22 Şubat 2026 5 Ramazan 1447
Kitabımız Kur’an-ı Kerim
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Kitabını oku! Bugün (hesap sorucu olarak sana) nefsin
kâfidir.” (İsrâ, 14)
*
Rasûlullah (sav) efendimiz buyurdular:
“Size iki şey bıraktım. Onlara sımsıkı sarıldığınız
sürece sapıklığa düşmezsiniz. Allah’ın Kitabı Kuran ve Resûlünün sünneti”
(Muvatta, Kader 3; Riyâzü’s Sâlihîn, Cilt 1, Erkam Yay.)
*
Nurettin Topçu şöyle der:
“Kalp ile okunmayan Kurʼânʼdan kim ne anladı?
Kurʼânʼda sonsuzluğu dolduran kalbi bulamayan, Büyük Kitâbʼı hiç anlamamıştır.
Cenneti fânî isteklerden sıyrılmış saf kalpte aramayıp da bâzı beden
hareketlerinin karşılığı olarak satın almaya hazırlananlar, gâfil tüccarlara
benzerler. Onlar kalpteki cennet neşvesini hiçbir zaman tatmayacaklardır.
Taassup sahipleri gibi, bütün ömrünü kalbinden habersiz geçiren hüner ve zekâ
adamları yok mu? İşte onlar, kanları donmuş, kaskatı kesilmiş ölü ruhlardır.
Kalbin keşifleri, aklın buluşları gibi sınırlı
değildir. Onun nâ-mütenâhî dereceleri vardır. Kalp adamını bodur akıl
sahipleriyle yan yana koyan gibi bir ahmak olur mu? Her şeyden şüphe edilir,
kalpten şüphe edilmez. Her şeyi kırmak câiz olur, kalp kırmak cinayettir.
Fetihlerin en güzeli kalplerin fethidir…
Son nefesine kadar kalbini (vahiyden mahrum bir) aklın
şerlerinden koruyabilen insan, insanların en bahtiyarıdır. İnsanın asıl hüneri,
kalbini kullanabilmektir, kalbin emirlerine uymasını bilmektir. Dünya, kalbin
emirlerine âsî şeytanlarla doludur. Bu şeytanların işâreti, sana akıllılık gibi
geliyor…” (Var Olmak, sf. 126)
*
Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel
İsimleri)
el-Evvel: Varlığının
başlangıcı olmayan.
*
Kısa Günün Kârı
Kur’ân-ı Kerîm, kalbin seviyesi nisbetinde derinliğine
dalınabilen uçsuz bucaksız bir okyanus gibidir. Nasıl ki yüzme bilmeyen biri,
ancak sığ sularda kulaç atabilirken, mâhir bir dalgıç, denizin en derin
yerlerine dalar; kıyıdakilerin göremediği, acâyip, garâip ve değişik
manzaralarla bambaşka âlemler seyrederse, takvâ yolunda kalben merhaleler kat
eden kimseler de Kur’ân’da pek çok hikmet tecellîleriyle karşılaşır, ondan
gerçek mânâda feyz alırlar. Nasıl ki derin bir kuyuya bakan insanın başı
dönerse, Kurʼânʼın hakikatinde derinleşen bir kalbin duyuşları da sonsuza
açılır, kulu hayret vâdilerinin yolcusu kılar, mârifetullahʼtan hisseler almaya
sevk eder.
*
"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci | ||||||
Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları | ||||||
|
|
|
|
|
|
|
| ||||||
Lügatçe
neşve: Sevinç, keyif.
nâ-mütenâhî:
Sonsuz, ucu bucağı olmayan.
mâhir: Becerikli,
marifetli, işbilir.
garâip: Görülmemiş,
şaşılacak şeyler. İşitilmemiş olaylar.
mârifetullah:
Tasavvufta ulaşılmak istenen makamlardan birinin adı Allah’ı bilmek.
"İki Gün Bir Değil" mail servisi bir ALTINOLUK
hizmetidir.
