLMAK!” isimli bir kitap yazmak istedim. Üşendim uzun uzadiye yazmaya. Sonunda kitabımı özetledim buraya…

İNSAN;

Tahammülü, Tahassüsü, Tahayyülü, Tahayyürü, Tasavvuru, Teakkulü, Teallümü, Teammülü, Tearrufu, Tebahhuru, Teceddüdü, Tecemmülü, Tecennübü, Tecessüsü, Tedebbürü, Tederrüsü, Tedeyyünü, Teemmülü, Tefaddülü, Tefakkuhu, Tefekkürü, Tefennünü, Tefeyyüzü, Tehayyürü, Tekemmülü, Temeddünü, Temeyyüzü, Teşekkürü ve Tezekkürü Kadar İNSANDIR!

İsmail Hakkı Aydın, 04 Mayıs 20

Kendi kendime yukarıdaki kavramları bilebilirsek işimiz kolaylaşır, dedim. ChatGPT’yi kullanarak başka deyişle yapay zekâyla beraber İNSAN OLMAK!  Başlıklı bir makale yazdık. Makalenin altına bu yazının oluşum sürecini de yazdım. Yazıyı da paylaştım.

Daha sonraki saatlerde Fikir Masası Whatsapp gubundan tarihçi arkadaşımız Ahmet Meral Bey’in Emperyalizm Evrensel Tırmanışta başlıklı bir yazısı geldi. Buna tesadüf demesek ne diyeceğiz? Kısa bir zaman önce yine Whatsapp’a Hüseyin Yıldız Bey’in bir videosu gelmişti. Videoda rahmetli Prof. Dr. Teoman Duralı İngiliz - Yahudi Medeniyeti diye adlandırdığı günümüz medeniyetini açıklıyor.

Sabahleyin bu iki arkadaşımızın yazılarını “medyadan” bölümüne aldım.

“Kitaplardan” bölümünde Ahmet Gencal Bey, kitabımıza yazdığı önsözde şöyle yazıyor: “… Yazar, Atatürk’ün düşüncelerinin derinlemesine anlaşılması ve uygulanması gerektiğini hatırlatıyor. Geçmişle barışık ama geleceğe umutla bakan bir toplum olabilmek için tarihimize sahip çıkmamız gerektiği mesajını veriyor.”

Vecize bölümünde Prof. Mehmet Okuyan dolaylı biçimde Müslümanların neden bu duruma düştüklerini hatırlatmış oluyor.

Bu tesadüflerden en çok da müzik bölümündeki Nazan Öncel’in “Aynı Nakarat” şarkısına şaşırdım. Durumumuzu özetledi sanki. Özellikle arayıp bulmadım. Sanki kendi ayaklarıyla müzik bölümüne gelmiş oldu…

Toplumumuz ve İslam âlemi daha doğrusu insanlık hep aynı nakaratı tekrarlamamış olsaydı böyle mi olurdu? Sittin senedir başta tarihçiler olmak üzere bütün Aydınlar Muavi’yeden beri yani Emevîlerden beri saltanat sahipleri Kur’an’ın bazı hükümlerini örtmüşler ve toplumu sürüleştirmişlerdir. Dünkü yazımızda da buna da değinmiştik. (https://gencalsabahatti.blogspot.com/2026/02/suru-psikolojisi.html)

Tabii yangın bacayı sarmışken sebepler üzerinde durmaktan çok ne yapmak gerektiği üzerinde kafa yormak gerekir. Ben arkadaşların görüşlerine katılıyorum: ABD ve İsrail ile olan bütün ilişkilerimizi gözden geçirmeli ve şahsiyetli bir dış politika izlenmedir.

Bütün bu yazdıklarımıza tesadüf mü demeli tevafuk mu?

“Tevafuk, görünüşte rastgele ama aslında anlamlı, yerli yerinde bir denk geliş demektir. Genellikle ilahî düzen, kader, hikmet çağrışımı vardır.”

Allah’a (cc) ne kadar şükretsem azdır. Hayatım baştan sonra tevafuklarla doludur. Şükürden aciz kalıyorum. Allah, bütün dileklerimi kabul etmiştir. Oğlum Fuat, “Hep küçük dilekler diledin. Keşke büyük dileklerin olsa…” demiştir. Allah’ın hazinesi boldur. Verirdi elbet ama mahcubiyetimden mi, bilgisizliğimden mi, çekingenliğimden mi bilemiyorum. Öyle büyük isteklerde bulunmamıştım. Şimdilerde ise sadece sağlık ve huzur istiyorum.

Sağlıklı ve huzurlu olmak dileğiyle…

Sabahattin Gencal, İstanbul, 09. 02. 2026

"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN