“Huzurlu Bir Final Sanatı
Hayatın geri kalanını bir "bitiş"
değil, bir "ustalık eseri" olarak kurguluyorum.
Vizyon: Yaşamı noktalamak, karanlık bir son
değil; altına gururla imza atılmış bir huzur hikayesi olmalı. Günlerimi
"iyi ki"lerle doldurarak, her anı daha dingin ve kendiyle barışık
yaşamak tek hedefim.”
Uz. Dr. Psikiyatrist Mustafa Güveli’nin, Günebakış
(Trabzon) gazetesinin 17 Mart 2026 tarihli “57. Yaşımın İlk Günü: Yeni Bir
Senfoni, Yeni Bir Rota,” başlıklı Makale Yazısı çok etkiledi beni. Yazının
her cümlesi güzel. Başa aldığım cümleler ise, niçin daha önceleri ben böylesi
bir rota çizmedim, dediğim ve altına ben de imza atacağım ifadeler. İyi ki
yerel gazeteleri de okuyorum. İyi ki Güveli’nin yazısını okudum.
Ben hamd olsun bütün tanıdıklarla barışık yaşayan
biriyim. İnşallah bundan böyle kendimle de barışık yaşamaya çalışacağım.
Bilindiği üzere içimde öğretmen var, Hacı Mehmet Efendi’nin torunu var, uslu çocuk var, hata yapmaz Sabahattin var, Sabahattin Bey var, avukat var, kamu yönetim uzmanı var, yazar olmaya çalışan edebiyatçı var, var oğlu var… Bütün bunlara içten bir teşekkür edeceğim. “Artık varlığınızla yokluğunuzun bir anlamı kalmadı bu dünyada. Onun için sizler çayınızı kahvenizi içerek artık bana yol verin.” diyeceğim.
Böyle demek pek kolay olmuyor. Bakın içimdekilere
“Kütüphaneniz de sizde kalsın…” demeye hazırlanırken gözüm yaşardı. Bu demektir
ki ayrılmak çok zor. Çoğu kez kullandığım bir Çin atasözü var: “Zorun meyvesi
tatlı olur.”
Artık içimdekiler kanepe sefası yaparken bütün
ağırlıklardan sıyrılarak, yaş ve zaman kavramını hatta yer ve mekân kavramını
da unutarak ve de en önemlisi genç fikirli olarak klavyenin başında olacağım
inşallah.
Ne mutlu genç fikirli olana.
Sabahattin Gencal, İstanbul, 23. 03. 2026
|
"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci |
||||||
|
Sabahattin Gencal’ın Bugünkü
Etkinliklerinden Bazıları |
||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
||||||