25 Mart 2026 Çarşamba

"Ne Günlere Kaldık, ya Rabbül Âlemin"

 


İçimden, “Şunu yazayım. Yok bunu yazayım. Şöyle yazayım böyle yazayım.” diye diye oturdum bilgisayarın başına. Benim planlamam artık bu kadar. Bir zamanlar planlı çalışmasından ötürü “planlama şube müdürü” yapılan kişi böyle mi olmalıydı?

Böylesi durumlarda savunmam hazır: Plan demirden kafes olmamalı. Arada bir… Anlaşıldı. Tamam.

Çok çok önemli bir konuya böylesine bir başlangıç yakışmıyor gibime geliyor. Yazmayı düşündüğüm konuyu mu değiştirsem?

Konuyu değiştirsen ne olur? Bir kere düğmeyi baştan yanlış düğmelemişiz. Sahi be. Bundan yirmi beş sene önce bir cenazeye giderken, aceleden olacak gömleğimin düğmesini yanlış ilikledim. Herkes de görmesine rağmen bir şey söylemedi. Sıra arkadaşım söylememiş olsaydı bunu bilemeyecektim. İlk düğme yanlışsa diğer bütün düğmeler de… Tıpkı bizim hükümet biçimi gibi…

Yok yok. Hükümet biçimimizi anlatacak değilim. Onu dünya âlem biliyor.

Neyse anlatacağım asıl konu yarına kalsın. Ah bu erteleme huyumuz olmasa. Yarına sağ çıkacağın ne malum. Hiç olmazsa Allah (cc) izin ederse de. İnşallah, de…

Konusuz yazı olur mu? Ee oluyor işte. Oluyor ama nasıl oluyor?

Hah. Aklıma geldi ot gibi oluyor.

Konulu bir yazı ağaç gibi olur. Kökleri olur ki ağaç onlarla beslenir. Gövdesi olur. Ne bileyim dalları olur, dalcıkları, yaprakları. Çiçekleri ve de meyveleri. Okuyucunun sevdiği meyve olmalı. Bazı meyveler vardır hangi niyetle yersen…

Ot dediğin de işe yaramaz değil. Düşün ki samanı bile dışarıdan ithal eden duruma düştük.

Ot üzerinde çayır üzerinde fazla düşünmemeli. Yoksa keçileri kaçırırız.

“Keçi vurdum çayıra / Şıngır mıngır yayıla…

Senden bana fayda yok/ Mevla’m beni kayıra

Keçiden hareketle sürü çağrışımı yapılmaya! Topluma sürü muamelesi yapanlara ne demeli bilmem ki…

Bu yazıya konusuz yazı mı demeli çok konulu yazı mı demeli? Çok kavramak isteyen hiç kavrayamazmış. Hiç?

"Hiç, Farsça kökenli olup mutlak yokluğu, hiçbir varlığın olmadığını, değersizliği veya "asla/katiyen" anlamında olumsuzluk/soru cümlelerinde pekiştirme amaçlı kullanılan bir zarftır. Genellikle önemsiz şeyleri (bir hiç uğruna) ifade ederken, tasavvufta "benlikten sıyrılma" ve felsefede "yokluk" (nihilizm) kavramlarını karşılar.”

İnternette birkaç ünlünün makalesini okudum sabah sabah. Hepsi de çok güzel ve etkiliydi bence. Peki bunları dikkate alan oluyor mu?

"Ne günlere kaldık, ya Rabbül âlemin."

Sabahattin Gencal, İstanbul, 25. 03. 2026



"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

MEKTUBÂT-Î RABBÂNÎ





Nesrin Sipahi & 3 Hürel - Keçi Vurdum Çayıra (1972)

Keçi Vurdum Çayıra plağı, 1974 yılında 3 Hürel ve Selmi Andak ile beraber yapılmıştır. Aynı 45'liğin birinci yüzünde "Bir Mevsim Daha Geçti" diye bir şarkı daha vardır, bu eserin sözleri ünlü şair Ümit Yaşar Oğuzcan'a aittir. Keçi Vurdum Çayıra türküsü ise Ordu yöresine ait ve anonimdir.