İmam-ı Rabbani Ahmed el-Faruki es-Sirhindi (k.s.) tarafından Şeyh Sofi’ye yazılan 31. Mektup, tasavvufun en derin meselelerinden biri olan "Vahdet-i Vücud" (Varlık Birliği) ve bu makamın ötesindeki hakikatleri ele almaktadır.
Metnin sistematik özeti aşağıdadır:
1. Mektubun Yazılış Sebebi
Mektup, İmam-ı Rabbani’nin "Vahdet-i Vücud" (Tevhid-i Vücudî) hakikatini inkâr ettiğine dair yayılan yanlış anlamaları düzeltmek amacıyla kaleme alınmıştır. İmam-ı Rabbani, bu meseleyi reddetmediğini, ancak kendi manevi tecrübesinde bu makamın üstündeki daha yüksek mertebelere ulaştığını açıklar.
2. İmam-ı Rabbani’nin Manevi Serüveni
İlk Dönem: Müellif, küçüklüğünden beri ehl-i tevhid meşrebinde (Vahdet-i Vücud anlayışı) olduğunu ve babasının da bu yol üzere bulunduğunu belirtir.
Nakşibendi Yolu: Şeyhi Muhammed Bakibillah’a intisap ettikten sonra, kısa sürede Vahdet-i Vücud sırrına erdiğini ve uzun süre bu halin (sekir/manevi sarhoşluk hali) etkisinde kaldığını anlatır.
İlerleyiş: Allah’ın lütfuyla bu makamı aşmış, "Zıll" (gölge) ve "Asıl" arasındaki farkı idrak ederek "Vahdet-i Şuhud" (Görüş Birliği) ve ardından daha yüksek olan "Abdiyyet" (Kulluk) makamına ulaşmıştır.
3. Tevhid-i Vücud’un Mahiyeti ve Eleştirisi
Makamın Hakikati: Vahdet-i Vücud, süluk (manevi yolculuk) esnasında kalbe galip gelen Allah sevgisinin bir neticesidir. Kul, sevginin şiddetinden dolayı Allah’tan başka bir varlık görmez olur.
Sınırlılık: İmam-ı Rabbani’ye göre bu hal, yolun nihayeti (sonu) değil, bir durağıdır. Bu makamda kişi eşyayı "Allah’ın aynısı" veya "Hakkın tezahürü" gibi görür; ancak hakikatte yaratıcı ile yaratılan (Halık ile mahluk) arasında mutlak bir ayrılık vardır.
4. Allah’ın Yakınlığı (Kurb) ve Beraberliği (Maiyet)
Mektupta Şeyh Sofi’nin sorduğu "Hakkın yakınlığı ve beraberliği" meselesine şu cevaplar verilir:
Zati Yakınlık: Allahu Teala’nın kula yakınlığı ve onunla beraber olması, bizim anladığımız manada fiziksel veya mekanla sınırlı bir yakınlık değildir.
Keyfiyetsizlik: Bu yakınlık "bî-çûn ve bî-çigûne" (nasıl olduğu bilinmez/niteliksiz) bir yakınlıktır. Akıl ve hayal bunu kavrayamaz. Kişi manevi kemalata erdikçe, bu beraberliğin ilmi bir yakınlık değil, zati bir sır olduğunu idrak eder.
5. Sistematik Sonuçlar
Tenzih Prensibi: Allah, yarattığı hiçbir şeye benzemez; O, mahlukatın ötesindedir (Vera-ül-vera).
Şeriatın Üstünlüğü: Manevi keşifler ve haller, şeriatın ölçülerine uygun olmalıdır. Tevhid-i vücud hali, kişinin kendi sübjektif halidir; mutlak gerçek (nefsü'l-emr) ise Allah’ın her şeyden münezzeh ve ayrı olduğudur.
Kulluk Makamı: En yüce makam, kulun kendi acziyetini ve Allah’ın mutlak ilahlığını idrak ettiği "Abdiyyet" makamıdır.
Özetle; Bu mektup, Vahdet-i Vücud'u bir inkar değil, onu tasavvufi bir "hal" olarak kabul edip, nihai "hakikat" olan "Allah’ın mahlukattan tam tenzihi" (Vahdet-i Şuhud ve Abdiyyet) seviyesine yükseltme çabasıdır.
HİCRETİN ONUNCU ASRINDA, GERİ KALAN OTUZ DÖRT YILI DA HİCRİ ON BİRİNCİ ASIRDA, YANİ HİCRİ İKİNCİ BİNİN BAŞINDA GEÇMİŞTİR YAŞAMI İMAM-I RABBANİ’NİN
İMAM RABBANİ İÇİN KULLANILAN, MÜCEDDİDİ ELF-İ SANİ, İKİNCİ BİN YILIN MÜCEDDİDİ DEMEKTİR
HZ. ÖMER’E DAYANAN SOYU NEDENİYLE EL-FARUKİ DİYE DE ANILIR İMAM-I RABBANİ
RABBANİ, (RUHU’L-BEYAN’DA-İSMAİL HAKKI BURSEVİ’YE GÖRE) ‘İLİM VE AMELİ TAM, ALLAH’IN DİNİNE VE İTAATE ÇOK SIKI SARILAN KİMSE’ MANASINDADIR
İMAM-I RABBANİ GEREK ZAHİRİ, GEREKSE TASAVVUFİ İLİMLERDE ZÜLCENAHEYN, ÇİFT KANAT SAHİBİDİR
KUR’AN, SÜNNET, TEFSİR, HADİS, FIKIH, KELAM GİBİ ZAHİRİ İLİMLERİN YANI SIRA TASAVVUF DERYASINA DA DALMIŞ BİR ALLAH DOSTU
İMAM-I RABBANİ HAZRETLERİ NEREDE YETİŞMİŞTİR VE NASIL BİR HAYAT SÜRMÜŞTÜR?
İMAM- RABBANİ İLK İLMİNİ BABASINDAN ALMIŞTIR
KADİRİYYE VE ÇİŞTİYYE TASAVVUF YOLLARINDAN İCAZETLİ BİR ZAT OLAN BABASINDAN İLK İLMİNİ ALIR İMAM-I RABBANİ
SİYALKUT’A GİDEN İMAM-I RABBANİ, ON YEDİ YAŞINDA ZAHİRİ İLİMLERİ TAMAMLAMIŞ OLARAK BABASININ YANINA DÖNER
BABÜRLÜLERİN HAKİM OLDUĞU BİR DÖNEMDE, BAŞŞEHİR AGRA’YA İLMİNİ TAMAMLAMIŞ BİR ALİM OLARAK GİDİYOR
EKBER ŞAH DÖNEMİ VE İMAM-I RABBANİ
EKBER ŞAH’IN İSLAM ANLAYIŞINDAKİ SAPMALAR VE NEDENLERİ
YİRMİLİ YAŞLARINDA BİR ALİM OLARAK İMAM-I RABBANİ’NİN İSBATÜ’N-NÜBÜVVE ADINDAKİ ESERİ
İMAM GAZALİ’NİN EL-MÜNKIZU MİNE’D-DALAL ADLI ESERİNDE DE BENZER KONULARA YER VERİLDİĞİ GÖRÜLÜR(İSBÜTÜ’N-NÜBÜVVE)
REDD-İ REVAFIZ, TE’YİD-İ EHLİ’S-SÜNNE ADINDAKİ ESERİ, SAHABEDEN BAZILARINA YÖNELTİLEN ELEŞTİRİLERE CEVAPTIR
İMAM-I RABBANİ, İSLAM DİNİ ADINA TAHRİFAT YAPILMAK İSTENİLEN NOKTALARLA MÜCADELE ETMİŞTİR
EKBER ŞAH DÖNEMİNDE ‘DİN-İ İLAHİ’ ADIYLA OLUŞTURULMAYA ÇALIŞILAN SAPKINLIK
İMAM-I RABBANİ, İSLAM’IN ESASLARIYLA, PEYGAMBERLERLE, İBADETLERLE ALAY EDİLİP HAFİFE ALINAN BİR DİN ANLAYIŞI İLE MÜCADELE ETMİŞTİR
İMAM-I RABBANİ’NİN AGRA’DAN SİRHİND’E DÖNÜŞÜ VE BABASINA İNTİSAP ETMEK SURETİYLE TASAVVUFİ HAYATA BAŞLAMISI
İKİ TASAVVUF KOLUNDAN İCAZET ALAN İMAM-I RABBANİ, BABASININ VEFATINDAN SONRA HACCA GİTMEK NİYETİ İLE YOLA ÇIKIYOR, DELHİ’YE GELİYOR
İMAM-I RABBANİ’NİN, DELHİ’DE BAKİ BİLLAH İLE TANIŞMASI,
‘BUGÜN AĞIMIZA BİR ŞAHİN DÜŞTÜ’ BAKİ BİLLAH’IN İMAM-I RABBANİ İÇİN TALTİFİ
İMAM-I RABBANİ, SİRHİND’E DÖNDÜKTEN SONRA NAKŞBENDİYYE YOLUNUN İCAZETİ İLE İRŞAD VE TERBİYE’YE DEVAM EDİYOR
BİD’AT VE HURAFELERLE MÜCADELE EDEN BİR MÜRŞİD, İMAM-I RABBANİ
ALLAH’A KULLUK MAKAMI İLE İFTİHAR EDEN BİR MÜCEDDİD, İMAM-I RABBANİ
ARİFLERİN IŞIĞI, VELİLERİN ÖNDERİ İMAM RABBANİ MÜCEDDİD-İ ELF-İ SANİ AHMED FARUKİ SERHENDİ
BÜYÜK BİR ALİM, BÜYÜK BİR VELİ VE MÜCTEHİD İMAM RABBANİ
İMAM RABBANİ’NİN EN BÜYÜK ESERİ MEKTUBAT’TIR
536 MEKTUBUN TOPLANMASINDAN MEYDANA GELMİŞTİR MEKTUBAT
1563-1624, SERHEND’DE DOĞAN AHMED-İ FARUK-İ SERHENDİ, AYNI YERDE VEFAT EDER
İMAM RABBANİ HAZRETLERİNİN SERHEND’DE DERGAHI, BÖLGEDEKİ MİMARİ ESERLERİN GÖZBEBEĞİDİR