1 Mart 2026 Pazar

Rabbani'nin Mektupları-008

 İmam-ı Rabbânî Hazretleri’nin mürşidi Muhammed Bâkîbillah’a yazdığı bu 8. Mektup, tasavvufi yolculuğun en ileri merhalelerinden biri olan "Sahv" (Ayıklık) ve "Bekâ" makamlarını, Ehl-i Sünnet itikadı çerçevesinde sistemli bir şekilde açıklamaktadır.

Metni temel başlıklar altında şu şekilde özetleyebiliriz:


1. Manevi Tekâmül: Sekirden Sahva Geçiş

İmam-ı Rabbânî, manevi bir "sarhoşluk" (sekir) halinden "ayıklık" (sahv) haline geçtiğini belirtir.

  • Vahdet-i Vücud'un Aşılması: İlk başlarda "Tekliğin çoklukta görülmesi" (Vahdet-i Şühud) halini yaşamış, ancak daha sonra bu makamın da üzerine terakki etmiştir.

  • Özgün Marifetler: Ulaştığı bu yeni makamda zuhur eden ilimlerin, pek çok sufinin kullandığı terimlere veya Vahdet-i Vücud anlayışına uymadığını; ancak özü itibarıyla Şeriat'ın zahirine ve Ehl-i Sünnet inancına tam uygun olduğunu vurgular.

2. Kul ve Yaratıcı Arasındaki Mesafe

Mektubun en can alıcı noktası, Yaratan ile yaratılan arasındaki mutlak ayrımı (tenzihi) vurgulamasıdır.

  • Uzaklık ve Vahşet: Bazı sufilerin "vuslat" (kavuşma/bitişme) dediği durumun aslında mümkün olmadığını, kulun toprak, Allah’ın ise "Rablar Rabbi" olduğunu hatırlatır.

  • Mutlak Acziyet: Kulun kendini ve tüm alemi "güçsüz bir mahluk", Allah’ı ise "Aziz ve Celil bir Halik" olarak görmesi gerektiğini belirtir. Aynadaki görüntünün, aynanın kendisi olamayacağını ifade eder.

3. İtikadi ve Kelami Meseleler

İmam-ı Rabbânî, keşif ve ilhamlarını Kelam alimlerinin (Ehl-i Sünnet) düsturlarıyla mizan eder:

  • Kudret ve Fiil: Ehl-i Sünnet uleması gibi, kulun gücünün fiille beraber olduğuna ve insan fiillerinde asıl müessir (etkili) olanın Allah'ın kudreti olduğuna inanır.

  • Allah'ın Sıfatları: Allah'ın yedi sıfatının mevcudiyetini, O'nun irade sahibi (Muhtar) olduğunu ve mülkünde dilediği gibi tasarruf ettiğini savunur.

  • Felsefecilere Reddiye: Allah'ın yaratma eyleminde "mecbur" olduğu yönündeki felsefi görüşleri reddeder.

4. Alimlere Karşı Muhabbet ve İlim Talipliği

Müellif, bu makamda zahir alimlerine ve fıkıh/usul kitaplarına karşı büyük bir sevgi duyduğunu belirtir.

  • Alimlerin Üstünlüğü: Bazı sufilerin riyazetlerine rağmen sağlam bir itikada sahip olamayabildiğini, buna karşılık zahir alimlerinin "nurlu ve sahih itikadlarının" kendi kusurlarını örttüğünü ifade eder.

  • Eserlere İlgi: Tavzih, Telvih ve Hidaye gibi temel fıkıh ve usul eserlerini müzakere etme arzusunu dile getirir.


Sonuç ve Özet Cümlesi

"Hangi ayna ötelerden suret verir?" mısraıyla özetlenen bu mektup; tasavvufun nihai amacının Allah ile birleşmek değil, kulun kendi hiçliğini ve Allah'ın mutlak yüceliğini (Ehl-i Sünnet çizgisinde) idrak etmesi olduğunu ilan eder.

*******************************************************************************


"Basitlik en üst düzey gelişmişliktir." - Leonardo da Vinci

Sabahattin Gencal’ın Bugünkü Etkinliklerinden Bazıları

 

GÜNCE

 

MEDYADAN

 

MÜZİK

 

RESİM

 

VECİZE

 

ŞİİR

 

KİTAPLARDAN

 

MEKTUBÂT-Î RABBÂNÎ



İslam Klasikleri - Bölüm 17 - [Mektubat-ı Rabbani]